Spermata Nedir, Ne Demektir?

Spermata Nedir? Spermata - Nous İlişkisi
Spermata Nedir? Spermata - Nous İlişkisi

Spermata, Türkçeye “Tohumlar” olarak çevrilebilecek bir sözcüktür. Bu terim Antik Çağ Yunan felsefesinin çok önemli bir konusuna değinmektedir ve ilk olarak atomcu düşünür Anaksagoras tarafından kullanılmıştır.

Aristoteles’ten okuduğumuza göre Anaksagoras “spermata” kuramını Empedokles’in evren tasarımından çıkarmıştır. Empedokles, evrenin dört öğe’den oluştuğunu ileri sürerken bu öğelerin pek küçük parçacıklara bölünmüş ve yan yana dizilmiş olduğunu söylemiştir. Ama bu parçacıkların küçüklüklerinden ötürü algılanamayacaklarını ileri sürmüştür.

Ona göre bu parçacıklar cisimleri oluşturduğu gibi cisimlerdeki bütün değişmeler de küçücük dış deliklerden giren bu parçacıkların birleşmeleri (sevgi) ve ayrılmaları (nefret) yoluyla gerçekleşmektedir. Bu parçacıklar maddesel, aynı zamanda da tanrısaldılar (eş anlamda ruhsaldılar, çünkü sevgi ve nefret gibi ruhsal bir itkiyle birleşip ayrılıyorlardı). Bu yüzen idealistler, Empedokles’in bu kuramını “psikofizik atomculuk” olarak tanımlamışlardır.

ANASAGORAS’IN SPERMATA ANLAYIŞI

Anaksagoras’a göre evrendeki her şey sonsuz sayıdaki küçük tohumcuk’tan, yani Yunanca ifadesiyle spermata’dan oluşur. Değişme denen şey bu sonsuz sayıdaki spermata’nın bir araya gelmesi ve ayrışmasından başka bir şey değildir.

Evrendeki tüm görünür şeyler belirli sayıda spermata’nın bir biçimde birleşmesinden oluşur. Tek bir spermata kendi başına ele alındığında saf ve yalın bir yapıda olsa da doğada hiçbir şey yalın hâlde bulunmaz; çünkü bu yalın spermatalar doğada daima belli ölçülerde bir araya gelir ve birbirinden ayrılır.

Anaksagoras
Anaksagoras

Birçok parçadan meydana gelen her yapı dağılıp gitmeye mahkûmdur; çünkü parçalar bir araya geldikleri yolla yeniden dağılıp eski hâllerine dönebilirler. Oysa spermataların her biri yalın yapıda oldukları için onlar hiçbir zaman yok olup gitmez. Demek ki spermatalar sayıca sonsuz olmalarının yanı sıra aynı zamanda yapıca da ölümsüzdürler. Daima olmuşlardır ve daima olmaya devam edeceklerdir.

Böylece onlar ezelî ve ebedîdirler fakat bir araya gelerek oluşturdukları şeyler elbette dağılıp gidebilir. Bu bakımdan doğada bulunan hiçbir şey ölümsüz değildir. Sadece onların temel ögeleri olan spermataların her biri tek tek ölümsüzdür.

SPERMATA – NOUS İLİŞKİSİ

Doğal nesnelerin hepsi katışık ve bireşik yapıdadırlar. Fakat bunun tek bir istisnası vardır. Evrende nous denen bir yapı bulunmaktadır ki işte bu yapı da tıpkı spermatalar gibi katışıksız ve yalındır. Bu özelliği nedeniyle de o hiçbir zaman yok olup gitmez. O hâlde evrenin sonsuz sayıda spermata ve nous’tan ibaret olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Anaksagoras’a göre evrendeki her şey sonsuz sayıdaki spermatanın birleşme ve ayrışmalarından oluşur. Spermatalar tüm bileşik yapıları meydana getirseler de kendileri bileşik değildirler ve bu yüzden yok olmazlar.

