Okul ve Sınıflarda Fiziksel Ortamın Değişkenleri

felsefe Nedir

Öğrenci sayısı: Özellikle ilkokulda öğrenciler öğretmenlerinin yardımına ve yakın ilgisine daha çok ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle özellikle ilkokulda sınıf mevcutlarının az olması, gerekirse sınıf düzeyi ile yükseltilmesi tercih edilmelidir. Öğretmenler öğrenci sayısının az olduğu sınıflarda öğrencileriyle daha çok ilgilenir ve farklı öğretim yöntemleri kullanabilirler. Yapılan araştırma sonuçlarına göre ideal büyüklükteki bir sınıfta en az 20-22, en fazla 25-30 öğrenci bulunabileceği ifade edilmektedir. Kalabalık sınıflarda öğrencilerin yaratıcı güçlerinin ortaya çıkarması ve geliştirmesi zorlaşmaktadır.

Işık: Işıktaki değişimler öğrenci ve öğretmenin psikolojik yapısını etkiler. Sınıflar eğitim öğretim faaliyetlerinin rahat bir şekilde yapılmasını sağlayacak şekilde aydınlık olmalıdır. Işığın az ya da çok olması öğretmen ve öğrencilerin dikkatini dağıtır, gözünü yorar, sinirlilik ve performans düşüklüğüne sebep olur. Sınıfta ışık doğrudan değil, dolaylı gelmeli, doğal aydınlatma yolları tercih edilmelidir. Pencereler güneş ışığından yararlanmaya uygun olmalıdır.

Isı: Isının insanlar üzerinde önemli etkileri vardır. Sınıfın ısısı neme, mevsime ve öğrenci sayısına göre değişmektedir. Ortama uygun giyinen bir insan için gerekli oda ısısının 18-20 derece dolaylarında olması gerekir. Öğrenci kıyafetleri ortamın ısısına göre değiştirilebilmelidir. Sınıfta ısının fazla yükselmesi öğrencilerde uyuşukluk ve uykunun gelmesine, fiziksel rahatsızlıklara, ilginin dağılmasına soğuk olması da dikkatin dağılmasına, ısınmak için farklı çabalar içine girmelerine sebep olur. Bu durumlar öğrenci başarısının düşmesine neden olacağında okul ve sınıfın ısısına dikkat edilmelidir.

Havalandırma: Dersler sırasında uzun süre kapalı kalan sınıfların teneffüslerde ve ihtiyaç hissedildiği zaman havalandırılması oksijen azlığı nedeniyle dikkat dağınıklığı yaşayan ve uykusu gelen öğrencilerin aktif hâle gelmesini sağlayacaktır.

Temizlik: Sınıfta yerlerin, duvarların, sıraların, masaların, eşyaların, havanın, okul içerisinde ortak kullanım alanlarının, tuvaletlerin temiz olması öğrencilerin sağlığı açısından çok önemlidir. Öğretmenler öğrencilerine temizlik konusunda davranış ve alışkanlıklar kazandırmalı, öğrenciler sınıflarını temiz bulmalı, sınıflarını temiz terk etmeyi öğrenmelidirler.

Gürültü: Sınıf içerisinde sağlıklı bir iletişim için ses düzeyini 45 dB’in (desibel) üzerinde olmaması gerekir. Gürültü; öğrencinin dikkatinin dağılmasına, derslere odaklanamamasına neden olur. Sınıfın dışından kaynaklanan gürültüleri kontrol altına almak zordur, ama sınıf içi gürültüyü engellemek için kurallar konulmalı ve bu kurallara özenle uyulmalıdır.

Renk: Renkler öğrencilerin fiziksel ve davranışsal durumlarını etkilemektedir. Nefes alış, kan basıncı, kalp atışı, kas etkinliği renklere göre değişiklik göstermektedir. Soğuk renkler, kan basıncında düşüşe ve gevşemeye sıcak renkler ise kan basıncının yükselmesine ve tedirginliğin artmasına neden olur. Renk kullanımı sadece duvarlar için değil, öğrencilerin kullandıkları eşyalar için de önemlidir.

Görünüm (Estetik): Sınıf ferah bir görünüme sahip olmalıdır. Öğrenci günün büyük bir bölümünü sınıfta geçirdiği için burada kendisini evinde gibi rahat hissetmeli, sınıfa isteyerek gelmelidir. Bu da sınıfın estetik bir görünüme sahip olması oldukça etkilidir. Tavanı basık olmayan, havadar, boyalı, eşya ve duvar renkleri uyumlu, eşyaları yeni, kullanışlı, renkli bir sınıf bütün öğrencilerin ilgisini çeker.

