Felsefe hakkında her şey…

Peter Lombard

09.03.2024
76
Peter Lombard

Peter Lombard ya da Petros Lombardos MS 1100 ila 21-22 Ağustos 1160 tarihleri arasında yaşamış, Orta Çağ’ın önemli teolojik kaynaklarından birisi olan Four Books of Sentences (Sententiarum libri IV) adlı metnin yazarı olan Paris piskoposudur.

Bologna’daki ilk eğitiminden sonra Fransa’ya giderek Reims’te ve ardından Paris’te eğitim gören Peter Lombard 1136’dan 1150’ye kadar Paris’teki Notre Dame Okulu’nda teoloji öğretmenliği yapmış, 1144-45’te kanon, yani ruhban sınıfı üyesi olmuştur. Lombard, Fransız ilahiyatçı Gilbert de La Porrée’nin yazılarını incelemek üzere toplanan Reims Konsili‘nde (1148) yer almıştır. Haziran 1159’da Paris piskoposu olarak takdis edilmiş ve bir yıl sonra ölmüştür.

Vaazlar, mektuplar ve Kutsal Kitap üzerine yorumlar yazmış olsa da Peter Lombard‘ın yazdığı Four Books of Sentences (1148-51) (Dört Cümle Kitabı) ona magister sententiarum (“cümlelerin efendisi”) unvanını kazandırmış, ününü ve sonraki bilinirliğini sağlamıştır.

Kilise Babalarının öğretilerinin ve Orta Çağ bilginlerinin görüşlerinin sistematik bir tez olarak bir araya getirildiği Sentences, uzun bir teolojik pedagoji geleneğinin doruk noktasını oluşturmuş ve 16. yüzyıla kadar üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Aralarında ünlü filozof Aziz Thomas Aquinas’ın da bulunduğu yüzlerce akademisyen bu esere şerhler yazmıştır.

Sentences‘in I. Kitabı Tanrı, Teslis, ilahi hidayet, kötülük, kader; II. Kitabı melekler, şeytanlar, insanın düşüşü, inayet, günah; III. Kitabı İsa Mesih’in cisimleşmesi, günahların kefareti, erdemler, On Emir; IV. Kitabı kutsal ayinler ve son dört şey: ölüm, mahşer, cehennem ve cennet konularını ele alır.

Lombard metinlerini seçme ve düzenlemede, farklı düşünce akımlarını kullanmada ve aşırılıklardan kaçınmada özgün bir tavır sergilemiş olsa da onu diğer Orta Çağ teologlarından ayıran şey kutsal ayinlerin teolojisine açıklık getirmesidir. Yedi kutsal ayin olduğunu ve bir kutsal ayinin sadece “görünmez lütfun görünür bir işareti” değil, aynı zamanda “işaret ettiği inayetin nedeni” olduğunu ileri süren Peter Lombard ahlaki konularda, doğası gereği kötü olan eylemler hariç, bir insanın eylemlerinin nedenlerine ve niyetlerine göre iyi veya kötü olarak değerlendirilmesine kanaat getirmiştir.

Peter Lombard‘ın öğretilerine yaşamı boyunca ve ölümünden sonra da karşı çıkılmıştır. Daha sonraki teologlar onun bazı görüşlerini reddetmiştir, ancak Lombard hiçbir zaman Ortodoks olmayan biri olarak görülmemiş ve eserlerinin mahkûm edilmesi çabaları başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Dördüncü Lateran Konsili (1215) onun Teslis öğretisini onaylamış ve bir iman ikrarının başına “Peter Lombard ile birlikteyiz” ifadesini eklemiştir.

Özgür irade problemi

Latince liberum arbitrium ifadesinin kullanımı Augustine’e kadar uzansa da Peter Lombard on üçüncü yüzyılın ilk yarısında özgürlük tartışmalarına hakim olan bir özgürlük tanımı sunmuştur: liberum arbitrium bir akıl ve irade yetisidir.

Yeterli bir Türkçe karşılığı bulunmayan bu terim, insanın eylemlerini özgürce gerçekleştirmesini sağlayan güç ya da yetkinliği ifade eder. Lombard‘ın tanımı oldukça açık görünmektedir, ancak on üçüncü yüzyılın ilk yarısındaki teorisyenler bunun nasıl yorumlanması gerektiği konusunda büyük ölçüde anlaşmazlığa düşmüşlerdir. Sorunun bir kısmı, Lombard’ın kendisinin tanımın anlamını ayrıntılı olarak ele almamış olmasıdır. Bunun yerine, liberum arbitrium‘un daha geniş bir teolojik plan içindeki yerini tartışarak, Tanrı’nın liberum arbitrium‘a sahip olup olmadığı, Düşüş’ten önce ve sonra liberum arbitrium’un durumu ve inayetin liberum arbitrium üzerindeki etkileri gibi soruları ele almıştır.

Daha sonraki teologlar Lombard‘ın bu konuları ele alışını dikkate alsalar da onun tartışmadığı şeyle, yani liberum arbitrium‘un temel tanımıyla çok daha fazla ilgilenmişlerdir. On üçüncü yüzyılın ilk yarısında, bu tanımın nasıl yorumlanacağı konusunda hararetli bir tartışma yaşanır. Bu tartışmaya katılanlara göre dört olasılık vardır ve bu dönemde bu olasılıkların her birini savunan metinler ortaya çıkmıştır.

Liberum arbitrium’un bir akıl ve irade yetisi olduğunu söylemek;

  1. Özgürlüğün öncelikle aklın ve ikincil olarak iradenin bir işlevi olduğu
  2. Özgürlüğün öncelikle iradenin ve ikincil olarak aklın bir işlevi olduğu
  3. Özgürlüğün hem aklın hem de iradenin eşit derecede bir işlevi olduğu
  4. Özgürlüğün akıl ve iradeden bağımsız; ancak hem bilişsel hem de istemli yetilere sahip üçüncü bir melekenin işlevi olduğu anlamına gelebilir.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...