Eğitim Psikolojisi ve Öğretmen

felsefe Nedir

İnsanoğlunun dünyadaki serüvenine neredeyse eşdeğer sayılabilecek konulardan biri de eğitimdir. Eğitim, insanlık tarihi kadar eski bir araştırma alanı olmasına rağmen bilim olma yolundaki çabaları oldukça yenidir.

Eğitim; ilkel insandan günümüz modern insanına kadar gerek bireysel gelişim bakımdan gerekse toplumsal gelişim bakımından daima ilerlemenin, hayata uyum sağlamanın en önemli anahtarı olmuştur. İnsanoğlunun ürettiği maddi ve manevi kültürün bireyden bireye aktarılması işi eğitim yoluyla olagelmiştir. Ulusların en büyük zenginlik kaynağı sahip oldukları insan gücü kaynağıdır. Bugün en büyük yatırım insana yapılan yatırımdır.

Eğitim insana yapılan en önemli yatırımlardan biridir. Ülkelerin kalkınmışlıklarının göstergelerinden biri de insanların eğitim düzeyidir. Kalkınmış ülkelerde eğitime ayrılan bütçe, diğer alanlara ayrılan bütçeden çok daha fazladır. Kalkınmış ülkelerde zorunlu eğitim süresinin daha uzun ve eğitimin kalitesinin daha iyi olduğu bilinmektedir. Geri kalmış ülkelerin önemli sorunlarından biri de eğitim sorunudur. Bir ülkenin kalkınmasıyla sahip olduğu nitelikli insan gücü arasında çok yakın bir ilişki vardır.

Bireyin bir meslek sahibi olması başka bir deyişle toplumun nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi eğitimin işidir. Eğitimin amacı, bireyi kendisi ve toplumu için bedence ve ruhça sağlıklı, kendisiyle ve çevresiyle barışık, toplumunu ileriye taşıyabilecek, kendi ayakları üzerinde durabilen aktif bireyler olarak yetiştirmektir. İnsan gücünün yetiştirilmesinde en önemli görev öğretmenlere düşmektedir. İstediği kadar gerçekçi eğitim hedefleri belirlensin, programlar düzenlensin, modern araç-gereç ve yöntemler kullanılsın, eğer öğretmenler yeterli değilse eğitimde istenilen çıtanın yakalanması mümkün değildir. Çünkü etkili bir eğitim ortamının oluşması öğretmene bağlıdır.

Öğretme işi eğitim sisteminin merkezinde yer alır. Öğretme sürecinin merkezinde de öğretmen vardır. Öğretme-öğrenme sürecinin etkili olabilmesi için öğretmenin eğitim bilimine ilişkin bilgilerle donanmış olması gerekir. Öğretme-öğrenme sürecinin yaşandığı yer olan sınıfların etkili ve verimli olması, derslerin korkutucu ve sıkıcı olmaktan çıkarılıp eğlenceli etkinliklere dönüştürülmesi, öğrencilerin genel ve akademik anlamda başarılı olabilmeleri için, öğretmenlerin, öğrencilerin içinde bulundukları yaşa ilişkin özelliklerin ve öğrenme-öğretme ilke ve kuramlarının neler olduğu konularında, yani eğitim psikolojisi konusunda donanımlı olmaları gerekir.

Araştırmalara göre etkili bir öğretme-öğrenme yaşantısının oluşması için öğretmenlerin en az dört çeşit bilgiye sahip olmaları gerekir. Bunlar;

