Felsefe hakkında her şey…

İklim değişikliği aynı zamanda bir yalnızlaşma krizidir…

17.08.2023
290
İklim değişikliği aynı zamanda bir yalnızlaşma krizidir…

İklim değişikliği, bilim camiası tarafından “21. yüzyılın en büyük küresel sağlık tehdidi” olarak kabul ediliyor. 1 Ancak iklim değişikliği sadece sera gazı emisyonlarıyla ilgili değildir. Küresel iklim değişikliği, sosyal bağlantılarda ve toplumsal uyumda yüzyıllardır süren bozulma eğiliminin hem bir belirtisi hem de bir nedenidir.

MODERN YAŞAM

Eğer insanlık tarihini 100 dakikalık bir süreye indirgeyerek özetleyebilseydik modern yaşam bu sürecin sadece yaklaşık son 30 saniyelik bir kısmını kapsayacaktı. 2

Bu son 30 saniyede insanlar bitki ve hayvanları evcilleştirmeye, şehirler inşa etmeye, fabrikalar icat etmeye ve elektrik enerjisinden yararlanmaya başladılar. Bu yeniliklerin tamamı da insanların hem birbirleriyle hem de çevreleriyle olan ilişkilerinde köklü bir devrime neden oldu. 3

Modern Çağ’dan önce çoğu insan, geniş ailelerden oluşan küçük kolektif gruplar hâlinde yaşıyordu. Bu insanların çoğu da yaşadıkları bölgenin dışına çıkmaya cesaret edemiyordu. Kapitalizmin ve sömürgeciliğin yoğun etkisi insan yaşamını tek tipleşmeye ittikçe bu geleneksel yaşam tarzı da zamanla yok olmaya başladı. 4

Dünya genelinde şehirlerde yaşama oranı günden güne artıyor ve şehirlere yerleşen insanlar geleneksel yaşam tarzlarını terk etmek zorunda kalıyorlar. 5 Bunların sonucunda sosyal ağlar bölünüyor ve küçüldükçe küçülüyor. 6 İnsanlar aralarındaki sosyal ilişkilerin azalmasına direnmeye çalışsalar da kendilerini giderek yoğunlaşan bir bireyselliğin ve rekabetin biçimlendirdiği sosyal birimlerin içinde buluyorlar. Sonuç olaraksa küresel çapta yalnızlık oranları artıyor ve insanların birbirleriyle olan bağları giderek daha da zayıflıyor. 7

DÜNYA İHANETE UĞRUYOR

Modern yaşamın etkileri artan yalnızlık oranları ve sosyal bağların zayıflamasıyla bitmiyor. Modern yaşam aynı zamanda tarihin farklı kesitlerinde ortaya çıkan büyük devrimler, sayısız ağacın ve ormanın yok edilmesi, atmosfere tonlarca sera gazı salınması gibi çevresel ihanetlerle yarattığı altyapıyı Dünya’ya ve Dünya’da yaşayan diğer canlılara empoze ediyor. Ayıca insanlar modern yaşamın hayatlarına kattığı şeylerle birlikte çevrelerini korumak için gerekli olan geleneksel ekolojik bilgiyi de kaybediyorlar. Özetle küçültülmüş ve sıkıştırılmış yaşam tarzı düzenlemeleri, dünyaya oldukça pahalıya mal oluyor. 8

maymun, maymunlar, bebek maymun, iklim değişikliği, orman yangını, yangın

Ne kadar çevreci bir yaşam tarzını benimsemiş olursak olalım, giderek bireyselleşen kültürümüz, çevresel bozulmanın ana itici gücü olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmalar, kabileciliğin ve kutuplaşmanın, giderek artan çevresel tehditlerle mücadele etme gücümüzü bastırdığını gösteriyor.

