Yansıtıcı Düşünme Nedir?

felsefe Nedir

Üst düzey düşünme türlerinden birisi de yansıtıcı düşünmedir. Yansıtıcı düşünme, yapılandırmacı anlayışta oldukça önemlidir. Çünkü öğretimde yansıtma sayesinde, kişi deneyimlerini yeniden yapılandırma olanağı bulmaktadır.

Dewey de benzer şekilde eğitimin deneyimlerin yeniden yapılanması olduğunu belirterek, bu durumun eğitimin kalitesini değiştirdiğini ve bu sürecin yansıtıcı düşünme sürecini oluşturduğunu ileri sürmektedir. Bu yansıtma süreci basitçe, öğrenme-öğretme süreci sırasında ve sonrasında, öğrenme ortamında neler olup bittiğini düşünmek ve bu düşünceler ışığında birtakım değişiklikler yapmak olarak açıklanmaktadır.

Dewey tarafından geliştirilen yansıtıcı öğretim; başkalarına önem vermeyi ön plana çıkaran, öğretimde yapılandırmacılığı esas alan bir sorgulama yaklaşımı ve yaratıcı sorun çözme etkinlikleri bütünüdür. Dewey, toplumun en önemli gereksinimi, öğrencilerin okulda öğrendiklerini yaşama yansıtmayı öğrenmeleri olduğunu ifade etmiştir. Dewey’e göre yansıtıcı düşünme, herhangi bir düşünce ya da bilgiyi dikkatli bir biçimde çok yönlü düşünme olarak tanımlamaktadır.

Günümüzde öğrenme ortamlarında öğretmenlerin karşılaştıkları güçlüklerden biri de bazı öğrencilerin aslında bazı konularda bilgi sahibi olmalarına karşın öğretmenlerinin sordukları sorulara cevap verememeleridir. Bir başka problem ise öğrenme ortamlarında öğrendikleri bazı bilgileri diğer derslere ya da daha önemlisi gerçek yaşama aktaramamalarıdır. Bir öğrenci sınavdan 90 aldığında eve gelir gelmez “Anne! Sınavdan 90 aldım” derken aynı öğrenci başka bir sınavdan 40 aldığında bu kez “Öğretmen 40 verdi.” demektedir. Ya da devamsızlıktan kalan bir üniversite öğrencisi sanki okula her hafta gitmiş de öğretim elemanı onu derse almamış gibi “hoca beni devamsızlıktan bıraktı” diyebilmektedir. Ya da bir öğretim elemanı sınıfındaki öğrencilerinden neredeyse tamamı dersinden kaldığında kendisinde hiçbir kusur görmeyip bu durumun sorumlusu olarak sadece öğrencilerini görebilmektedir. Oysa düşük not almada öğrencinin payı olabileceği gibi bu kadar çok öğrencinin başarısız olduğu bir sınıfta öğretim elemanının da bu başarısızlıkta payı olabileceği düşünülmelidir. Bu durumda öğrenci ya da öğretim elamanının bu sorumluluğu başkalarında aramaları yerine bir nevi aynaya bakarak aynada kendi yansımalarını görmeleri gerektiği söylenebilir.

Yansıtıcı düşünme, kişinin kendi öğrenmelerini göz önünde bulundurmasıdır. Kişisel başarıları ve başarısızlıkları, hangi isteklerinin gerçekleşip, hangilerinin gerçekleşmediğini ve gelişme için neye ihtiyacı olduğunu bilmesini içerir. Eğitimle ilgili konularda bilinçli ve mantıklı kararlar alma ve sonra bu kararların sonuçlarını değerlendirme sürecidir. Yansıtma sadece fikirlerin art arda sıralanması değildir. Her bir başlangıç bir önceki çıktının doğruluğuna bağlıdır. Yansıtıcı düşünmenin ardışık bölümleri, karışık bir biçimde değil, birbirlerini destekleyerek ortaya çıkar. Her aşama bir sonraki için bir katkı sağlar. Dewey’e göre, herhangi bir düşünce ya da var olduğu sanılan bilginin, o düşünce ya da bilgiden elde edilecek sonuca ulaşmasını destekleyen kanıtların ışığında etkin, tutarlı ve dikkatli bir şekilde ele alınması yansıtıcı düşünceyi oluşturur.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM FELSEFESİ, Yrd. Doç. Dr. Tugay TUTKUN

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*