Felsefe hakkında her şey…

Çevre okuryazarlığı

Çevre okuryazarlığı

Çevre okuryazarlığı; bireylerin çevreyle ilgili edindikleri bilgileri, kavramları, becerileri gözlemlenebilir davranışlar olarak göstermesidir (Roth, 1992).

Hem okuma hem de yazma becerilerinin ikisine de sahip olmaya okuryazarlık denmektedir ve bireylerin kendini ifade edebilmesinde önemli bir unsurdur (Özdemir, 2017). Çevre okuryazarlığı ise insan ve doğa arasındaki ilişkileri her yönden ele almaktır. Çevre okuryazarı olan kişi insan faaliyetleri sonucu doğada meydana gelen olayların insana nasıl etki edeceği konusunda tahmin yürütebilen ve uygun kararlar alarak çevrenin sürdürülebilirliğini devam ettiren bireydir (Orr, 1990).

İnsanlar doğa üzerinde birçok etkiye sahiptir. Doğa da insan sistemleri tarafından birçok istekle karşı karşıya gelmekte ve buna ayak uydurmaya çalışmaktadır. Burada önemli olan insanların çevrenin sürdürülebilirliği için önemli olan bilgilere yeterince sahip olup olmadığı konusudur. Bu bilgiler çevrenin yapısı, dinamikleri, sınırları ve potansiyeli ile ilgili olan bilgilerdir. Bu açıdan bakacak olursak çevre okuryazarlığı çevreyi sistem olarak algılama bunun dinamiklerini ve potansiyelini bilme, yorumlama, değer verme ve çevreyi daha da iyiye götürmek için gerekli önlemleri alabilme kapasitesidir (Scholz ve Binder, 2011).

Çevre okuryazarlığı, kişileri çevreyle ilgili sorunları anlayıp, ele almaya hazırlar, çevre okuryazarı kişiler bu sorunlar için çözümler oluşturabilir. Bu açıdan toplumda çevre okuryazarı bireylerin olması önemlidir. Çevre okuryazarı olan kişi bireysel olarak ya da başkaları ile birlikte çevre hakkında bilinçli kararlar alabilir ayrıca bu kişilerde aldıkları bu kararlar doğrultusunda hareket etme arzusu söz konusudur. Çevre okuryazarı olan kişiler farklı oranlarda çeşitli çevresel kavramların, problemlerin ve sorunların bilgisine, çevreye yönelik bilişsel ve duygusal eğilimlere yine bir dizi bilişsel beceri ve yeteneğe ve sağlıklı kararlar vermede sahip oldukları bilgi ve anlayışı uygulamak için uygun davranış stratejilerine sahiptirler (Hollweg, Taylor, Bybee, Marcinkowski, McBeth, ve Zoido, 2011: 3).

İnsanlarda çevre okuryazarlığını belli bir düzeye kadar geliştirmek çevre eğitiminin amacıdır. Çevre okuryazarlığı nominal (sözde), fonksiyonel (işlevsel) ve operasyonel (eylemsel) olmak üzere üç çalışma seviyesine ayrılır (Roth, 1992).

Nominal (sözde) çevre okuryazarlığı

Çevre hakkındaki temel terimlerin birçoğunu anlayabilme ve karmaşık olmayan ifadeleri tanımlamayı içerir. Nominal seviyedeki kişiler, insanların doğa üzerindeki etkisinden endişe duyar, doğal sistemlere yönelik saygı duygusunu geliştirirler. Bununla beraber bu kişilerde çevreye yönelik farkındalık ve duyarlılık gelişimi söz konusudur. Aynı zamanda bu bireyler doğal sistemlerin nasıl işlediği konusunda ve sosyal sistemlerle doğal sistemlerin nasıl etkileşime girdiği ile ilgili temel düzeyde bilgilere de sahiptirler. Bu kişiler doğa ve toplum arasındaki temel çatışma noktalarını algılayabilir. Çevre ile ilgili sorunları tanımlama ve önerilen çözümleri takdir etme, onaylama gibi özellikleri söz konusudur.