KISIR DÖNGÜ

Belki de endişe etmemiz gereken en önemli şey, iklim değişikliği ile zayıf sosyal bağlar arasındaki kısır döngüdür. İklim değişikliği yalnızca sosyal bağ eksikliğine dayalı olarak ilerlemiyor, fakat daha fazla sosyal bağ eksikliği yaratıyor. Bu da iklim değişikliği ve modern sosyal rahatsızlıklarımızın birbiriyle bağlantılı olduğunun bir başka göstergesi. 9

Basında gözlemlenebilen yakın tarihli haberlerde örneklendiği gibi, yakın akrabalar ve arkadaşlar arasında dahi iklim değişikliği konusunda anlaşmazlıklar ve tartışmalar yaşanıyor. 10 Bu tür çatışmalar, hayatımızı çevreye duyarlı bir şekilde nasıl sürdürebileceğimiz konusunda çıkan anlaşmazlıklardan kaynaklanıyor. Bu çatışma potansiyeli iklim değişikliğine dönük kaygının cinsiyetten cinsiyete değişebileceğini de bize gösteriyor.

İklim değişikliğinin de etki ettiği bir gelecek kaygısı taşıyan çiftler bu nedenle çocuk sahibi olup olmama konusunda anlaşmazlıklar yaşayabiliyor. 11 İklim değişikliği eşler arasındaki yakınlığı azaltıyor, aile içi şiddeti artırıyor ve cinsel sağlığı tehdit ediyor. 12

Kimi çalışmalar mevsim normallerinin üstünde görülen sıcak hava hareketlerinin sonraki 24 ay içindeki doğum oranlarını etkilediğine dair ikna edici kanıtlar sunuyor. 13 Bu da iklim değişikliğinin eşler arasındaki yakınlığı ne derece etkileyebileceğinin bir göstergesi. İklim değişikliği, bizi birbirimizden daha da uzaklaştırma potansiyeline sahip bir bariyer olarak karşımızda duruyor.

ayrılık, yalnızlık, ayrılmak, çift, sevgililer, balkondaki sevgililer

Çocuk sahibi olmama kararı, birçok çevresel fayda sağlayacak olsa da çocuksuz yaşamanın ve yaşlanmanın bireysel zeminde kendi zorlukları olacaktır. Yalnızlık ve soyutlanma bunlardan sadece ikisidir. İklim değişikliği ile sosyal düzen arasındaki geri bildirim döngüsü görüleceği üzere her iki yönde de etki gösteriyor.

Küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin nüfus düzlemindeki bu etkileri eklektiktir: Aşırı hava sıcaklıkları kişilerarası şiddet oranını artırıyor. Düşen doğum oranları ekonomiye önemli ölçüde etki ediyor. Kitlesel göçler artıyor. Bunun sonucunda özellikle göçün yöneleceği Avrupa’da aşırı sağ partiler güç kazanıyor. Özetle iklim değişikliği birçok kültürel zorluğu da beraberinde getiriyor.

ÇÖZÜM

İnsan yaşamı baş döndürücü bir hızla değişiyor; biyolojimiz, ekolojimiz ve psikolojimiz ise buna ayak uyduramıyor.

Eski insanların yüzyıllar önce öğütlediği gibi, her şeyin birbirine bağlı olduğunu kabul etmenin zamanı geldi. Harekete geçmezsek iklim değişikliği sosyal ilişkilerimizi daha da kötüleştirecek ve bu da sadece bizi bekleyen çevresel tehditleri bertaraf etme kapasitemizi azaltacak. Biz birbirimizle kurduğumuz ilişkinin sıcaklığını kaybettikçe iklim daha da kötüleşecek ve bu döngü böylece devam edecek.

Bu kısır döngüden kurulmanın bir yolu var: Sosyal bağlarımızı ve çevreyle olan ilişkilerimizi bedensel ve zihinsel sağlığımızla aynı önemde ele almak.

Birçok araştırma sosyal bağları desteklemenin ruh sağlığı üzerindeki etkisi de dâhil olmak üzere iklim değişikliğinin zararlı etkilerini azaltmanın anahtarı olduğunu gösteriyor. Yine bazı araştırmalar da gösteriyor ki ne kadar birbirimize bağlı olursak iklim değişikliğini o kadar iyi kavrayabilir ve buna karşı tedbir alabiliriz.

