John Stuart Mill’in Demokrasi Anlayışı ve Demokrasi Nedir

felsefe Nedir

John Stuart Mill’in demokrasi anlayışı faydacı felsefe, özgürlük, eşitlik, siyasal katılımın doğasına dönük görüşleri ekseninde şekillenmiştir.

Mill, bu konudaki en temel görüşlerini Considerations on Representative Government (Temsili Hükümet Üzerine Düşünceler) adlı kitabında ortaya koymuştur. Parlamentonun sayısından yasamanın süresine, ulusal organların işleyişinden yerel organların işleyişine kadar birçok ayrıntıyı tartıştığı bu kitabın özü, Mill’in bir bölümün başlığı olarak da kullandığı “ en ideal idare şeklinin temsili hükmet olduğu” fikridir. Mill, bir anlamda bahsi geçen ayrıntıları tartışarak temsili hükümet için bir yol haritası çizmektedir. Considerations on Representative Government kitabı temsili demokrasi için kurumsal ve pratik bir konsept geliştirmekte, özellikle “Özgürlük Üzerine” ve diğer kitaplarında kuramsallaştırdığı fikirleri bir anlamda kurumsallaştırmaktadır. Yine Thoughts on Parliamentary Reform (Parlamento Reformu Üzerine Düşünceler) adlı yazısı da siyasal katılım ve demokrasi anlayışını ortaya koyan başka bir temel eseridir.

Tüm yurttaşların siyasal sürece katılımı Mill’in düşüncesinde en temel ilkedir. Bu bağlamda Mill, vatandaşlığı siyasal sürece katılım ile özdeşleştirir. Ona göre “siyasi katılımın tüm süreçlerinden dışlanan bir kişi vatandaş değildir. Böyle bir bireyde bir yurttaşın sahip olduğu duygu ve düşünceler yoktur.” (Mill, 1977, s. 322)

Yine Mill (1977, s. 323) “tüm hükümetler ve yönetimlerin her bir birey yönetimde ve karar alma sürecinde söz sahibi oluncaya kadar eksik ve kusurlu” olduğunu belirterek siyasal katılımın “ideal” yönetim anlayışının tamamlayıcısı olduğunu ifade etmektedir.

Siyasal katılımın bireyler için önemini vurgulayan Mill, imkân tanındığı halde siyasal süreçlerden kendisini uzak tutan insanları da ağır şekilde eleştirmekte, siyasal katılımın insanların kendi ülkelerine, şehirlerine duydukları aidiyet ve çıkar duygusunun bir sonucu olduğu belirtmektedir.

Modern zamanlarda siyasete aktif bir ilgi göstermek, zihni daha önemli meselelere ve düşüncelere yükselten ilk şeydir, bireysel ve ailevi bencilliğin dar kalıplarından kurtulmanın ilk adımıdır, gündelik meşguliyetlerden ilk kez dışarıya açılmaktır. Özgür bir ülkede yasaklanmadığı halde siyasete ilgi göstermeyen bir kişi aşırı ilgisiz, aşırı aptal veya aşırı bencil olmalıdır. Bu bireyin kendisini ve kişisel bağlantılarını doğrudan ilgilendirmedikçe başka hiç bir şeyle ilgilenmeyeceğini göstermektedir. Kendi ülkesine, kendi şehrine ortak bir çıkar duygusu hisseden bir kişinin siyasete ilgi duymaması zaten imkânsızdır. (Mill, 1977, s. 322-323)

Mill düşüncesinde siyasal katılım eğitici bir niteliğe sahiptir. İnsanların sosyal ve kamusal faaliyetlere katılımının, onların entelektüel ve ahlaki kapasitelerini geliştireceğini de savunmaktadır.

İnsanların karar alma sürecine katılması, siyasi ve diğer seçim ile ilgili haklarına sahip olması ve bu haklarını kullanması insanların popüler zihnini hem moral hem de düşünsel anlamda eğiten en temel araçlardan biridir (Mill, 1977, s. 323)

Mill, siyasal katılımı sadece ulusal seçimlere katılmakla sınırlamaz. Mill vatandaşların yerel siyasete ve karar alma sürecine, kooperatiflere de katılmalarını savunmaktadır (Zakaras, 2007, s. 200).

Siyasal katılımın “iyi” bir şey olmaktan ziyade “zorunlu” olduğunu ifade eden Mill, Mecellenin “def-i mefâsid celb-i menâfi’den evlâdır” hükmünü andırırcasına kadın ve erkeklerin yönetilmekten ziyade kötü yönetilmemek için siyasal haklara ihtiyaç duyduklarını belirtmektedir (Mill, 2009a, s. 214).

Mill siyasal katılımı bireylerin erdemini yükselten, değerli kılan bir olgu olduğunu belirtirken, kast ettiği bireylerin kendi kendilerini doğrudan yönetmesi değildir. Mill, yukarıda da ifade edildiği gibi en ideal hükümet sisteminin temsili demokrasi olduğunu belirtir.

İdeal olarak en iyi hükümet biçiminin, egemenliğin ya da en üst kontrol gücünün son kertede topluluğun tamamına tahsis edildiği yönetim anlayışı olduğunu göstermekte bir zorluk yoktur. Her vatandaş bahsi geçen nihai egemenliğin kullanımında sadece söz sahibi değildir; aynı zamanda en azından zaman zaman yerel veya genel kamusal faaliyetlerde aktif olarak görev alma imkânına da sahiptir (Mill, 2009a, s. 69).
Mill, siyasal katılımının kapsam ve yoğunluğunun mümkün mertebe geniş tutulması gerektiğini savunur; fakat tüm insanların kişisel olarak kamu faaliyetlerine doğrudan katılımının mümkün olmaması nedeniyle temsili demokrasiyi öne çıkarmaktadır.

Sosyal devletin bütün gerekliliklerini tam olarak karşılayabilecek tek yönetim biçiminin tüm insanların katılımına imkân sağlayan yönetim olduğu açıktır. En küçük kamusal faaliyette bile olsa herhangi bir katılım yararlıdır. Katılım, her yerde, toplumun genel gelişme derecesinin izin verdiği ölçüde büyük olmalıdır. Herkesin devletin egemen gücünün bir parçası olduğunu kabul etmekten daha fazla arzu edilen bir şey yoktur. Ancak herkesin kişisel olarak tüm kamu faaliyetlerinin yürütülmesine katılımının mümkün olmaması, mükemmel yönetimin ideal şeklinin temsili olmasını zorunlu kılmaktadır (Mill, 2009a, s. 87).

Mill’in temsili demokrasiyi savunmasında sadece bireysel tatmin arayışlarına bir sınır koyduğu için değil; aynı zamanda bireyselliğin bağımsız gelişiminin önemli bir parçası olması da etkilidir (Held, 2006, s. 79).

Mill’de demokrasinin temel gayesi, insanların iktidar arzularını tatmin etmeleri değildir. Demokrasi insanların yöneticilerinin karar ve eylemlerini kontrol edip, değerlendirip ve sorgulamalarını sağlayarak özgürlüklerini güvence altına almalarını sağlamaktadır (Urbinati, 2002, s. 32). Bu nedenle Mill’in benimsediği demokrasi modelinde kamusal karar alma sürecinin yasallığını destekleyen, gücün kötüye kullanımını engelleyen ve bireysel özgürlüğü koruyan önemli anti-majoriteryen kurumlar bulunmaktadır (Riley, 2007, s. 222).

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı; EUL Journal of Social Sciences (VI-I) LAÜ Sosyal Bilimler Dergisi June 2015 Haziran

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*