Felsefe hakkında her şey…

Eğitim Felsefesinde Pragmatizm

14.11.2019
Eğitim Felsefesinde Pragmatizm

Amerikan felsefesinin ve siyasal düşüncesinin temelini oluşturan pragmatizm, geleneksel radikal görüşlere karşı çıkıp birbiriyle çatışan düşünceler arasında bir köprü vazifesi görerek bunları sentezleme yoluna gitmiştir.

Evrimselciliğe bağlı olarak değişimi göz önünde bulundurup sürekli gelişmeyi hedefleyen, a posteriori bilgi biçimini kabul edip pozitif değerleri ön planda tutan pragmatizm, her türlü katı kuralcılığa ve mutlakiyetçiliğe karşı olup bilimin, demokrasinin, bireysel hak ve özgürlüklerin, çoğulcu katılımın önemle üzerinde durulduğu liberal bir felsefi düşüncedir.

Liberalizmin temelinde yer alan, tüm insanların doğuştan eşit ve özgür olduğu tezine dayalı doğal hukuk doktrinine ve mülkiyet, ibadet vb. başkasına devredilemez ve vazgeçilemez bireysel hakları içine alan doğal haklar öğretisine binaen, pragmatist filozoflar, özgürlüğü ele geçirildiğinde her şeyin üstünde tutulan bir hak olarak ele alırlar.

EĞİTİMDE PRAGMATİZM

Bir arada yaşayan insanların özgürlüğü kültürün bir iç yapı sorunudur. Özgürlük mevcut kültüre göre bir anlam ve şekil alır. Yani özgürlük, kendisinden ne anlaşıldığına bağlı olarak, mevcut kültürel ögelere göre bir anlama sokulabilir.

Burada hassasiyetle üzerinde durulması gereken nokta yalın bir özgürlük anlayışının, negatif bir özgürlüğün var olup olmadığıdır. Pragmatizmin üzerinde durduğu özgürlük de tahakkümsüzlük olarak özgürlüğün, negatif bir özgürlüğün mevcudiyetidir.

Liberal bir düşünce olarak pragmatizmin baskın bir şekilde etkili olduğu Amerika’da, özgürlük ve demokrasi üzerine farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte bu düşünceler o kadar kökleşmiş ve güçlüdür ki neredeyse bir inanç biçimine dönüşmüştür.

John Dewey geleneksel felsefeyi eleştirirken bunun içerisine geleneksel liberalizmi de sokmuştur. Dewey’e göre liberalizm bir buhran içerisindedir, dogmatizm ve çeşitli geleneksel düşüncelerin etkisiyle yozlaşmış, dar bir çerçeveye sıkışmış ve egemen azınlığın halkı kandırmak için kullandığı bir araç biçimine. dönüşmüştür. Bu dar çerçevede birey arka plana itilmiş, hak ve özgürlükler ise tahakküm altında ismen vardırlar.

John Dewey, pragmatizmin önemli bir temsilcisidir.

John Dewey, pragmatizmin önemli bir temsilcisidir.

Dewey, reformcu düşüncelerle liberalizmi yeniden yapılandırma yoluna gitmiş, daha geniş bir çerçevede daha çok detaya inmiş, bireyi ön planda tutarak zeka ile özgürlük arasında bir bağıntı kurmuş ve özgürlüğün de kültüre göre şekil alması bakımından kültürel liberalizmi savunmuştur.

Ona göre, liberalizm değişen şartlara bağlı olarak hukuk, siyaset, ekonomi ve kültür gibi toplum yaşamını düzenleyen temel alanlarda reformlar yaparak kendini yenilemelidir, bireyi göz önünde bulundurarak özgürlüğü geliştirecek müesseseler kurmalıdır. Bu müesseselerin en başın da ise eğitim gelmektedir.

Eğitim Felsefesinde Pragmatizm

Eğitim, özgürlüğü kendi içinde yaşayarak gerçekleştirecek bir araçtır. Başka bir deyişle eğitim hem özgür bir ortamda olmalı hem de bu sayede bireyin özgürlüğünü sağlamalıdır.

Eğitim hem bireylerin hem de toplumun kendini gerçekleştirmesini sağlayacak bir araç olarak her türlü totaliter, tekdüze ideolojiden uzak olmalıdır. Aksi halde işlevini yerine getiremez, sadece belirli bir ideolojinin aracı konumunda kalır.

Özgürlükleri içerisinde barındıran demokrasiye ve demokratik ilkelere uymayan toplumların görüşleri ve kurumları, özgürlüğü yaşatacak ve sağlayacak bir araç olan eğitime ve dolayısıyla da demokrasiye ulaşmada bir engel teşkil eder.

Pragmatizme göre, ilerlemenin temel dinamiği olarak eğitim, demokratik problem çözmeyi sağlayan bir araç olması bakımından demokrasi için asli bir görev taşır. Bu bağlamda, demokrasi toplumu saran temel denge unsuru olarak tüm sosyal kurumlarıyla, kendi varlığını, gelişimi ve ilerlemesini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için eğitimin yanında yer almalıdır.

Toplumun bütün kurumları eşit güce sahip olmalı ve bu kurumlar, kendisi de bir sosyal kurum olan eğitimle işbirliği hâlinde, toplumun bütünlüğünü ve amaçlarını gerçekleştirmek için eş güdüm içerisinde hareket etmelidirler.

