Bazı Filozofların Ahlak Anlayışları

Bergson

• Ona göre doğru bilginin ölçütü sezgidir.
• İnsan neyin iyi neyin kötü olacağını ancak sezgi ile kavrayabilir.
• İnsan, içinden gelen sezgiye uyarak hareket ederse (yoksula yardım edip etmeme gibi) iyi olanı, ahlaki olanı yapmış olur.

Mill

• İyi ve kötünün ölçütü faydadır.
• İyinin ölçütü olan mutluluk, yalnızca eylemde bulunanın değil, ilgili herkesin mutluluğudur.
• Mill, çok sayıda insana en yüksek mutluluğu verebilmek ilkesini benimser.
• Böylece evrensel ahlak yasasının varlığını kabul eden Mill, bunu mutluluk gibi öznel bir ilkeye dayandırmış olmaktadır.

Bentham

• Yaşamda değerli olan şeyin haz olduğu görüşündedir.
• Ona göre en yüce haz, olabildiğince çok sayıda insana en yüksek düzeyde fayda sağlayan hazdır.
• Bu anlayışa göre insan yalnızca kendi hazzını ya da mutluluğunu değil, birlikte yaşadığı diğer insanların da yararını ve mutluluğunu düşünmelidir.
• O halde tek başına insan için değil, herkes için faydalı olan, yasa olarak kabul edilmelidir.

Sokrates

• İnsanın eylemlerini belirleyen bir takım temel normlar ve değerler vardır.
• Bu değerlerin kaynağı insanda değildir.
• İnsanın nasıl eylemde bulunacağına, bu değerler ışığında akıl karar vermelidir.

Platon

• Bir eylemin iyi ya da kötü olmasını, “İyi ideası”na uygun olup olmamasına bağlıyor.
• İnsanın en yüksek amacı, İyi ideası’na ulaşmaktır.

Aristoteles

• Aristoteles’e göre insan, mutluluğa ulaşmak için aşırı uçlardan kaçınmalı, orta yolu seçmelidir.
• Gözü kara ile korkaklık arasında orta yol olan cesareti, müsriflik ile cimrilik arasında orta yol olan cömertliği seçmelidir.

Spinoza

• Spinoza’ya göre evren, “Makro Kozmos” ve “Mikro Kozmos” olarak ikiye ayrılmıştır.
• Başlangıçta bir olan bu iki evren, insanın duygu ve tutkularının esiri olası yüzünden ayrışmıştır.
• Neyin iyi, neyin kötü olduğu Makro Kozmosun doğasında belli ve gizlidir.
• İnsan duygu ve tutkularının esiri olmaktan kurtularak “Makro Kozmos”un doğasına geri dönüp bu ilkelere sahip olmalıdır.

Kant

• Kant’a göre ise ahlâki eylemin amacı mutluluk değil “ödev” olmalıdır.
• Ödev, iyiyi istemedir. Bunun gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi önemli değildir.
• Ona göre bir eylem, “ödev” duygusundan dolayı gerçekleştirilmişse, ahlakidir.
• Kant’a göre bir eylemin gerisindeki ilke, eylemin kendisinden ve sonucundan daha önemlidir.
• “Öyle davran ki, eylemine ölçü aldığın ilke, tüm insanlar için genel bir yasa haline gelebilsin” ilkesi onun evrensel ahlak anlayışını ortaya koymaktadır.
• İnsanlar, ahlak yasalarını tüm insanlar için geçerli olabilecek şekilde koydukları için evrensel ve mutlaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*