Felsefe hakkında her şey…

Aşkın etik ve siyasal yansımaları

05.02.2023
430
Aşkın etik ve siyasal yansımaları

AŞK ETİĞİ

Aşkın etik sureti, onun ahlaki yeterliğini, alması ya da almaması gereken biçimleri içerir. Aşk etiği, kişinin kendini ya da herhangi bir şey’i sevmesinin ahlaken kabul edilebilir olup olmadığı sorgular.

Aşk etiğinin ana soru alanında şunlar yer alır:

  • Kendini ya da bir başkasını sevmek, kişisel bir yükümlülük müdür?
  • Ahlaki olarak düşünen birisi, bütün insanları eşit biçimde sevmeyi mi amaç edinmelidir?
  • Tarafgir bir sevgi, ahlaki olarak kabul edilebilir veya buna izin verilmesi mazur görülebilir midir?
  • Aşk yalnızca etkin kişinin anlamlı bir ilişki kurabileceği kişileri mi kapsamalıdır?
  • Aşkın amacı cinsel arzuyu veya fiziksel görünüşü aşmak mı olmalıdır?
  • Romantik, cinsel aşk kavramları aynı cinsiyeti taşıyan bireylerden oluşan çiftler için uygun olabilir mi?

Görüleceği üzere aşk etiği doğal olarak cinsel aktivitenin uygunluğu, üreme, heteroseksüel ve homoseksüel eğilimler vb. konu alanlarına bölünmektedir.

AŞKIN POLİTİĞİ

Siyaset felsefesi alanında aşk üzerine farklı bakış açılarıyla çalışmak mümkündür. Örneğin aşk, bir grubun (erkekler) diğerine (kadınlar) karşı olan sosyal egemenliğinin belirginleşmesi olarak yorumlanabilir. Toplumsal zeminde inşa edilen aşk dilinin ve görgü kurallarının erkekleri daha güçlü kılmak ve kadınları sistemin dışına itmek için tasarlandığı fikri bu bağlamda ele alınabilir.

Bu teoriye göre aşk, ataerkil toplum düzeninin bir ürünüdür. Bu da Karl Marx’ın din (toplumların afyonu) görüşüne benzer biçimde aşkın da kadınların afyonu olduğu şeklinde yorumlanabilir. Bunun anlamı kadınların, kendilerini “aşk”, “âşık olmak”, “birine tutulmak” vb. ifadelerden dillerini ve düşüncelerini kurtardıklarında güce kavuşabilecekleridir.

Bu teori, sosyal ilişkileri (kültür, dil, politika ve kurumlar bütününü) insanları sınıflara, cinsiyetlere ve ırklara ayıran daha derin sosyal yapıların bir yansıması olarak gören feminizm ve Marksizm için oldukça çekicidir.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...