Felsefe hakkında her şey…

John Wisdom

25.03.2024
63
John Wisdom

John Wisdom, Wittgenstein’dan yoğun bir biçimde etkilenmiş olan çağdaş İngiliz düşünürüdür.

Çağdaş analitik felsefe geleneği içinde, felsefenin doğasını ve amacını yeniden tanımlama çabasıyla ün kazanmış olan John Wisdom, tıpkı Wittgenstein gibi, felsefenin analitik ve dilsel bir araç olarak kullanılması durumunda, geleneksel felsefenin problemlerinin gerçek problemler olmayıp, sözde problemler olduklarının anlaşılacağını iddia etmiştir. O, bir yandan da belirli varlıkların, örneğin maddi nesnelerin, daha temel öğelerden, örneğin duyu-izlenimlerinden hareketle oluşturulan mantıksal yapım ya da konstrüksiyonlardan başka hiçbir şey olmadığını iddia etmiştir.

John Wisdom 1930 ve 1956 yılları arasında Birleşik Krallık’ta analitik felsefenin gidişatını belirleyen kişi olmuştur. Bunu J. O. Urmson’un Philosophical Analysis adlı eserinde daha iyi ifade eden kimse olmamıştır: Philosophical Analysis: Its Development Between the Two World Wars (1956) adlı eserinde Bertrand Russell ve Ludwig Wittgenstein’dan sonra Wisdom’dan en sık alıntı yapılan filozoftur. Wisdom, Cambridge Terapötik Analiz Okulu’nun (B. A. Farrell, G. A. Paul, M. Lazerowitz ve Norman Malcolm gibi başka düşünürleri de içeren) önde gelen isimlerindendi; analitik felsefenin diğer büyük İngiliz okulu, esas olarak Oxford Üniversitesi merkezli sıradan dil felsefesiydi.

John Wisdom hem G. E. Moore’un hem de Wittgenstein’ın görüşlerini benimsemiş, ancak Wittgenstein’dan esinlenen Viyana Çevresi‘nin metafiziğe yönelttiği radikal eleştiriyi reddetmiştir.

Wittgenstein’ın aksine John Wisdom bir dil filozofu değildi: en önemli felsefi sorunların dilden değil, ilk etapta gerçek dünyanın sorunlarıyla karşılaşmamızın bir sonucu olarak ortaya çıktığını savunuyordu. Bu bakış açısından hareketle John Wisdom, analitik felsefeye hayatın anlamı ve din felsefesi sorunları üzerine söylemi dahil etmiştir. Her ne olursa olsun, Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar‘ı (1953) ortaya çıkmadan önce, Wisdom’ın yayınlanmış çalışmaları, Wittgenstein’ın 1929’da felsefeye dönüşünü takiben düşüncesinin aldığı istikametin göstergeleri olarak okunmuştur.

1960’lara gelindiğinde John Wisdom‘ın etkisi büyük ölçüde azalmıştı. Bunun nedeni daha ziyade kesin dil felsefesi ve analitik metafiziğin yükselişiydi. Bu gelişme, bilimsel bilginin ve tekniklerinin gücüne yapılan vurgunun artmasıyla birlikte, Wisdom’ın üç temel teorik kaygısı olan felsefi bilinmezlerin, insan anlayışının (“idrak”) ve düşünme tekniklerinin araştırılmasını büyük ölçüde gölgede bıraktı.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...