Eğitimin Toplumsal Amaçları Nelerdir?

felsefe Nedir

Son yıllarda okulların bilgi ve beceri fabrikasına dönüşmesi eleştirilmekte, tarihi, siyasi ve dinî perspektiften bakarak kültürü anlamaya daha fazla önem verilmesi önerilmektedir.

Eğitim programlarının insanın yaşadığı şartlar, sosyal yapı ve ekonomik atmosferden ayrı bir şekilde tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi hatalı görülmektedir. Dewey ise, eğitim ve sosyal yapı arasındaki ilişkiyi daha da ileri götürerek eğitimin yaşamla aynı olduğunu belirtmiştir. Ona göre yaşamda gelişme olduğunda, eğitim alanında da gelişme gerçekleşmektedir.

Eğitimin amaçları doğu ile batı toplumlarında farklı olabilmektedir. Batı’da ve açık-çoğulcu toplumlarda çok yönlü fikriler, demokratik kurallar çerçevesinde tartışılırken, geleneksel ve Doğu toplumlarında ise devlet ve toplumun bireye daha çok müdahale ettiği, talimatların önemli yer tuttuğu eğitim amaçları oluşturulmaktadır. Her iki toplumun, birçok erdem ve karakter özelliklerinde ise benzerlikler dikkati çekmektedir. Ergün, farklı kültürlerdeki eğitim amaçlarının farklılığının yanı sıra, bu amaçların oluşturulma şekli ve yönteminin de farklı olduğunu ifade etmektedir. Ergün’e göre ortaya konan amaçlar var olan koşullardan doğmuştur.

Eğitimin hedeflerinden biri, çağa ayak uydurabilen bireyler yetiştirmektir. Çağa ayak uydurmanın ilk şartı ise yaşadığımız çağa ilişkin özelliklerin kavranmasıdır. Yakın tarihte meydana gelen bilimsel, teknolojik ve toplumsal yenilikler günümüzü anlamada anahtar öneme sahiptir. Üretilen bilgi ve teknolojinin hızla artması ve yayılması çağımızın bilgi toplumu ve öğrenen toplum olarak isimlendirilmesine neden olmuştur. Bilgiyi üreten, bilgiyi ağlar vasıtasıyla yayan, hazır bilgiye ulaşma yollarını bilen, eriştiği bilgiyi etkili ve verimli bir şekilde kullanan toplumlar bilgi toplumu olarak tanımlanmaktadır. Teknolojik gelişmenin bir ürünü olan bilgisayarlar ve internet, bilgi toplumunun simgesi olarak kullanılmaktadır. Bu gelişmeler, geleneksel okuryazarlığın yanında, bilgi okuryazarlığı, bilgisayar okuryazarlığı gibi yeni okuryazarlıkların edinilmesini zorunlu hâle getirmiştir.

Eğitim, kurumlarının sosyal amaçlarının temelinde, değer eğitimi vardır. Eğitim, doğal ve kaçınılmaz olarak bir şekilde insanın amaçları ve değerleriyle ilgili bir konudur. Eğitim kurumlarının geçmişten günümüze temel görevlerinden biri, ahlaki karaktere sahip insanlar yetiştirmek olarak ifade edilmektedir. Okulların amaçlarında, okullarda öğrencilere dürüst olma, adil olma, saygılı olma, vatansever olma, sorumluluk sahibi olma, kurallara uyma gibi değer ve davranış boyutu ön plana çıkmaktadır. Erdem, ahlak, karakter ve değerlerden soyutlanmış bir eğitim kurumunun devamı sağlaması mümkün değildir. Ayrıca, yapılan araştırmalar, duygu ve değerlerden arındırılmış içeriğin anlaşılmasının daha zor olduğunu göstermiştir.

Temel değer olarak, saygı ve sorumluluk değerlerinin öğretilmesi gerektiği konusunda görüşler bulunmaktadır. Saygı, günlük yaşantımızdaki en küçük hareketimizde bile bulunur. Saygı, demokrasi gibi birçok büyük organizasyonların altında yatan temel değerdir. Saygının, farklı görüşlere saygı, hayvanlara ve doğal çevreye saygı, otoriteye saygı, mülkiyete saygı gibi, birçok boyutu bulunmaktadır. Farklı fikirlere saygı yaratıcılığı artırırken, otoriteye saygı insanlar için temel olan emniyeti sağlar. Emniyetin olmadığı yerde ise, bütün insanlar ızdırap çeker.

Sorumluluk ise, saygının genişlemiş şeklidir. Birey, diğer insanlara saygı gösterdiğinde onlara değer verir. Onlara değer vermek, onların iyiliği için sorumluluk hissetmeyi gerektirir. Karşılaştırma yapacak olursak, saygı, diğerlerine olumsuz davranılmamasını öğütleyen pasif bir değer, sorumluluk ise, aktif bir değerdir. Sorumluluk sahibi olmak, ailede okulda ve iş hayatında, bir mesleği veya görevi başarmayı gerektirir. Bu nedenle sorumluluk, toplum ve devlet düzeni için çok önemlidir. Günümüzde öne çıkan bir başka değerler eğitimi ve vatandaşlık eğitimi uygulaması ise topluma hizmet yoluyla öğrenmedir. Eğitim çağındaki gençlerin kamu yararına hizmetlere katılarak toplumun esenliği için çalışması değerler ve vatandaşlık eğitimi için etkili bir yol olarak görülmektedir.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Doç. Dr. Oktay AKBAŞ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*