Felsefe hakkında her şey…

Algıda Hipotez Testi Nedir?

23.11.2019

Aşağıda verilen şekil, algının, gerçekliği otomatik denilebilecek bir tarzda yorumlamaktan ibaret bir süreç olmadığını açığa çıkarır.

Algı, uyaranların üzerinde aktif olarak çalışılan bir süreçtir. Çoğu zaman uyaranın tek mantıklı yorumu varmış gibi algılama deneyimi yaşadığımız için, algının aktif bir doğası olduğunun pek farkına varmayız. Bu yüzden, bu tür eşit derecede farklı yorumlara açık şekiller algının aktif doğasını göstermede çok işe yararlar. O halde, “algılama, duyusal mesajların en iyi nasıl yorumlanacağının araştırılması olarak düşünülebilir” (Atkinson, Atkinson ve Hilgard, 1995; s. 204). Algının nasıl yorumlanacağına karar verme işlemi, hipotez test etme sürecidir. Yani, gerçekliğin ne olduğuna dair her karar verdiğimizde, biz aynı zamanda gerçekliğe ait kurduğumuz hipotezlerden birini doğrulamış oluyoruz. Yukarıdaki şekilde gerçekliğe dair her iki hipotez aynı anda doğru ya da yanlış olduğu için, gerçekliğin ne olduğuna dair bir karar veremiyoruz. Ancak gerçek dünyada böyle bir durumda kalmazdık; zira üç boyutlu dünyada elimizde daha fazla ipucu olurdu ve kararımızı daha kolay verirdik.

Algının, gerçekliğe ait hipotezler kurarak, bu hipotezi test ettiğimiz bir süreç olduğunu ileri süren kurama analiz-sentez kuramı adı verilir. Bu kurama göre, kişi, karşılaştığı nesnenin özelliklerini analiz eder. Bu özellikler, bağlara ve geçmiş deneyimle ışığında, gerçekliğe ait olabilecek en iyi tahmini oluşturmaya çalışır. Gerçekliğe ait en iyi tahmini yaptığında, sentez gerçekleşmiş olacaktır. Analiz-sentez süreci, bir uyaranla karşılaşıldığında başlar ve iki aşama halinde işler: İlk aşamada içinde bulunulan öznel koşullar (bağlara, deneyimler vs.) ışığında bir hipotez oluşturulur. Ve oluşturulan hipotezle ilişkili olduğu düşünülen şema bellekten geri çağrılır (Şema, bir uyarıcıya ait bellekte sakladığımız bilgilerin toplamıdır).

İkinci aşamada uyaranın özellikleri, bellekten geri çağrılan şemayla karşılaştırılır. Eğer karşılaştırma sonucu, uyaranın özellikleri şemaya uymuşsa, yani bu ikisi birbirine eşlenmişse hipotez doğrulanır ve nesne tanınmış olur, böylece algısal süreç tamamlanır. Ama eğer eşleşme olmazsa, yeniden hipotez kurup test etmek gerekecektir. Bu bilişsel süreç gerçeklik hakkında karar verene kadar devam eder. Diğer bir ifadeyle, bilişsel sistemimiz aktif bir biçimde uyaran! bellekten geri çağırdığımız şemalar üzerinden anlamlandırmaya çalışır. Uyaranın anlamı, uyaranın kendisinde değil, onu algılayan kişidedir.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Psikolojiye Giriş” ve 2. Sınıf “Deneysel Psikoloji”, 4. Sınıf “Sosyal Psikoloji” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...