Anaksagoras’ın bu tablo ile yapmaya çalıştığı şey görünüş ile gerçeklik arasında yapılan ayrımı aşmaya çalışmaktır. Çünkü görünür evreni oluşturan unsurlar aynı zamanda Parmenides’in varlığı gibi ölümsüz, ezelî ve ebedî bir yapıdadırlar. Bu durumda değişip duran görünür şeyler, değişmeksizin kalan bir gerçeklik tarafından oluşturulmakta, bu gerçeklik bir bakıma değişip duran görünüşün temeli olmaktadır.

Evrendeki tüm değişim de bu temel unsurların, yani tohumların bir araya gelip ayrılmasından oluşmaktadır. Fakat bu hareketin kaynağı, temel devindiricisi nedir? Kuşkusuz bu nous’tan başkası değildir. Nous evrendeki tüm bu spermataların değişimlerini, birleşme ve ayrışmalarını düzenler, devindirir.

Anaksagoras, nous kavramının öncü filozofudur.
Anaksagoras, nous kavramının öncü filozofudur.

Nous’un neyden meydana geldiği sıklıkla sorulmuştur. Muhtemelen Anaksagoras spermataların yanı sıra çok saf, çok daha duru ve incelikli tohumlar ön görmüştü ve nous’un böyle tohumlardan oluştuğunu düşünmekteydi.

Anaksagoras’ın bir hareket ilkesi olarak gördüğü nous’un, Antik Yunan düşüncesinde irade ve akıl gücünü temsil ettiği açıktır. Anaksagoras’ın nous’a bir tür tanrısallık atfettiği de büyük ölçüde açık görünmektedir ve burada kendisinden önceki bazı düşünürlerin izinden gittiği anlaşılmaktadır.

Mesela ondan önce Herakleitos evrende bir amaç ve düzen olduğunu savunmuş ve bu düzeni güdenin de ‘logos’ olduğunu söylemişti. Ksenophanes de Tanrı’nın her şeyi hareket ettirdiğini, bunu da akıl gücüyle yaptığını söyleyerek bir anlamda Anaksagoras’ı öncelemiştir.

Demek ki Nous;

  1. Hareket ettirici bir güçtür.
  2. Aynı zamanda belirli yerlerde evreni planlamaktadır.

Nous, spermatalar gibi yalın bir yapı olarak hem ölümsüzdür hem evrendeki değişimi yönlendirir hem de evrende amaçlı bir tasarım uygular.

Anaksagoras’ın Nous’a hem hareket ettirici hem de planlayıcı bir güç atfetmiş olması onu ilk teleolojik (gayeci) düşünürlerden biri yapmıştır. Yani evrenin bir gayesi vardır çünkü onu amaç güdebilen bir akıl bilinçli biçimde planlamış ve bu plana göre de devindirmiştir. O hâlde insanın amacı bu gayeyi anlamaktır.

SPERMATA’NIN FELSEFE TARİHİNDEKİ YERİ

Anaksagoras’ın tohumlar’ı da bir çeşit atom’dur. Anaksagoras’a göre cisimleri, bunların niceliksel oranları oluşturur. Örneğin belli bir nicelikte tohum, odun olur; belli bir nicelikte tohum da demir olur vb. Anaksagoras’a göre bu tohumlar tümüyle maddeseldir. Bu tohumlar niceliksel ve niteliksel olarak ayrıca sonsuzdurlar da.

Bu kuramlar daha sonra Abderalılar tarafından geliştirilmiştir. Abderalı düşünürler olan Empedokles, Anaksagoras ve Demokritos gibi filozoflar birer bilgi kuramcısı değil, birer doğa bilginidirler.

Spermata terimi daha sonra Stoacı Zenon tarafından da kullanılmıştır. Zenon, doğayla tanrıyı özdeş tuttuğundan bu spermatikoi’lerin ilksiz ve sonsuz tanrısal yasalara göre evreni oluşturduklarını ileri sürmüş; Herakleitos’un birçok bakımdan etkisi altında bulunduğu için, bu tohumcuklara Herakleitosçu bir deyimle “logoi” de demiştir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*