Christian Wolff’un Felsefesi

felsefe Nedir

Christian Wolff, Kant öncesi dönemin en tutarlı dizgeci filozofu olarak göze çarpar, ancak felsefede yeni çığırlar açabilmiş özgün bir filozof değildir. Buna karşın üretken bir düşünürdür, zamanında yapılan felsefenin hemen her alanında eserler verir. Bütün yapıtlarının birlikli bir sistem ortaya konulmasına yöneliktir.

Genellikle ismi Leibniz’le birlikte anılır ancak “Alman Metafiziği” olarak anılan Vernünfftige Gedanken von Gott, der Welt und der Seele des Menschen, auch allen Dingen überhaupt (Tanrı, Dünya ve Insan Üzerine Ussal Düsünceler, Genellikle Tüm Seyler Üzerine de) adlı eserinde, Leibniz hakkında az sayılabilecek kadar bildiğinden ötürü “Leibniz-Wolff Felsefesi” tamlamasını reddeder.

Wolff, insan bilgisini üç temel kümeye ayırır: felsefe, tarih ve matematik. Wolff’a göre felsefe “olabilirlikleri ölçüsünde olasıların bilimi”dir. Bilim terimi Wolff’ta önermelerin doğruluğunu kanıtlamak ve belirli ilkelerden sonuçlar çıkarmak anlamında kullanılır. Felsefenin ödevi şeylerin nasıl var olduklarını açıklamaktır.

Wolff’un felsefedeki ereği, bilgide kesinliğe ulaşmak ve bilgi tarzlarını kesinlik derecelerine göre bölümlemektir. Felsefe bir şeyin nasıl olanaklı olduğunu yada edimsel olarak nasıl var olacağını ya da olmayacağını açıklamak ödevindedir. Wolff’un felsefesi iki ana kola bölümlenir: şeyleri inceleyen felsefe ve insan edimlerini inceleyen felsefe. Şeyleri inceleyen felsefe de metafizik ve fizik olarak ikiye ayrılır. İnsan edimlerini inceleyen felsefenin bölümleri etik, ekonomi, politika, mantık (insan bilgisinin felsefesi) ve sanat felsefesidir.

Wollf açısından, insan kendini incelediğinde Tanrı’yı, ruhu ve cismi bulur. Teoloji Tanrı aracılığıyla, psikoloji insan ruhu aracılığıyla bilineceklerin bilimidir. Psikoloji, empirik ve rasyonel psikoloji olarak ikiye ayrılır. Wolff, psikolojisinde ruh ve beden ayrımına gider. Empirik psikoloji ruhun ve bedenin eş zamanlı birliği üzerinde çalışırken, rasyonel psikoloji ikisinin ayrılığını kendine konu edinir. Ruhun doğasında, bedenle etkileşimini çıkarımsal olarak kanıtlayacak bir zorunluluk olmadığını düşünen Wolff, ruh-beden sorununa açıklık getirmek ister. Ne ara nedencilik ne de fiziksel etkileşim sorunun Wolff için çözümüne yeterli görünür. Leibniz’in önceden kurulmuş uyumunu en uygun çözüm olarak benimser.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*