Tıp Etiği Nedir?

Felsefe Genel
Felsefe Genel

Tıp etiği en eski ve en yaygın meslek etiğidir.

Bunda tıbbın ilgilendiği sorunların çok daha can yakıcı olmasının bir payı olduğu gibi, tıpta teknoloji kullanımının da önemli bir payı vardır.

Tıpta kullanılan teknolojik ürünlerin hasta sayısının çokluğu karşısında yetersiz kalması, hangi hastalara öncelik verileceği sorusunu gündeme getirmiştir. Örneğin 2020 senesinde dünya genelinde yüz binlerce insanın ölümüne sebep olan Kovid-19 salgını sürecinde yaşananlar buna açık ve net biçimde karşılık gelmektedir. Bu salgın sürecinde Avrupa’da birçok ülke, hasta sayısı karşısında yetersiz kalan solunum cihazlarının kullanımı için hastaları yaş skalasına göre ayırmış ve önceliği genç hastalara vermişlerdir.

Bunun yanında tıpta teknolojik cihazlar ya da yöntemler kullanılarak insan bedenine yapılan müdahaleler, yaşamı uzatmaya yarayan, ama insanca yaşama olanağını azaltan tedavi yöntemleri, “her ne koşulda olursa olsun daha uzun yaşatma” kuralına bağlılık, zaman zaman itirazlarla karşılaşmış, bu tartışmalardan tıp etiği doğmuştur.

“Hekimlik etkinliği, yapılan işlerin teknik açıdan etkili bir şekilde gerçekleştirilmesinden ibaret değildir. Hasta insanla, onun bedeninin durumuyla ve yaşam durumuyla ilgilenme hekimliğin görev alanı içindedir. Hekimlik etkinliği, sadece teknik gerekleri yerine getirmekle yetinemez, aynı zamanda hem pragmatik buyruklar hem de hastanın kişi olarak tanınmasını gerektiren ahlak buyruğunu yerine getirmek durumundadır.” (Koslowski 2009, s. 47).

Hekimlik teknik, pragmatik ve etik boyutları olan bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. Bunlardan birisi eksik olursa sorunla karşılaşılmaktadır. Bu nedenle hekimlik etkinliğini, hekimlik sanatı kadar hekimlik etiğinin de belirlemesi gerektiği söylenmektedir. Bunun arkasında yatan neden ise hekim ile hasta, uzman ile uzman olmayan arasında giderilmesi güç olan asimetridir. Hekim bilgili hasta bilgisizdir. Hekim konum olarak güçlü hasta güçsüz ve çoğunlukla hastalık karşısında çaresizdir. Bu durum ise sıkça suistimallere yol açabilmektedir. Hekimin gereksiz olduğunu bildiği bir ameliyatı salık vermesinde olduğu gibi, bilginin kötüye kullanımı bir etiğe gereksinimi acil bir talep haline getirmektedir (Koslowski 2009, s. 5455).

Hazırlayan: Ömer Yıldırım
Kaynak: T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2356, AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1353, Prof. Dr. Sevgi İYİ, Prof.Dr. Harun TEPE

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*