Eğer bir sosyal kurum diğerlerine oranla, daha fazla güce sahip olursa bu güç dengesini bozar ve onları tahakküm altına alarak kendi istekleri doğrultusunda onlara yön verir. Bu da o toplumda eğitimin işlevini tam olarak yerine getirmesini engeller. Böylece demokrasi zedelenir, toplum özgürlüğünü yitirebilir.

Demokraside hedef, bireyin geçmişten geleceğe, konumunu, yeterliliklerini, haklarını bilmesi, aydınlanması ve kendini gerçekleştirmesidir. Bu da ancak en temel bir insan hakkı olarak demokrasinin vazgeçilmez aracı olan eğitimle mümkündür. O hâlde demokratik devlet, vatandaşlarını doğal haklarını gözetebilecek ve bireysel, toplumsal özgürlüklerini gerçekleştirecek şekilde eğitmekle yükümlüdür.

Demokratik eğitimde okullar, farklı etnik kökene, dine ve ekonomik gelir düzeyine sahip bireyler arasında herhangi bir ayrım gözetmeksizin fırsat ve imkan eşitliği ilkesine dayalı bir yapıya sahip olmalıdır. Bu farklılıkların ortadan kaldırılması ve gerçek anlamda özgürlüğün sağlanması ancak bu sayede gerçekleşebilir.

Bu nedenle fırsat ve imkan eşitliği eğitimin vazgeçilmez ilkesidir. Okul farklı sosyal sınıflara mensup bireylere özgür bir ortamda, ortak ilgi alanları geliştirerek, kişisel yeteneklerin önünü açmalı ve bunların bağımsızlaşmasını sağlamalıdır.

Bu, bireylerin yeteneklerini herhangi bir endişeden uzak bağımsız bir şekilde ortaya koyabilecek girişimci bir ruh ve öz güven kazandırır. Birey bu kazanımlarla, hayatın bizzat kendisi olması bakımından okulda ve de yaşamın tüm alanlarında her tür yaşantıya, sosyal eyleme aktif bir şekilde katılarak değişmeye ve dolayısıyla da toplumsal bütünlüğe uyum sağlar.

Eğer eğitim böyle bir ortamdan yoksunsa, bireyler eylemler arasındaki ilişkileri kavramakta güçlük çeker ve bir anlam veremeyerek değişmeye katılımda pasif kalır ve toplumsal çatışmalarla birlikte bir bunalım ortamı meydana gelir.

Bu ortamda ilerleme ve gelişmenin önü tıkanır, bireyler özgürlüğünü yitirir, toplumda huzursuzluk ve düzensizlik baş gösterir. Bu da hem toplum için hem de demokrasi için hiç istenmeyecek bir durumdur.

Bu yüzden, bir toplum bugününü ve geleceğini yapılandırırken demokratik bir eğitim düşüncesine ve sistemine sahip olmalıdır.

Sonuç olarak, pragmatizm, insana faydalı eylemleri temele alarak bireyin özgürlüğüne giden yolda eğitimi gerçek yaşamın kendisi olması bakımından bir araç olarak ele almıştır. Bu bağlamda, eğitim bireylerin demokrasinin ilkelerini benimsemesini ve hayat tarzı olarak yaşamın içerisinde bir yer bulmasını sağlar.

Pragmatistler (Faydacılar) doğrunun insan yaşantısından (Deneyimlerinden) kaynaklanan deneysel bir olgu olduğunu ileri sürerler. Pragmatizm esas itibarı ile Amerikalı felsefeci John Dewey’in deneyci düşünce sistemi üzerine kurulmuştur. Pragmatizm yararcılık-faydacılık diye anılmakla birlikte, deneycilik, aletçilik, işlevselcilik-fonksiyonalizm gibi kavramlarla da ilişkilendirilmiştir.

Pragmatist Eğitim Anlayışının Temel İlkeleri

  • Gerçeğin değişken ve göreceli olduğu görüşüne dayanır. Gerçeğin bu yapısı nedeniyle mutlak ya da evrensel doğru bulunmaz.
  • Doğruluk, düşüncenin başarısıdır.
  • Bilgi “yaşantı” yoluyla elde edilir.
  • Pragmatizmde ön yargıların yeri yoktur.
  • Bir fikrin, bir inancın ve bir hipotezin sonuçlarını değerlendirerek gerçeğe varma yoludur.
  • Öğrenme, öğrenen ile çevre arasındaki etkileşim sonucu ortaya çıktığından dolayı aktif katılımı gerektirir.
  • Eğitimde esnektir. Sürekli deneme ve düzeltmelere olanak tanır.
  • Eğitimde çıkış noktası konu değil çocuktur.
  • Eğitim yaşamın kendisidir. Öğrencilere öncelikle nasıl eleştirel düşünecekleri öğretilmelidir. Ayrıca problem çözme becerileri de kazandırılmalıdır.
  • Eğitimde bireysel özellikler ve etkin katılım önemlidir.
  • Değerler görecelidir ve bireyler arasındaki etkileşime göre biçimlenir.
  • Yön verdiği eğitim felsefesi ilerlemecilik ve yeniden kurmacılıktır.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 4. Sınıf “Eğitim Sosyolojisi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Prof. Dr. Hüseyin Akyüz – Eğitim Sosyolojisinin Temel Kavram ve Alanları Üzerine Bir Araştırma; Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM)

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...