Felsefe hakkında her şey…

Siyasal modernlik ve demokrasinin boyutları

Siyasal modernlik ve demokrasinin boyutları

Touraine göre, demokrasinin kurucu ve koruyucu ögesi hukuk devleti değil halkın egemenliğidir çünkü biçimsel anlamda hukuk devletinin kurum ve kurallarının mevcut olması bunların özgürlük karşıtı kullanımını engellemez. Siyasal demokrasinin mevcut olabilmesi ise en başta devlet gücünün temel haklara saygı talebi ile sınırlandırılmasını gerektirir. Bu boyutu tamamlayacak diğer iki boyut ise vatandaşlık ve siyasal liderlerin kendi etnik, dini, cemaatçi bağlarına ve bağlılıklarına dayalı ve onların çıkarları için değil, siyasal bir topluma mensubiyete dayalı olarak temsil görevini yerine getirmelerine atıfta bulunan temsil edebilirliktir. Ona göre siyasal düzlemde bu unsurlar arasındaki ilişkiyi düzenleyen merkezi bir ilke yoktur, ülkelerin kendi tecrübelerine göre bu boyutlardan biri diğerlerinin önüne geçebilmektedir.

Touraine’in adına kültürel demokrasi dediği yeni demokrasinin üç temel amacı vardır. Bunlar:

  1. Artan eşitsizlikler ve daha fazla dışlanmaya yol açan küresel iktisadi ve mali sistemler karşısında sınıf farklılıklarını azaltmak ve ekonomi üzerindeki toplumsal ve siyasal kontrolü artırmak,
  2. Bu gayrişahsi tahakküm sisteminin toplumsal aktörleri kendi kişisel veya cemaatçi kimliklerine kapanmaya zorlaması ve bu suretle azınlıkların reddedilmesini teşvik etmesi karşısında kültürel çeşitliliğin saygı görmesini temin etmesi ve herkese eşit toplumsal ve kültürel hakları garanti etmesi
  3. Üretim ve yönetim sistemlerinin teknik akılcılığına tâbi olan tüketicilerin sağlık, eğitim, bilişim vb alanlarındaki taleplerinin dikkate alınmasıdır.

Touraine’in kanaatince böyle bir demokrasi liberalizmin siyasal, iktisadi ve toplumsal ilkeleri üzerine inşa edilemez çünkü liberalizm otoriter ve totaliter rejimlere kıyasla demokrasinin yaşatılması için daha uygun bir çerçeve sağlıyor olsa da öngörmüş olduğu kültürel çoğulculuk ve piyasa serbestiyeti ile toplumun bütünüyle parçalanmasına, eşitsizlik ve ayrımcılığın daha da kötü bir hal almasına karşı etkin bir çare üretmemekte, aksine bunları daha da ilerletmektedir. Bu nedenle, ona göre, özgürlüklerin savunulması herkes için eşit fırsatlar temin edilerek, karşılıklı tanımanın ön şartları yaratılarak ve özgür bir toplumun bir parçası olunduğu hakkında farkındalık yaratılarak yapılmalıdır.

Kaynak: Çağdaş Sosyoloji Kuramları, s. 27-40, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3552 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2386

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...