Felsefe hakkında her şey…

Sınıf çatışması nedir?

29.11.2022
Sınıf çatışması nedir?

Sınıflar aynı yaşam tarzını sürdüren ve aynı çıkarlara sahip insan topluluklarıdır. İnsanları sınıf çatışması’na iten neden sınıf çıkarlarıdır. Sınıf çatışmasının gelişimi başlangıçta fabrikalarla sınırlıdır. Zamanla burjuva ve işçi sınıfının yaşam tarzları arasındaki farkın gittikçe büyümesiyle ve sınıfların kendi içinde homojen bir yapıya dönüşmeleriyle sınıf çatışması sosyal bir boyut kazanır ve sınıf bilinci ortaya çıkmaya başlar. Ortak çıkar ve politikalar çerçevesinde sınıflar örgütlenerek politik bir güç hâline gelirler (Rummel, 1977).

Genel olarak Marx’ın sınıf çatışması altı unsurdan oluşmaktadır. Birincisi, sınıflar özel mülkiyete dayalı güç ilişkileridir. İkincisi, sınıflar aynı yaşam tarzını sürdüren ve aynı çıkarlara sahip insan topluluklarıdır. Üçüncüsü, sınıflar çıkarları itibarıyla birbirine muhaliftir. Dördüncüsü, zaman içinde bütün sınıflar sadece iki sınıfa dönüşür: Sermaye sınıfı ile işçi sınıfı. Beşincisi, politik örgütler sınıf mücadelesinin araçlarıdır ve altıncısı, yapısal değişiklikler sınıf mücadelesi sonucunda gerçekleşir (Giddens, 1999: 103-104; Rummel, 1977).

Sınıf çıkarları başlangıçtan belirlenmiş değildir. Onlar belirli toplumsal konumları işgal eden insanların belirli toplumsal koşullara maruz kalmasıyla gelişir. Bu nedenle, ilk endüstriyel girişimlerde birbirini tanımayan çok sayıda insanın kişisel çıkarlarını rekabet ayırır. Ancak, onların ücretlerini savunmaları, işverenlerine karşı onları bir araya getiren ortak çıkarlarıdır. Bir sınıfın birbiriyle bağlantısı olmayan bireyleri sadece başka bir sınıfa karşı ortak bir savaş yürütmek zorunda olduklarında bir sınıf ortaya çıkar; aksi durumda birbirlerinin rakibi olarak düşmanca ilişkiler içinde bulunurlar (Coser, 2008: 61-63).

Çalışma koşulları ve işçilerin rolleri onları dayanışmaya ve başlangıçta bulundukları rekabetçiliğin üstesinden gelmeye hazırlar. Diğer yanda birbiriyle rekabet içinde bulunan kapitalistler de kendi çıkarlarını savunma eğilimindedir. Marx’a göre devlet, bu konuda kapitalistlerin en büyük destekçisidir. Devlet, içinde hakim sınıfın bireylerinin kendi ortak çıkarlarını savundukları bir biçimdir. Ancak bunlar burjuvazinin doğru bir sınıf bilinci oluşturması için yeterli değildir. Bu nedenle, ne bir sınıf olarak burjuvazi ne devlet ne de burjuva ideolojisi dayanışma içinde olan işçi sınıfı karşısında galip gelebilir (Coser, 2008: 61-63).

Kaynak: ÇALIŞMA SOSYOLOJİSİ, s. 37-38, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2702 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1668

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...