Tanım Nedir, Ne Demektir? Neden Tanım Yaparız?

felsefe Nedir

Tanım, bir kavramın anlamını aydınlatma, açıklama ve belirleme işlemidir. Bir şeyin ne olduğunun belirtilmesidir.

Bu işlem dil aracılığıyla olur ve bir yargı bildirir. Bu nedenle tanım, “…nedir?” sorusunun yanıtı olan önermedin Aristoteles‘in deyişiyle tanım, özün araştırılmasıdır.

Örneğin; “İnsan nedir?” sorusuna yanıt olarak verilen “İnsan konuşabilendir.” önermesi bir tanımdır. Bu tanımda, özne olan “insan” kavramı tanımlanan, yüklem olan “konuşabilen” kavramı tanımlayandır.

Peki Neden Tanım Yaparız?

Kavram, bir şeyin zihnimizdeki tasarımıdır. Kavramlar zihnimizde tasarım olarak kalmaz, bir iletişim aracı olur. Kavramlar üzerinde uzlaşma olmazsa, iletişim bozulur. Kişiden kişiye göre değişebilecek olan kavramların ortak anlamlarını belirlemek için tanım yaparız. Kavramların anlamı ne kadar genel geçer olursa insanlar arasındaki iletişim o kadar düzgün olur ve bu da düşünmemizi kolaylaştırır. Tanım, her ne kadar bir anlam belirleme işlemiyse de formel mantık, tanımın oluşturulmasındaki koşullarla ve tanımın bu koşullara uygun olup olmadığıyla ilgilenir.

Tanım Çeşitleri, Tanımın Çeşitleri Nelerdir?

Tanım çeşitlerini genel olarak beş tümele göre (içlemsel tanım) ve tanımlanana göre olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz.

Tablo

Nelerin Tanımı Yapılamaz?

Tanım çeşitlerini anımsarsak, her şeyin tanımı yapılabilir ancak her şeyi içlemsel olarak tanımlamak mümkün değildir. O hâlde içlemsel olarak nelerin tanımı yapılamaz? Bu kategorileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Porphyrios ağacından hatırlanırsa, kategorilerden en üstte bulunan cinslerin tanımı yapılamaz. Çünkü, içlemsel tanım cinse göre yapılır. Kategoride en üstte olanın cinsi olamayacağına göre tanımı da olamaz. Bu nedenle varlık, nokta gibi kavramların tanımı yapılamaz. Çünkü bu kavramlar, üstün cinstir. Üstün cinsler ise tanımlanamazlar. Tanrı, zaman, mekân, birlik, çokluk gibi kavramlar tanımlanamazlar.
  • Duygusal yaşantıların ve duyusal verilerin tanımı yapılamaz. Örneğin, aşk, nefret, keder, koku, ses tümüyle kişisel deneyimlerle tanınabilir. Bu yüzden ancak betimlenebilir.

Konu Başlıkları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*