Richard McKay Rorty’nin Ahlak Felsefesi Anlayışı

felsefe Nedir

Rorty kendi bilgi felsefesi anlayışında bahsettiği konularda özellikle bazı rahatsız edici içerimler olduğunun farkındadır.

Mesela komşumun hamsterini kaçırıp sırf eğlenmek için ciklemesini duymak amacıyla ona akla gelebilecek tüm işkenceleri yaptığımı düşünün. Zavallı hamster (ya da bu meseleyle ilgili olarak komşuma) bu tür bir şey yapmamın ahlaken kabahatli sayılacağım bir hareket olduğunda hepimiz hemfikir olabiliriz. Başka bir canlıya böyle bir şey yapmakta mutlak ve temel bir yanlışlık olduğunu öne sürebilir ve diğer insanların bu tür şeylerden cezalandırılmaları konusunda fikir birliğine varabiliriz. Ama bunun ahlaken kabahatli bir hareket sayılması için öne sürdüğümüz nedenlere baktığımızda işler ilginç bir hal alır. Örneğin oldukça tuhaf bir ahlak filozofunun size hamsterlere (veya atlara ya da insanlara) böyle davranmanın neden yanlış olduğunu sorduğunu farz edin. İlk başta her türlü nedeni sayabilirsiniz. Ama felsefe ne ise oysa ve ahlak filozofları da oldukları varlıklarsa, filozof arkadaşınız düşünebileceğiniz her nedene bir karşı nedenle cevap verebilir veya sizi bir tür çelişkiye götürebilir.

Filozof Sokrates‘in antik Atina’da yaptığı da tam olarak budur. Sokrates “iyilik” ve “adalet” gibi kavramların gerçekte ne olduklarını bulmak ister ve bunların neler olduğunu gerçekten bilip bilmediklerini anlamak için bu kavramları kullanan insanları sorgulamaya başlar. Platon‘un diyaloglarının gösterdiği gibi Sokrates’in konuştuğu insanların çoğu daha öncesinde ilgili kavramları tamamen anladıklarını söyledikleri halde bunların gerçekte ne olduğu konusunda şaşırtıcı biçimde tereddüde düşerler. Aynı şekilde, hamsterlere nasıl davranılması gerektiği konusunda günümüz Sokrates’i tarafından bir iki saat sorguya çekildikten sonra gerilmiş şekilde şu cümleyi söyleyebilirsiniz: “Ama ben kalbimin ta derinliklerinden bunun yanlış olduğunu biliyorum!”

Bu tür bir şeyi göreceli olarak sık sık söyler ya da düşünürüz, ama ne kastettiğimiz tam manasıyla açık değildir. Fikri yakından incelemek için üç parçaya ayırabiliriz. Birincisi, “Ama ben kalbimin ta derinliklerinden bunun yanlış olduğunu biliyorum!” dediğimizde dünyada, dışarıda bir yerde “yanlışlık” diye bir şey varmış ve bu şey bilinebilirmiş gibi konuşuyoruzdur. Veya bazı filozofların ortaya koydukları gibi, sanki bir “yanlışlık” özü varmış ve bu özel yanlışlık örneği de ona uyuyormuş gibi konuşuyoruzdur. İkincisi, kalbimizin ta derinliklerinden bunu bildiğimizi söyleyerek, bu gizemli kendiliğin -kalbimizin ta derinliklerinin- bilinmeyen nedenlerle özel bir hakikati kavrayabildiğini ima ediyor oluruz. Üçüncüsü, eğer bir şeyi kalbimizin derinliklerinden biliyorsak, mutlak kesin bilgiye erişebilirmişiz gibi, sanki orada, dünyada bizim “kalbimizin derinlikleri” ile bu “yanlışlık” arasında doğrudan bir ilişki varmış gibi konuşuyoruzdur. Bir başka deyişle bu sadece, bilginin dünyayı ayva gibi yansıttığı fikrinin başka bir versiyonudur. Ve Rorty bunun kabul edilemez olduğuna inamr.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*