Felsefe hakkında her şey…

Satranç neden millî eğitimin bir parçası olmalıdır? Satrancın eğitime faydaları nelerdir?

03.09.2023
232
Satranç neden millî eğitimin bir parçası olmalıdır? Satrancın eğitime faydaları nelerdir?

Satranç okullardaki en önemli kulüp, oyun ve eğitim etkinliklerinden birisidir. Hatta kimi ülkeler satrancı çocuklara düşünmeyi ve başarısızlıkla mücadele etmeyi öğrettiği için okullarda zorunlu ders olarak okutma kararı almış durumdadır.

Satranç mantıksal düşünme becerisini ve hafızayı geliştirir ve öğrencilere yenilgiyle nasıl başa çıkacaklarını öğretir. Başka bir deyişle, satranç hayatın metaforik bir hazırlığıdır.

“Kale B8’e”. “Şah mat”. Bir satranç oyununda güçlü bir rakibi yenme hissi gibisi yoktur: Akılların muhteşem çatışması.

Satranç küresel bazda hâlâ çok popüler bir oyun; ancak özellikle Doğu Avrupa’da daha özel bir ciddiyetle ele alınmaktadır. Örneğin Ermenistan, 2011 senesinin eylül ayında satrancı altı yaşın üzerindeki tüm öğrenciler için zorunlu ders hâline getirmiştir. Bulgaristan Ulusal Olimpiyat Komitesi ve Dünya Satranç Federasyonu gibi önemli satranç örgütleri satrancın olimpik spor olarak tanınması için lobi faaliyetlerinde bulunuyor.

Bu çabaların boşa olmadığı açıktır. Zira yakın zamanda yapılan bir çalışmada satrancın “bilişsel yetenekler, başa çıkma ve problem çözme kapasitesi ve hatta çocukların sosyo-duygusal gelişimi” ile yakından ilişkili olduğuna dair birçok veriye ulaşılmıştır. 1 Elbette, bu bir gözlemsel çalışma olduğu için, bulguların üçüncü bir faktörden veya zeki, gelişkin çocukların satranç oynamaya daha meyilli olma ihtimalinden kaynaklanıyor da olabilir.

Satranç hayatın metaforik bir hazırlığıdır

Satranç sadece zihnin eğitilmesine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda ilgililerine temel yaşam becerilerini de öğretir. Bazı kültürlerde kimsenin duygularının incinmemesi için kazananların yanında kaybedenlere de ödül verilir. Ancak okullar insanlara gerçekleri öğretmelidir: Bazen kaybedersiniz. Bu oldukça önemli bir derstir ve küçük yaşta öğretilmelidir.

satranç, satranç tahtası, satranç oynayan insanlar, satranç oyunu, okullarda satranç, satranç turnuvası

Satrancı bu kadar büyüleyici yapan şey, olasılıksal olarak hiçbir oyunun asla aynı şekilde tamamlanamayacak olmasıdır. Gerçekte entelektüel pısırıkların kaçış oyunu olan dama dahi yüz milyarlarca olası dizilişe sahiptir. Kanada’nın Alberta Üniversitesinde geliştirilen “Chinook” adlı bilgisayar programı, damayı kusursuz biçimde oynamayı ve en usta dama oyuncularına bile maç vermemeyi başarmıştır. Bilim insanları, dama oyununa ait tüm olası hamleleri içeren “500 milyar kere milyar kombinasyonu” bilgisayara yükleyerek bunu başarmışlardır. 2 Ancak satranç damadan çok daha karmaşıktır ve bir bilgisayarın satranç oyununu “çözmesi” şimdilik pek olası görünmemektedir.

Okulda satrancın önemi

Neredeyse herkes çocuklarının sağlam bir ilköğretim ve ortaöğretim eğitimi almadığından endişe duyuyor. Belki de satranç, mantığın ve aklı doğru kullanmanın öğretilmesine eğlenceli bir araç olarak okul müfredatlarına dâhil edilmelidir.

Satranç mantıksal düşünmeyi ileri seviyeye taşır. Karar verme becerilerini geliştirir. Hafızayı dinç ve güçlü tutar. İradeyi etken kılar. Kazanmaya motive eder. Yenilgiyle nasıl başa çıkılacağını öğretir. Satranç, okullarda ders olarak verildiğinde, bütün bunları aynı anda yapabilecek tek derstir.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Alex Berezow’un “Why chess should be required in school” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Kaynak Metnin Yazarı: Alex Berezow, gazeteci ve yazardır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

  1. Ramón Aciego , Lorena García ve Moisés Betancort, “The Benefits of Chess for the Intellectual and Social-Emotional Enrichment in Schoolchildren”, The Spanish Journal of Psychology, 15/2 (2013): 551-559.
  2. Jonathan Schaeffer, Neil Burch, Yngvi Björnsson, Akihiro Kishimoto, Martin Müller, Robert Lake, Paul Lu ve Steve Sutphen, “Checkers is solved”, Science, 317/5844, (Eylül, 2007), 1518-1522.
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...