Felsefe.Gen.TR

Orta Boy Kuramlar

Yirminci yüzyılda Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkan, toplumsal yapıyı oluşturan unsurlardaki değişmeleri evrensel değişim ilkeleri açısından ele alan kuramlara orta boy kuramlar denilmektedir.

Orta boy kuramlar, iki kategoride ele alınabilirler. Bunlar yapısal-fonksiyonel (işlevsel) kuram ile çatışmacı kuramdır.

Yapısal işlevselci kuram, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki iç savaştan sonraki ekonomik buhrana ve bundan kaynaklanan sosyal sorunlara çözüm bulmak; ayrıca I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşı sonucunda ortaya çıkan düzensizliklere açıklık getirmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Çatışmacı kuram ise toplumu birbiriyle çatışan birimlerden kurulu bir yapı olarak kabul etmekte ve bu bağlamda ortaya çıkan çıkar çatışması sonunda ulaşılan dengeyi, toplumdaki ana belirleyici unsur olarak görmektedir.

Merton, orta boy kuramların önemini vurgulayarak bir tarafta Parsons’ın büyük boy soyut teorisi, öte tarafta modern Amerikan sosyolojisini karakterize eden küçük ölçekli ampirik çalışmalar arasında köprü kurmaya çalışmıştır. Parsons ve Merton arasındaki en önemli farklardan biri, Parsons geniş çaplı, büyük bir teori yaratmaya çalışırken Merton’ın daha sınırlı, orta boy teorilerden yana olmasıdır (Ritzer, 2008: 251).

Merton, bir tarafta Parsons’ın büyük boy soyut teorisi, öte tarafta modern Amerikan sosyolojisinde yaygın olarak görülen küçük ölçekli ampirik çalışmalar arasında köprü kurmaya çalışmış, bu doğrultuda orta boy kuramların geliştirilmesinin önemini vurgulamıştır.

Orta boy kuramlar, toplumsal davranışı, toplumsal örgütlenmeyi ve toplumsal değişmeyi tümden açıklamayı amaçlayan büyük boy teoriye karşın küçük ama gerekli hipotezlere odaklanan teoriler olarak tanımlanmaktadır.

Merton, birçok olguyu birden açıklamaya çalışan genel teorilerle kıyaslandığında orta boy kuramların ampirik sınamaların yapılabilmesine daha uygun olduğunu düşünmektedir.

Sosyoloji alanında birçok ampirik çalışma yapıldığını ama bu çalışmaların genel ve büyük ölçekli teorilerde bir araya getirilemediğini, bu nedenle de birbirinden kopuk çalışmalar olarak kaldıklarını gözlemleyen Merton’a göre bu ampirik çalışmaları kapsayacak, onları teorik bir zeminde birleştirecek orta boy kuramlara ihtiyaç vardır (Jary ve Jary, 1991:658).

Orta boy kuramlar, Parsons’ın büyük kuramı gibi birçok toplumsal olguyu birden açıklamaya çalışmayan, daha dar kapsamlı ve daha az soyut kuramlar olarak tanımlanabilir.

Başka bir deyişle Merton Parsons’ın kullandığı gibi geniş kapsamlı teorik şemaların sosyolojik araştırmalar açısından faydalı olmayacağını düşünmüştür.

Merton, sosyolojinin doğa bilimleri kadar eski olmadığına dikkat çeker, bu nedenle büyük teoriler yerine öncelikle belirli durumlara özgü test edilebilir önermeler üzerinde çalışılması gerektiğini düşünür.

Merton, işlevselciliğin karşı çıktığı üç varsayımının soyut, teorik sistemlere dayalı, ampirik kanıttan yoksun önermeler olduğunu ve sosyologların görevinin bunların her birini ampirik olarak test etmek olduğunu savunur, çünkü ona göre teori ve araştırmayı birleştirecek olan işlevsel analizdir ve işlevsel analizi geliştirebilmek için de teorik önermeler geliştirilmesi değil, ampirik sınamaların yapılması gerekmektedir (Ritzer, 2008: 254).

Merton’a göre doğa bilimlerinde olduğu gibi daha genel düzeydeki bir teoriye doğru ilerlemek, ancak bu gibi ampirik çalışmalar sonucunda elde edilecek bulgular bir araya getirildiğinde mümkün olacaktır.

Başka bir deyişle Merton büyük kuramlar yerine orta boy kuramlarla ilgilenmekte, Parsons’ın yaratmaya çalıştığı büyük teorik şemanın, sosyolojik araştırmaların pratik sorunları açısından pek faydalı olmadığını düşünmektedir (Cuff vd., 1989:52).

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3781, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2595

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri...