Felsefe hakkında her şey…

Aynı fikri paylaşmamak sorun değildir; sorun, tartışma kültüründeki eksikliklerdir…

08.04.2024
Aynı fikri paylaşmamak sorun değildir; sorun, tartışma kültüründeki eksikliklerdir…

Tartışma her yerdedir. Yemek masasından yönetim kurulu odasına ve iktidarın en üst kademelerine kadar hepimiz ikna etmek, yeni fikirleri eleştirmek ve kolektif kararlar almak için tartışmaya başvururuz.

Fakat ne yazık ki tartışmanın etik boyutunu çoğunlukla ihmal ederiz. Bu da kişisel ilişkilerde, iş yerindeki karar alma süreçlerinde ve siyasi müzakerelerde önemli bir sorun olan başkalarına karşı kötü davranma eğilimini artırır.

Tartışma kuralları

Herkes tartışırken uymamız gereken temel kuralların farkındadır.

Mantık ve sağduyu, başkalarıyla tartışırken onların görüşlerine karşı saygılı olmamızı gerektirir. Başkalarını dikkatle dinlemeli ve onların düşüncelerini anlamaya çalışmalıyız. Ayrıca hepimiz Sokrates olamasak da karşımızdaki kişi ya da kişilerin düşüncelerine açık, rasyonel ve uygun savlarla yanıt vermek için elimizden geleni yapmalıyız.

Tartışma kuralları filozofların “epistemik” olarak adlandırdıkları gerekçelerdir. 1 Bu, kuralların; bilgiyi, kavrayışı ve kendini anlamayı sağladığı için değerli olduğu anlamına gelir.

İçsel düşünce süreçleri için “eleştirel düşünme” neyse kişiler arası tartışma ve münazara için de “tartışma kuralları” odur.

Etik tartışma neden önemlidir?

Yapılan bir çalışmada, tartışma kurallarının ahlaki açıdan da önemli olduğu gösterilmiştir. 2 Örneğin tartışma kuralları dürüstlük gibi evrensel etik ilkelerle örtüşür. Bir kişinin görüşünü kasıtlı olarak çarpıtmak doğru değildir; çünkü bu bile bile yanlış şeyler söylemek demektir.

Akılcı ve açık fikirli olmak, tartışmadaki muhataplarımıza uzlaşmacı ve eşitlikçi davranmamızı sağlar. Tartışmalar sırasında insanlar kendilerini, anlamaya ve doğruyu bulmaya yönlendirirler. Eğer “oyunu kuralına göre oynamazsak” bu yönelim boşa çıkarabilir.

Daha da kötüsü, tartıştığımız insanları yanıltarak veya aldatarak onların görüşlerini değiştirmeye çalışmamız, manipülasyon veya sindirme gibi önemli yanlış davranışlara yol açabilir. 3

Tartışma kurallarına uymaksa tartıştığımız kişilere akılcı ve mantıklı bireyler olarak saygı duyduğumuzu gösterir. Onlara fikirlerini mantık temelinde değiştirebileceklerinin mesajını vermeye yarar.

Rasyonellik insanın özünü oluşturan önemli bir unsurdur. BM, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi‘nde insanların doğuştan eşit ve hür oldukları yönündeki temel iddiayı desteklemek için “akıllı varlıklar olmak” niteliğini özellikle vurgulamıştır.

Tartışma kurallarına uymanın kişiliğimiz üzerinde de olumlu etkileri görülür. Açık fikirli olmak ve karşıt görüşleri ciddiyetle değerlendirmek kendi görüşümüz hakkında daha fazla şey öğrenmemize yardımcı olur.

iletişim, diyalog, kafe, sohbet, kadın erkek sohbet ediyor

Filozof John Stuart Mill’in de ifade ettiği gibi:

“Meselenin sadece kendi savunduğu boyutuyla ilgili bilgi sahibi olan kişi, bu konuda çok az şey biliyor demektir.”

Bu tür bir açık fikirlilik, ön yargıların ve grup düşüncesinin taşıdığı ahlaki risklerle mücadele etmemize yardımcı olur. Üstelik tartışma kuralları sadece bireyler için değil, gruplar için de faydalıdır. Bu yaklaşım grubu anlaşmaya zorlamak ya da çatışmayı tırmandırmak yerine saygıyla ve katılımcı biçimde hareket etmeye yönlendirir.

Aslında, tartışmalar kolektifi güçlendirebilir. Tartışan iki kişi, zaman içinde, ortak bir entelektüel yaratımın tarafları hâline gelebilir. Kavramları birlikte tanımlar, fikirlerindeki ortak noktaları kabul eder ve karşılıklı olarak birbirlerinin gerekçelerini anlamlandırırlar. Özetle birlikte bir şeyler yaparlar.

Tüm bunlar günlük deneyimlerle de uyumludur. Birçoğumuz görüşlerimiz olumlu karşılandığında, dikkate alındığında ve ciddiyetle değerlendirildiğinde duyduğumuz histen keyif almışızdır. Yine hepimiz fikirlerimizin reddedilmesinin ya da çarpıtılmasının nasıl bir his olduğunu da biliriz.

