Felsefe.Gen.TR

Sorgulanmamış Hayat Yaşanmaya Değmez Ne Demektir?

Sorgulanmamış Hayat Yaşanmaya Değmez Ne Demektir?

Sorgulanmamış hayat, yaşamaya değmez! Felsefe tarihinin en ağır ve etkili özlü sözlerinden birisi…

Platon’un diyaloglarından ve diğer tanıklıklardan anlaşıldığı kadarıyla Sokrates’in ele aldığı konuların başında insan ruhuna özen göstermesi gelmektedir. İnsanın ruhuna özen göstermesinin gereği, nelerin ona ait olup olmadığını anlaması ve iyi insan olmak için yapılması gerekenleri anlamak içindir.

Sokrates’e göre insan hayatında maddiyat ve maddi hazlar önemli olsa da kalıcı değildir ve bu bakımdan da belirleyici değildir. Önemli olan, her şeye rağmen ahlaklı ve doğru bir hayat sürmektir.

Sokrates’e göre insan, yaşadığı hayatı ve bu hayatın temel değerlerini sorgulamalıdır. Ona göre sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez.

Olağan siyasal ve toplumsal ortamlarda yetişen kişiler, içinde yaşadıkları toplumun ahlak ve görgü kurallarına göre yaşarlar ve bu kurallar herkes tarafından sorgulanmadan kabul edilip sürdürülür. Bu, sorgulanmamış bir hayattır.

Kaldı ki sorgulanmamış bir hayatın temel dinamikleri zenginlik, haz, şan, şöhret gibi insanların genellikle kendilerine yöneldikleri ilk amaçlardır. Bunların sorgulanmasına imkân kalmadan yaşama keşmekeşinin içine girmektedir insan.

Kendini bil, kendini tanı. Kendini tanıyan insan, bu tanımayla öğrenmiş olduğu insan olmanın doğasına uygun yaşayarak ancak ruhuna özen gösterme imkânına sahip olabilir.

Düşünmek güzeldir.

Düşünmek güzeldir.

SORGULANMAMIŞ HAYAT YAŞANMAYA DEĞMEZ

Sokrates adına yazılan idam kararının üzerine, M.Ö. 399’da bir duruşmaya çıkmış ve 501 Atinalının önünde “Muhasebesi yapılmayan, gözden geçirilmeyen, incelenmeyen hayatın yaşamaya değer olmadığını” ve kendi hayatını kurtarmak için dahi felsefe üretmekten vazgeçmeyeceğini açıklayarak kendini savunmuştur.

Peki, Sokrates’i yetmiş yaşında bir Atina mahkemesine çıkaran ve idama mahkûm eden şey nedir?

Onun felsefi vazifesi bir kabinle ya da ilahi olarak tayin edilmiş bir otoriteyle başlamıştır.

Geleneğe göre Yunanlılar zorlandıkları sorularla karşılaştıklarında bunları Delfi şehrine taşırlardı, çünkü burada tanrı Apollo cevapları bir kâhine nakletmek suretiyle verirdi. Delfi’deki kâhin de Rahibe Pythia’ydı.

Sokrates Savunma’da filozofluk istidadının veya ilahi görevinin, arkadaşı Chaerephon’un bir sorusuna kâhinin cevap verdiği zamana uzandığını anlatmıştır.

Chaerephon’un sorusu şöyledir,  “Yaşayan ve Sokrates’ten daha bilge olan kimse var mı?” Rahibenin cevabıysa “Hayır” olmuştur.

İlk başta Sokrates bu cevaptan şüphe duymuştur, çünkü biliyordun ki “hiçbir bilgeliği yoktur, ne büyük ne de küçük bir bilgelik…”

Sokrates kendisine “at sineği” adını takarken ne demek istemiştir?

At sineği, çiftlik hayvanlarının yanı sıra diğer hayvanlara da ısırıklarıyla musallat olan büyük bir sinektir. Benzer şekilde, Sokrates de çevresindeki vatandaşlar için rahatsızlık vericiydi.

Buradan yola çıkarak Atina’yı büyük bir ata benzetmiş ve Atina’dan, soru bombardımanına tutup taciz ederek hayatlarını nasıl yaşayacakları konusunda düşünmeye itmiştir.

Kâhinin haksız olduğunu kanıtlamak üzere yola çıkıp Atina sokaklarını dolaşmış ve başkalarını sorgulamıştır. Şairlere, din adamlarına, generallere ve zanaatkarlara erdem ve iyilik hakkında sorular sormuştur.

Bilgileriyle nam salmış bu ve bunlar gibi başka itibarlı vatandaşların da hiçbir bilgiye sahip olmadıkları sonucuna ulaşmış ve böylece şu karara varmıştır, “Gerçek bilgelik Tanrı’nın mülkiyetindedir, bu kâhinse Tanrı’nın insan bilgeliğinin çok ufak bir değeri olduğunu ya da hiç değeri olmadığını söyleme şeklidir.”

Aslında Sokrates, bir açıdan en bilgedir: diğerleri bilgili olduklarını düşünmektedir, ama değillerdir. Aksine Sokrates hiçbir bilgiye sahip değildir ve bunu bilmektedir.

İnsanın kendi cehaletinin farkında olması, gerçek bilgeliktir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı; “Her Yönüyle Felsefeyi Anlamak”, Kenneth Shouler

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri...