Nous Nedir, Ne Demektir?

Nous Nedir?
Nous Nedir?

Nous, oluşu gerçekleştiren doğasal devim, doğasal hareket demektir. Yunanca nous kavramı Batı dillerine ve dilimize anlık, us, ruh, anlıksal ilke, ruhsal ilke vb. gibi çeşitli karşılıklarla çevrilmiş olsa da gerçekte bu karşılıkların hiçbirisi “Nous nedir?” sorusuna Antik Çağ Yunan düşüncesinin büyük filozoflarından birisi olan Anaksagoras‘ın yüklediğini anlamı cevap olarak verememektedir.

Anaksagoras’a Göre Nous Nedir?

Antik Yunan düşüncesinin en önemli isimlerinden birisi olan Anaksagoras, “Doğa” adlı yapıtında “Saç olmayandan saç, et olmayandan et olması nasıl mümkün olur?” diye sorarak, özdek olmayan‘dan da özdeksel bir dünyanın oluşması düşünülemez, fikrini desteklemek istemiştir. Bu ifade Anaksagoras’ın hayvanları, insanları ve varoluşsal çerçeveyi insan üstü bir gücün (bir ruhun ya da bir Tanrı’nın) yarattığını düşündüğünü göstermektedir.

Anaksagoras “her şeyin bir arada bulunduğu, çokluk ve küçüklük bakımından sonsuz olduğu bir başlangıç” tasarlamış ve “bu ilk ve durgun karışımdan gökler, yıldızlar, bitkiler, hayvanlar, insanlar, eş deyişle bütün bir evren nasıl oluşmuştur?” diye sorgulamıştır. Evreni meydana getiren sayısız çeşitlilikteki varlık, neden ve hangi koşullar altında belirmişler ve varlaşmışlardır? Anaksagoras’ın kendine sorduğu bu sorulara verdiği karşılık şudur: Bu neden, nous‘tur. O, doğanın iç zorunluluğundan, kendiliğinden varolmaktadır ve Anaksagoras’a göre de cümlenin başında bahsettiğimiz “başlangıç”ın ilk hareket ettiricisidir. Daha açık bir deyişle, devim, doğanın içinde vardır; özdeksel doğanın “en hafif, en ince, en belirsiz, en arı” özdeğidir.

Anaksagoras, nous kavramının öncü filozofudur.
Anaksagoras, nous kavramının öncü filozofudur.

Anaksagoras bu devimi, önce kendi çevresinde dönen bir daire ve sonra uzayın sonsuzluğuna yayılan bir kasırga olarak tasarımlamaktadır. Nesnelerin birbirlerinden ayrışması ve oluşması bu devimin mekanik etkisiyle gerçekleşmiştir. Anaksagoras “her şeyde, her şey vardır” demektedir. Demek ki kemikte et, ette kemik vardır. Her şeyi belli bir şey yapan, onda belli bir maddenin öbürlerinden çok bulunmasıdır.

Anaksagoras’ın bu düşüncesi oluş’u artma ve eksilmelerle açıklayan Herakleitos anlayışından farklı olmakla beraber gene de bir evrim anlayışıdır, artma ve eksilmeler nesnelerin devimin etkisiyle gerçekleşen ve sonsuzca gerçekleşecek olan ayrışmaları sonucudur.

Filozofların Nous Hakkındaki Görüşleri

Antik Çağ Yunan felsefesinin ilk düşünürü olan Thales‘ten beri kullanılan bu terim, İlk Çağ özdekçilerince ‘toplum yasalarının tümü’ olarak anlaşılmaktadır.

Ona tinsel varlık anlamını veren isimlerse Platon ile Aristoteles olmuştur. Ayrıca felsefe tarihinin en büyük isimlerinden birisi olan Aristoteles, bu kavramını ‘tinsel varlık’ anlamında kullanmakla kalmamış, Anaksagoras’ı da bir yaratan tasarlamakla tanımlamıştır.

Büyük İngiliz filozofu Bertrand Russell, “Batı Felsefesi Tarihi” isimli eserinde haklı olarak şöyle konuşmuştur: “Nous’u çevirebilecek İngilizce bir sözcük yoktur. Logos‘un us sözcüğüyle çevrilmesi uygundur; çünkü nous karşılığı olarak kullanılmasını önler.”

Profesör Macit Gökberk de yerinde bir yorumla, “Anaksagoras, oluşu meydana getiren ilkeye, gördüğü iş düşünce yetisininkine benzediği için nous adını verir.” diye konuşmaktadır (Felsefe Tarihi, 1961, s. 35).

Fransız düşünürü Georges Cogniot, “İlk Çağ Materyalizmi” adlı değerli yapıtında bu kavram için şöyle der: “Önceleri, Anaksagoras’ı şeylerin düzenleyicisi bir gücü kabul eder görmekle hayranlık duyan Sokrates bile, nous kuramının, gerçeğin özdek dışı bir ilkeyle açıklanması olmadığını anlayınca çabucak ağız değiştirmek zorunda kaldı. Phedon diyaloğunda açıkladığı da budur.”

Plotinos ve Yeni Platoncuların dilinde tanrılaştırılan nous kavramı, atomcu filozof Demokritos‘un dilinde de ‘ateşten bir toparlak’tır ve duyumların karışıklığını düzenleyen ana unsurdur.

Ünlü Alman filozof Immanuel Kant‘ın dışında bütün idealist düşünürler Anaksagoras’ın nous’unu Aristoteles yorumuyla ele alarak öyle anlamışlardır. Sadece Kant, Anaksagoras’ın bu kavramla çok ince bir özdek’i dile getirdiğini söyleyerek diğer idealistlerden bu konuda ayrılmıştır.

Alman düşünürü Hegel de Aristoteles’in “Anaksagoras için ruh neyse nous da odur” sözünü ünlü “Felsefe Tarihi Dersleri”nde önemle kaydettikten sonra bundan idealistçe yararlanmaya çalışır ve Anaksagoras’ın “Nous, dünyanın ve her türlü düzenin nedenidir” sözü üstüne şunları söyler: “Nesnel düşünce, dünyadaki us ve elbette doğa; evrensel olan işte bunlardır. Bu usun bizzat kendisi, nasıl köpek bir hayvansa ve onun tözsel yanı buysa, öylece doğada içkindir, doğanın özüdür. Böylesine bir usu içkin bulunmasaydı doğa, insanların bir sandalyeyi biçimlendirdiği gibi, dışarıdan biçimlendirilemezdi.”

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*