Modernleşmenin Toplumsal Değişime Etkileri Nelerdir?

felsefe Nedir

Modern” sözcüğü Latincede ‘tam şimdi’ anlamındaki “modo” sözcüğünden gelir. Genel olarak sanat, edebiyat, toplumsal yaşayış biçimi gibi alanlarda alışkanlıkların artık zamanını doldurduğu, bu yüzden gelenekleri ortadan kaldırma, bunların yerine yeni bir kültürün tesis edilmesi gerektiği fikrine dayanır.

Geleneksel düşüncenin 16. yüzyıl Avrupa’sında terk edilmesi ve dogmatik anlayışın yerine aklın geçmesi ile modern olma kavramı ortaya çıkmaya başlamıştır. Toplumun ekonomik yapısındaki değişmeler gelişme olarak adlandırılırken, modernleşme, hem ekonomik hem de sosyal, kültürel, siyasi, hukuki, sanayi ve psikolojik değişme süreçlerinin adıdır. Başka bir deyişle gelişme, toplumun alt yapısında; modernleşme ise üst yapısında meydana gelen değişmeleri ifade eder. Günümüzde modernleşme Batı dışındaki toplumların, Batılı toplumların gelişmişlik düzeylerine gelmek için gösterdikleri çabayı ifade etmekte ve Batılılaşma ile eş anlamlı bir kavram olarak ele alınmaktadır.

Modernleşme çok yönlü bir süreç olması nedeniyle, ölçütleri (kriterleri) de çok çeşitlidir. Örneğin, ekonomik gelişme süreci olarak modernleşmenin temel ölçütü, tüketim için üretimden, piyasa için üretime geçiş; üretimde ileri bir teknoloji kullanılması; kişi başına düşen millî gelirdeki artış vs. dir. Sosyo-kültürel değişme süreci olarak modernleşme ölçüleri ise şehirleşme eğiliminde, okur-yazarlık oranında, kitle haberleşme araçlarının etkisinde artış; siyasal katılım; ailenin büyüklük ve fonksiyonlarında değişmeler vb. konuları kapsar.

Modernleşme sürecinde büyük bir önem taşıyan sosyo-kültürel değişmeler, serbest ve zorlamayla olmak üzere iki şekilde gerçekleşmektedir. Serbest sosyo-kültürel değişme ve modernleşme, hiç bir zorlama olmadan, bir grup ya da toplumun, yabancı bir kültüre sahip bir grup ya da toplumla karşılaşması sonucu, yabancı kültürün bazı unsurlarının benimsenmesi şeklinde olmaktadır.

Öte yandan, farklı kültüre mensup iki grup ya da toplumdan birinin, kendi kültürünü veya kültürünün bazı unsurlarını kabul etmesi için, diğeri üzerinde baskısı söz konusu ise zorlama ile sosyo-kültürel değişme ve modernleşmeden söz edilir. Modernleşme sürecinde, sosyal-kültürel değişme ve gelişmeler kolaylıkla gerçekleşmemiş, ortaya çeşitli sorunlar çıkmış, eski ve yeni kültür unsurları arasında bir takım çatışmalar söz konusu olmuştur. Bu mücadele ve çatışma; dinî ve ahlaki değerler, aile sistemi, sınıf farkları, eğitim ve hukuki sistemle, siyasi yönetimi şekilleri gibi değişik alanlarda ortaya çıkmıştır. Örneğin, ekonomik faaliyetlerde, ailenin fonksiyonlarında, dinî ve siyasi sistemlerde farklılaşmalar, bu alanlarda uzmanlaşmış ve özerk kurumların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Modern sosyal yaşamın en çok tahrip ettiği alan din alanı olmuştur. Modern toplum bir yandan dini sürekli kendine tehdit olarak görmüş ve toplumsal hayatın dışına itmeye çalışmış, öte taraftan dinin toplumsal hayattaki yerini doldurabilecek bir çözüm ortaya koyamamıştır.

Kaynak: MEB HAYAT BOYU ÖĞRENME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI AÇIK ÖĞRETİM OKULLARI, Sosyoloji 1 kitabı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*