Yerleşim düzeni: Sınıftaki sıraların ve diğer malzemelerin yerlerini değiştirerek farklı öğrenme ortamları oluşturmak mümkündür. Dersin türüne ve konunun özelliklerine göre farklı sınıf yerleşim düzeni oluşturmak öğrenmeyi daha etkin ve akıcı bir hale getirebilir. Sınıf yerleşim düzeni oluşturulurken öğrencinin de fikrini almakta fayda vardır. Öğretmen yerleşim düzenine göre öğrencileriyle iletişim kurar. Öğretmen yerleşim düzeni oluştururken bireysel farklılıkları da dikkate almalıdır. Boyu kısa ya da görme problemi olan öğrencilerin sınıfın arka sıralarına oturtulması sorun yaratabilir. Başarı ve ilgi düzeyi düşük öğrencileri, anlaşamayan, sürekli tartışan öğrencileri ya da ders esnasında konuşup birbirinin dikkatini dağıtan öğrencileri yan yana oturtmamakta fayda vardır.

Sınıfta etkili bir yerleşim için ders ve amaçlar dikkate alınarak sıraların düzenlenmesinde kullanılan başlıca yaklaşımlar şöyle sıralanmaktadır:

Sıralı (Geleneksel) yerleşim biçimi: Eğitim sistemimizde en çok kullanılan yerleşim düzenidir. Tek yönlü bir etkileşim vardır. Öğretmen merkezli ve bilgi aktarıcı bir etkileşim vardır. Öğrenci-öğrenci etkileşimi yok gibidir. Öğrenci pasiftir. Öğrencilerin arka arkaya oturduğu, öğrencilerin ancak önündekinin ensesini gördüğü oturma düzenidir. Sınıfın küçük ve öğrenci sayısının fazla olduğu sınıflarda ve tek öğretmenin bulunduğu birleştirilmiş sınıflarda etkilidir. Araç-gereç, kaynak eksikliğinin olduğu ya da bunlara çok fazla ihtiyaç duyulmayan derslerde kullanılabilir.

“U” tipi yerleşim biçimi: Sıralar ve masalar, sınıfın boyutları ve öğrenci sayısı dikkate alınarak “U” biçiminde yapılan düzenlemedir. Bireysel öğrenmeyi ön planda tutan yerleşim biçimidir. Çok farklı amaçlar için kullanılabilir. Öğrenciler rahat çalışma alanı bulurlar. Öğrenciler birbirleri ile yüz yüze iletişim kurabilirler. Sınıfın tamamı tek bir grup olabilir. Perde veya tahtadakiler rahatlıkla izlenebilir.

Hilal tipi yerleşim biçimi: Hilal biçiminde yapılan yerleşim düzenidir. Bireysel yerleşim düzeni de denir. Tek grup düzen sistemi uygulanabilir. Yani sınıfın tamamı tek bir grupmuş gibi öğrenim etkinliğini gerçekleştirir. Tek kişilik masa ve sandalyelerle sağlanabilen yerleşim düzenidir. Bireysel öğrenmeyi ön planda tutar.

Küme (Ekip Çalışması) düzeni yerleşim biçimi: Sınıf ortamında birden fazla küçük çalışma grupları oluşturularak yapılan yerleşim düzenidir. Öğrencilerin iş birliği yapmalarına, dayanışmalarına, liderlik özelliklerinin gelişmesine olanak sağlar. Laboratuvar çalışmaları için uygun bir yerleşim düzenidir.

Daire düzeni yerleşim biçimi: Çok farklı amaçlar için kullanılabilir. Masalar olmadan sandalyelerle de çok çabuk oluşturulur. Öğrenci herkesi görebildiği için çok yönlü bir etkileşim içerisinde bulunur. Grup tartışmaları için idealdir.

Konferans masası yerleşim biçimi: Öğretmenin etkisi en aza inerken, sınıfın etkisi ön plana çıkar. Öğretmen masanın ortasında oturduğu yerleşimde öğrenciler öğretmen ile daha kolay iletişim kurabilirler. En önemli sınırlılığı daha resmi bir iletişim ortamı yaratmasıdır.

Çalışma istasyonu yerleşim biçimi: Öğrenciler arası iş birliğine dayalı çalışma alışkanlıkları gelişir. Yaparak yaşayarak öğrenme stratejisi en etkili şekilde gerçekleşir. Bireysel ve toplu öğretim yapılmasını sağlar.

Proje ya da özel çalışma grupları yerleşim biçimi: Bu yerleşim oldukça büyük alanı bulunan sınıflar için veya toplantı salonlarında uygulanabilecek bir yerleşimdir. Ders dışı etkinliklerde kullanılabilir. Grup projelerinin hazırlanarak, tartışmaya açılacağı çalışmalar için ideal bir yerleşimdir.

Kaynak: ATA-AÖF, EĞİTİM PSİKOLOJİSİ, Yrd. Doç. Dr. Muhammed ÇİFTÇİ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*