Bürokrasinin Temel İşlevleri Nelerdir?

felsefe Nedir

Kamu bürokrasilerinin temel işlevi yasaları ve kamu politikası kararlarını uygulamak, sevk ve idare işlerini yerine getirmektir.

Ancak bürokrasiler, bunlara ilave olarak kamu politikaları konusunda hükümetlere öneriler ve projeler hazırlarlar, bazen de kendileri kamu politikası kararları oluştururlar. Yasama organında görüşülen kanun tasarılarının ilk taslakları bürokrasi içinde hazırlanır.

Ayrıca bürokrasiler, devlet yönetiminde istikrar ve süreklilik sağlarlar. Kamu bürokrasilerin yürütmekte oldukları temel işlevlerini “sevk ve idare işleri”, “kamu politikası kararlarının hazırlanması” ve devlet yönetiminde “istikrar ve süreklilik” olmak üzere üç ana grupta toplamak mümkündür.

Sevk ve İdare İşleri

Bürokrasinin ana işlevi, yasaları ve siyasaları uygulamak/yürütmek ve böylece yönetim işini sevk ve idare etmektir. Bürokrasinin kimi zaman “idare” olarak anılmasının, buna karşılık siyasi yürütmenin “hükümet” diye adlandırılmasının sebebi budur. Bu ayırım, siyasetçilerin siyasa ya da kamu politikası üretme rolü ile bürokratların siyasaları icra etmek rolü arasında net bir çizgi çizilebileceği anlamına gelebilir. Nitekim geleneksel yönetim anlayışı, siyaset-yönetim ayırımını savunmuştur. Ancak bu kesin ayırım, uygulamada yanıltıcı olabilir. Birinci olarak bir kamu politikası kararının nasıl uygulanacağı konusu, çoğu zaman çeşitli ayrıntılar içereceği ve bu idari ayrıntıların memurlara bırakılması gereği, bürokratlara geniş bir ihtiyat payı ya da takdir yetkisi ortaya çıkarabilmektedir. İkinci olarak bürokrasi üzerinde siyasi kontrolün derecesi, devletten devlete önemli ölçüde değişmektedir. Kimi devletlerde bürokratlar, sıkı denetime tabi tutulurken kimilerinde ise geniş bir idari özerklikten yararlanmaktadır. Üçüncü olarak bürokratlar, teknik uzmanlıkları ve deneyimleri nedeniyle ileride uygulanacak çoğu kamu politikasının belirlenmesinde temel rol oynamaktadırlar (Heywood, 2007: 513-514).

Kamu Politikası Kararlarının Hazırlanması

Bürokrasinin siyasi önemi, siyasa için gerekli bilginin ve hükümetin ihtiyaç duyduğu danışmanlık hizmetinin başlıca sağlayıcısı olması rolünden kaynaklanmaktadır. Hükümetlerin ihtiyaç duydukları teknik bilgi ve uzmanlık, büyük ölçüde bürokrasi tarafından yerine getirilir. Bürokraside bu rolü, orta ve alt kademedeki çalışanlardan daha ziyade genellikle üst düzey kamu görevlileri yerine getirmektedir. Bu nedenle üst düzey kamu yöneticilerin bu rollerinin siyasi ve idari niteliği konusu karmaşık bir nitelik göstermektedir. Kamu politikası ya da siyasa üretmekle siyasa tavsiyesi sunma veya hazırlama arasında net bir ayırım yapmak kolay değildir. Kamu politikası kararları, bürokrasinin sağladığı ve yönettiği bilgiye dayanır. Çoğu bilgi bürokrasinin içinde üretilir, saklanır, değerlendirilir, biçimlendirilir ve bürokrasinin tercihlerine göre servis edilir. Dolayısıyla kamu politikası kararının içeriği, sunulan bilginin niteliğinden etkilenir. Hükümetin sorumluluğu arttıkça kamu politikası daha karmaşık hâle geldikçe siyasetçilerin “profesyonel” bürokratlara bağımlı olmaları kaçınılmazdır (Heywood, 2007:514-515).

Bu değerlendirme, yalnız kamu politikası kararları için geçerli değildir. Parlamentoların temel müzakere malzemesi olan kanun tasarılarının hazırlanması, büyük ölçüde bürokrasi içinde gerçekleştirilir. Ayrıca ikincil mevzuat denilen yönetmeliklerin hazırlanması ve sonuçlandırılması yine bürokrasinin içinde yürütülür. Kanun, tüzük, yönetmelik ve hükümet programlarının uygulamasına dönük olarak kamu kurum ve kuruluşlarının değişik zamanlarda yayınladıkları “genelge”lerin, bizim gibi ülkelerde yönetimin günlük işleyişinde çok önemli olduğu düşünüldüğünde bürokrasinin, idari işlerin dayanağı olan temel kuralların ve politikaların belirlenmesindeki rolünün ne kadar etkili olduğu kendiliğinden anlaşılır.

İstikrar ve Süreklilik

Bürokrasilerin üçüncü görevi, devlet yönetimi ve siyasal sistem içinde bir istikrar ve süreklilik unsuru olmasıdır. Demokratik ülkelerde seçimler, bir hükümeti iktidardan indirip diğer birini işbaşına getirdiği hâlde, kamu bürokrasileri herhangi bir düzensizliği yol açmadan, kendilerini yeni yöneticilerine (bakanlara, hükümete) uydurarak çalışmaya devam ederler. Seçimler, anayasal düzenlerini yeterince kuramamış ülkelerde yalnızca hükümetleri değil, aynı zamanda rejimi de değiştirebilir fakat yönetim/bürokrasi ve bürokratlar yine de yerinde kalır ve işlerini yürütmeye devam eder. Bu nedenle “hükümetler değişir, idare/bürokrasi yerinde kalır” sözü bir klişe hâline gelmiştir. Siyasi istikrarsızlığın çok sık görüldüğü gelişmekte olan ülkelerde eğitimli ve deneyimli bürokratlardan oluşan bürokratik düzenin varlığı, devlet yönetiminin düzenli tarzda işlemesinin önemli güvencelerindendir.

Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3448, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2296

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*