Fonksiyonel (işlevsel) çevre okuryazarlığı

İnsan ve doğal sistemler arasındaki etkileşimler hakkında daha geniş bilgi ve anlayışa sahip kişileri belirtir. Bu kişiler en az bir ya da daha fazla sistem arasındaki olumsuz etkileşimin farkındadırlar ve bunun için endişe duyarlar. Bu kişiler birincil ve ikincil kaynakları kullanarak bilgileri analiz etme, sentezleme ve değerlendirme becerilerine sahiptirler. Bir sorun hakkında sağlam kanıtlar gösterebilir kişisel ve etik değerlerini işin içinde kullanırlar. Duygularını ve bilgilerini başkalarıyla paylaşırlar. Kendilerini ilgilendiren konularda sosyal ve teknolojik değişimin başlatılmasında temel stratejik bilgilerini kullanırlar. İşlevsel çevre okuryazarlığı, nominal okuryazarlığın bilgisine ek olarak, bir dizi ekolojik, ekonomik, coğrafi, dini, eğitimsel ve politik süreç hakkında bilgi ve anlayışa sahiptir ve insanların doğal sistemler üzerindeki etkilerini anlayabilirler. Problemleri ve sorunları analiz edebilir, birincil ve ikincil kaynakları kullanarak sorun ve konuların araştırılmasında temel becerileri gösterirler. Çevre sorunlarını çeşitli açılardan inceleyebilir, alternatif çözümleri değerlendirebilir, temel risklerin analizini yapabilirler. Bununla beraber yaratıcı ve kritik düşünme becerileri ile diğer insanlarla iş birliği içerisinde çalışabilme becerilerine sahiptirler.

Operasyonel (eylemsel) çevre okuryazarlığı

Çevreye yönelik yapılan eylemlerin etkilerini ve sonuçlarını değerlendirebilen kişilerdir. Bunlar ilgili bilgileri toplar, sentezler, alternatif bilgiler arasından seçim yapar, sağlıklı bir ortamı devam ettirmek ve geliştirmek için faaliyette bulunur. Operasyonel çevre okuryazarı kişiler özellikle çevre sorunlarının önlenmesi ve giderilmesi için her türlü faaliyette bulunmaktan kaçınmazlar. Çevreye yönelik sorumluluk duyguları yüksek düzeydedir. Çevresel sorunların çözümünde bilimsel araştırma süreç becerilerini kullanırlar, çevresel konularda farklı inanç ve değerlerin oynadığı rolü bilirler, çevreye yönelik farkındalık ve duyarlılıkları gelişmiştir. Çevreyi korumak için aktif katılım gösterirler, kişisel davranışlarının etkileri açısından çevreye karşı sorumluluk hissederler, insanların öğrenme stilleri ve değer sistemlerine saygı duyarlar. İnsan faaliyetlerini yaşam kalitesi ve çevre üzerine olan etkisi açısından değerlendirirler.

İnsanlar “farkındalık, kaygı, anlama ve eylem” içeren aşamalarda çevresel okuryazarlık seviyelerini geliştirebilirler. Farkındalık, insan ve doğa etkileşimlerinin ve bunun sonuçlarının duyuşsal, bilişsel veya her iki yolla algılanmasıdır. Kaygı, insan doğa etkileşimlerinin olumsuz sonuçlarının algılanarak bu etkileşimlerde bazı değişikliklerin yapılması gerektiğine olan istek anlamındadır. Anlama, insan ve doğa etkileşiminin şimdiki ve gelecekteki sonuçları hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmaktır. Eylem, insan doğa etkileşiminde olumsuz sonuçları azaltan veya gideren davranışlar göstermek şeklinde ifade edilmiştir (Roth, 1992).

Son yıllarda çevre okuryazarlığı ile beraber “ekolojik okuryazarlık” ve “eko-okuryazarlık” kavramları da kullanılmaya başlanmıştır. Çevre okuryazarlığı genel itibariyle çevreyi değerlerin ve eylemlerin aracılığı ile çözülmesi gereken konulara sahip bir yapı olarak görür. Problem çözme becerilerinin gelişmesi ve çevreye karşı sorumlu davranışlar gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ekolojik okuryazarlık ise çevre hakkında elde edinilmiş bilgilerin çevreye yönelik bilinçli karar vermeyi sağladığı konusu üzerinde durmaktadır. Ekolojik okur yazar bir birey çevresel olayları, bu olayların nedenleri ve sonuçları arasındaki ilişkileri belirleyerek anlamaya çalışır. Bu okuryazarlık çevreye sistem temelinde yaklaşarak ekolojik okur yazar olan kişinin sistem dinamiklerini ve karmaşık olgu ve nesneleri anlaması gerektiğini belirtir. Bunun için analiz ve sentez becerilerine sahip olması gerekmektedir. Bu kişiler ekolojik bilgi ve ilkeler hakkında bilgiye sahiptir, gözlem ve deney yapma gibi bilimsel yöntem becerileri gelişmiştir. Eko okuryazarlıkta, sürdürülebilir yaşam kavramı üzerinde durularak, sosyal eşitlik ve ekolojik sürdürülebilirlik etrafında ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek gerektiğinden bahsedilir. Eko okuryazar bir kişi dünyayı organik bir varlık olarak benimseyerek sürdürülebilir bir toplum yaratmaya çalışır (McBride, Brewer, Berkowitz, & Borrie, 2013).

Kaynak: ÇEVRE SOSYOLOJİSİ, s. 200-202, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 4026 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2808

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...