Son birkaç on yılı bir gösterge olarak ele alırsak sosyal bağların ve uyumun modern yaşam içinde sağlıklı biçimde yürütülmesinin zor olduğunu görüyoruz. Modern yaşam uyumlu bir yaşama elverişli olsaydı bugün bulunduğumuz olumsuz konumda bulunmazdık.

Tam da bu nedenle, sosyal uyum ve birlikte yaşam için yeni kamusal yatırımlara ve hayırsever yardımlarına ihtiyacımız var. Örneğin, Zimbabve’deki Dostluk Masası etkinliği topluluğa güvenmenin ve onu güçlendirmenin insanların daha mutlu ve sağlıklı yaşamlar sürmesine nasıl yardımcı olabileceğinin güzel bir örneğini sunuyor.

Çevresel değişimin ortasında hayatta kalmak ve yaşamımızı gelişerek sürdürmek istiyorsak bir araya gelmekten başka çaremiz yok.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Kiffer George Card ve Kalysha Closson’un “It is not just heat waves — climate change is also a crisis of disconnection” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Kaynak Metnin Yazarı: Kiffer George Card (Simon Fraser Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi) ve Kalysha Closson (Simon Fraser Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi).

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

  1. The Lancet (2019, Mayıs). A Commission on climate change. The Lancet, https://doi.org/10.1016/S0140-6736(09)60922-3
  2. Callaway, E. (2017, Haziran). Oldest Homo sapiens fossil claim rewrites our species’ history. Nature, https://doi.org/10.1038/nature.2017.22114.
  3. Sam White, Animals, Climate Change, and History (The University of Chicago Press, 2014), 319-328.
  4. Matthew Hayes, Gringolandia: Lifestyle Migration under Late Capitalism (University of Minnesota Press, 2018), 288.
  5. Dünya Bankası. (2023, Nisan). Kentsel Gelişim. https://www.worldbank.org/en/topic/urbandevelopment/overview.
  6. A. Cox, Daniel. (2021, Haziran). Men’s Social Circles are Shrinking. The Survey Center on American Life, https://www.americansurveycenter.org/why-mens-social-circles-are-shrinking.
  7. Susan Sprecher. (2020, Ekim). Sage Journals, Sayı: 10. https://doi.org/10.1177/2167696820962599
  8. Kaori Okui, Yoshihiro Sawada ve Takehito Yoshida. (2021, Haziran). Human Ecology, Sayı: 49. Sayfa: 353–362. https://link.springer.com/article/10.1007/s10745-021-00237-w
  9. Helmuth, Brian, C. Gouhier, T., Scyphers S. ve Mocarski, J.. (2016, Mayıs). Trust, tribalism and tweets: has political polarization made science a “wedge issue”?. BMC Climate Change Responses, Sayı: 3. https://doi.org/10.1186/s40665-016-0018-z
  10. M. Majer, J., Barth, M., Zhang, H., van Treek, M. ve Trötschel, R.. (2021, Nisan). Resolving Conflicts Between People and Over Time in the Transformation Toward Sustainability: A Framework of Interdependent Conflicts. Frontiers in Psychology, Sayı: 12. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2021.623757
  11. M. Smith, D., Sales, J., Williams, A., ve Munro, S.. (2023, Nisan). Pregnancy intentions of young women in Canada in the era of climate change: a qualitative auto-photography study. BMC Public Health, Sayı: 23. https://doi.org/10.1186/s12889-023-15674-z
  12. Women Deliver. (2021, Ocak). THE LINK BETWEEN CLIMATE CHANGE AND SEXUAL AND REPRODUCTIVE HEALTH AND RIGHTS. Women Deliver, https://womendeliver.org/wp-content/uploads/2021/02/Climate-Change-Report.pdf.
  13. Alan Barreca, Olivier Deschenes ve Melanie Guldi (2018, Haziran). Maybe Next Month? Temperature Shocks and Dynamic Adjustments in Birth Rates. Demography, Sayı: 55, Sayfa: 1269–1293, https://doi.org/10.1007/s13524-018-0690-7.
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...