  • Alan bilgisi, öğretmenin alanında sahip olduğu bilgiyi ifade eder. Yani öğretmenin alanında bilgili olması gerekir.
  • Pedagojik alan bilgisi, öğrenciye konunun anlamlı hâle getirilmesi için öğretilecek konunun düzenlenmesi ve uygun yollarla sunulması, yani öğretmenin pedagojik alan bilgisine sahip olması gerekir. Pedagojik alan bilgisi kısaca bilgi ve becerinin nasıl öğretileceği bilgisi demektir. Bunun içinde farklı konular farklı stratejiler gerektirdiği için öğretmenin alanına uygun farklı yöntem ve teknikleri bilmelidir.
  • Öğretmen, alan bilgisi ve pedagojik alan bilgisinin yanında öğretimi ve sınıf yönetimini içeren genel pedagojik bilgiye de sahip olmalıdır. Yani öğretmen, öğretme kuramlarını ve etkili bir öğrenme çevresi oluşturmak için sınıfın nasıl yönetileceğine ilişkin bilgiyle donanmış olmalıdır.
  • Etkili bir öğretme-öğrenme sürecinin gerçekleştirilebilmesi için öğretmenin öğrencilerine ilişkin birçok bilgiye sahip olmasını gerekir. Öğretmen öğrencilerini ne kadar iyi tanırsa ne kadar çok özellikleri hakkında bilgi sahibi olursa öğretim o denli etkili ve verimli olur.

Öğretmenin temel görevi, etkili bir öğretim ortamı düzenleyerek öğrenmeyi sağlamaktır. Öğretmen bu temel görevini yerine getirirken bazı etkinlikleri gerçekleştirmelidir. Bu etkinliklerden biri, öğretim planlarının hazırlanmasıdır. Bunun içinde öğretmen derse girmeden önce yıllık ve günlük planlarını hazırlamalıdır. Öğretim planlarının hazırlanmasında; dersin hedef ve davranışlarının belirlenmesi, hedef ve davranışların kazandırılmasında uygun yöntem ve tekniklerin belirlenmesi, öğretimi kolaylaştırıcı araç ve materyalleri seçmesi ve hedeflere ulaşma derecesinin tayininde değerlendirme etkinliklerini belirlemesi gerekir.

Etkinliklerden bir diğeri, öğrenme yaşantıları düzenlemedir. Öğretmen sınıfa girdiğinde önceden belirlediği planını uygulamaya koyar. Bunun için öğrencilerini öğrenmeye karşı güdüler, yer yer öğrencilerinin davranışlarını uygun pekiştireçlerle yönlendirir ve böylece öğrencilerinin derse aktif katılımlarını sağlamış olur. Her sınıfta farklı özelliklere sahip öğrenciler bulunmaktadır. Bu öğrencilerin birlikte uyum içinde çalışmalarını sağlamak için öğretmenin iyi bir yönetici, yani sınıf lideri olması gerekir.

Etkinliklerden bir diğeri de değerlendirmedir. Öğretme-öğrenme süreci sonunda, öğrencilerin daha önceden kazandırılmaya çalışılan hedef ve davranışları kazanma derecelerini belirlemek amacıyla değerlendirme yapılmalıdır. Öğretmen, bu değerlendirme sayesinde hem öğrencilerdeki öğrenmeye ilişkin eksiklerin neler olduğu görebilir hem de uygulamaya koyduğu plandaki eksikliklerin düzeltilmesi fırsatını bulur.

Yukarıda ifade edilen görevlerin yerine getirilmesi için iyi bir öğretmende bulunması gereken beceri ve özellikler nelerdir sorusuna cevap vermek gerekir. İyi bir öğretmende bulunması gereken beceri ve özellikler aynı zamanda iyi bir öğretimin de unsurlarını oluşturmaktadır. İyi bir öğretmenin sekiz temel özelliği vardır. Bu özellikler;

  • Konu bilgisi
  • Karar verme
  • Eleştirel düşünce ve problem çözme becerisi
  • Kendini tanıma ve kendini düzeltme
  • Yansıtma
  • Öğrencileri tanıma ve öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını bilme
  • Eğitimle ilgili yeni bulguları uygulama
  • Öğretme ve iletişim becerisi

Okullarda öğretmenler; bilgi aktaran bireyler olarak değil, öğrenciyi yönlendiren, rehberlik eden, tutum ve davranışlarıyla, bilgisi ve kültürüyle, kişiler arası becerileriyle iyi örnek olan alanının uzmanı kişilerdir. Bu yüzden nitelikli öğretmene sahip olmak için, öğretmen adaylarının çok iyi seçilmesi, yetiştirilmesi ve çok iyi sosyal ve ekonomik imkânlarla istihdam edilmesi gerekir.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM PSİKOLOJİSİ, Yrd. Doç. Dr. Muhammed ÇİFTÇİ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*