İslam Felsefesi Nedir?

İslam felsefesini, İslamî felsefe ve İslam dünyasında gelişen felsefi akımlar olarak iki gruba ayrılarak değerlendirmek mümkündür.



İslamiyet öncesi dönemde Doğu’daki çeşitli merkezlerde (Antakya, Harran, İran ve İskenderiye gibi) açılan okullarda Antik Yunan felsefesine dair çeviriler yapılmıştır. Özellikle Yunan (Grekçe) dilinden Süryaniceye yapılan çeviriler, Doğu ile Batı arasındaki coğrafyayı Antik Yunan felsefesiyle tanıştırmıştır. İslam medeniyetinin hızla yayılması çok farklı kültürlerin birbiriyle etkileşim kurmasını sağlamış; bilim, sanat ve felsefede önemli gelişmeler oluşturmuştur. Özellikle Bağdat bu gelişmelerin merkezi konumuna gelmiştir. İslam felsefesi; MS 7-12. yüzyıl arasında İslam dininin kabul gördüğü, bünyesinde farklı milletlerin bulunduğu geniş bir coğrafyada ortaya çıkmış ve yayılmıştır.

İslam düşünürlerinin Antik Yunan felsefesi üzerine düşünme ürünleri oluşturması, Batı’nın tekrar Antik Yunan felsefesinden etkilenmesine neden olmuş ve bu durum, zamanla Batı’da Rönesans’ın oluşmasına zemin hazırlamıştır.



İslam coğrafyasında ilim açısından elverişli ortam, İslamî ilimler dışında çeşitli bilimsel ve felsefi çalışmaların yapılmasını sağlamıştır. İslam felsefesi, sadece Müslümanların geliştirdiği bir felsefe değildir. İslam coğrafyasında yaşayan farklı dinlere mensup veya herhangi bir dine mensup olmayan filozofların yapmış olduğu felsefi çalışmalar da İslam felsefesi altında incelenir. Dolayısıyla İslam coğrafyasında çeşitli felsefi görüşler ve bunların etrafında şekillenen okullar vardır.

Temelde özü itibarı ile dogmatik olan din ile felsefenin beraber nasıl değerlendirilebileceği tartışmalı olsa bile, İslam dünyasında felsefe Orta Çağ batı dünyasından çok daha müsamahalı karşılanmıştır. Bunun bir nedeni İslam dininin temel esaslar dışında ferdî düşünceye serbestlik tanıması, imanî esasları alenen zedelememek şartıyla düşünceye verdiği özgürlük, diğer bir nedeni de aklî ilimlerin gerek siyasi otoriteler gerekse dinî otoriteler tarafından sürekli desteklenmiş olmasıdır. Bu sayede İslam coğrafyasında ve özellikle Arap dünyasında felsefe gelişmiş, gelişen felsefe de formel, doğa ve insani bilimlere de katkılar sağlamıştır. O dönemin Batı dünyasından oldukça üstün bir konuma sahip olan İslam felsefesi 14. yüzyılın sonlarına kadar zirvede tutunmuştur.

İslam Felsefesinin Genel Özellikleri Şunlardır:

- Antik Yunan felsefesinden etkilenilmiştir.
- Akıl, iman ve inanç gibi konular tartışılmıştır.
- İslam felsefesinden önceki problemler tartışılmıştır.
- Çeviri faaliyetleri yapılmıştır.
- Felsefeyi gelişimine katkı sağlanmıştır.
- Batı felsefesini etkilemişlerdir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı, MEB Ders Kitabı



Ayrıca lütfen bakınız:

- İslam felsefesinde yaratıcının varlığını kanıtlama problemi
- İslam felsefesinde irade özgürlüğü problemi
- İslam felsefesinde toplumsal yaşama dönük problemler
- İslam felsefesinde bilgi problemi
- İslam felsefesinde inanç akıl ilişkisi
- İslam dünyasında felsefenin ortaya çıkışı
- Osmanlı’da düşünce hayatı ve felsefe
- Zühd hareketi ve tasavvuf
- İbn Sînâ kimdir?
- Kelâmın doğuşu
- Tercüme hareketi ve felsefenin İslam dünyasına aktarılması
- İslam felsefesinde ortaya çıkan felsefi akımlar nelerdir?
- Dehriyye nedir?
- Tabîiyye nedir?
- Meşşâiyye nedir?
- İhvân-ı Safâ nedir?
- İşrâkiyye nedir?
- Osmanlı’da düşünce hayatı ve felsefe