Sakince tartışmakta neden zorlanıyoruz?

Ne yazık ki mantıklı, akılcı ve açık fikirli olmayı dilemek yapmaktan daha kolaydır. Başkalarıyla tartıştığımızda, onların iddiaları kaçınılmaz olarak inançlarımızı, değerlerimizi, deneyimimizi ve yetkinliğimizi sorgulamaya açacaktır.

Bu zorluklarla soğukkanlılıkla yüzleşmek kolay değildir, özellikle de konu önemsediğimiz bir konuysa. Bunun nedeni, kendimizi yanılmış veya yanlış yönlendirilmiş olarak değil, etkili ve yetenekli olarak düşünmek istememizdir. Ayrıca sosyal konumumuzu önemseriz ve kendimize duyduğumuz güveni kaybetmemek isteriz.

Buna ek olarak, doğrulama yanlılığından muzdaribizdir; bu nedenle yanıldığımıza ilişkin delillerden fiilen kaçınırız. 4

Son olarak, tartışmanın sonucuna bağlı dünyevi çıkarlarımız da olabilir. Sonuçta, tartışmaya girmemizin ana nedenlerinden biri istediğimizi elde etmektir. Başkalarını istediklerimizi yapmaya ve bizi dinlemeye ikna etmek isteriz.

Tüm bunlar, birisi kanaatlerimize karşı çıktığında, psikolojik olarak sert bir şekilde karşılık vermeye yatkın olduğumuz anlamına gelir.

İşin daha da kötüsü, karşıtlarımızın tartışma kurallarına uyup uymadığını değerlendirme becerimiz zayıftır. Yukarıda bahsedilen tüm psikolojik süreçler sadece sakin ve akılcı biçimde tartışmayı zorlaştırmakla kalmaz; aynı zamanda bizi yanlışlıkla rakiplerimizin mantıksız davrandığını düşünmeye sevk ederek sanki doğru şekilde tartışamayan biz değilmişiz de onlarmış gibi hissetmemize neden olur.

Tartışmanın ahlaki karmaşasında nasıl yol almalıyız?

Etik bir şekilde tartışmak kolay değildir. Yine de yapılabilecek şeyler vardır.

Birisi sizinle tartışmaya başladığında bunun bir saldırı olduğunu düşünmekten kaçının. Hayatta tartışılmaktan daha kötü tek bir şey vardır, o da tartışılmamaktır. Mantıklı tartışma, karşınızdaki kişinin akılcılığını ve fikirlerinin önemli olduğunu kabul etmenizi gerektirir.

Bir tartışmada kimin kazanıp kimin kaybettiğinden çok daha fazlası söz konusudur. Özellikle tartışan kişiler arasındaki ilişkinin tehlikeye girmesi bunlardan birisidir. Çoğu zaman asıl ödül, aynı fikirde olmasak bile birbirimize saygı gösterebilmemizdir.

Rakibinizin tartışma ölçütlerini değerlendirmekte aceleci davranmayın. “Savunmacı akıl yürütmeye” yenik düşebilirsiniz; burada karşı tarafın söyledikleri üzerinde gerçek anlamda kafa yormak yerine tüm aklınızı kullanarak karşı tarafın görüşlerinde bir hata bulmaya çalışırsınız. Bunun yerine, onların argümanlarını açıklığa kavuşturmak için onlarla birlikte hareket etmeyi deneyin.

Başkalarının akıllıca tartışmaya açık olmadığını asla düşünmeyin. Tarih, akla gelebilecek en yüksek riskli durumlarda bile insanların fikirlerini samimiyetle değiştirdiklerine dair örneklerle doludur.

Son olarak, bir tartışmayı her iki tarafın da “kaybetmesi” mümkündür. Bunu unutmayın.

Sonuç

Uygulamalı etikte bir deyiş vardır: Vereceğiniz en kötü etik kararlar, etik karar olarak kabul etmediklerinizdir. Bu nedenle, kendinizi bir tartışmanın ortasında bulduğunuzda, ahlaki açıdan neyin tehlikede olduğunu hatırlamak için elinizden geleni yapın. Aksi takdirde, kazandığınızdan çok daha fazlasını kaybetme riskiniz vardır.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Hugh Breakey’in “Actually, it’s OK to disagree. Here are 5 ways we can argue better” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

  1. Aberdein, A., (2010). Virtue in Argument. Argumentation, 24 (-), s. 165-179. https://link.springer.com/article/10.1007/s10503-009-9160-0
  2. Breakey, H., (2023). The ethics of arguing. Inquiry, 66 (4), s. 589-613. https://doi.org/10.1080/0020174X.2019.1637776
  3. Brockriede, W., (1972). Arguers as Lovers. Penn State University Press, 5 (1), s. 1-11. https://www.jstor.org/stable/40237210
  4. Hart, W., Albarracín, D., Eagly, A.H., Brechan, I., Lindberg, M.J., Merrill, L., (2009). Feeling validated versus being correct: a meta-analysis of selective exposure to information. Psychol Bull, 135 (4), s. 555-588. https://doi.org/10.1037/a0015701
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...