İşletme Kavramı ve İşletmelerin Amacı

felsefe Nedir

İnsanların ihtiyaç ve istekleri sınırsızdır. Ancak, bunları karşılayacak kaynaklar son derece sınırlıdır. Bu nedenle insanlar, ellerindeki sınırlı kaynakları akılcı ve ekonomik olarak kullanmak zorundadırlar. Bu zorunluluk, hem ekonomi biliminin hem de işletme biliminin doğuşuna yol açmıştır.

Ekonomide, kaynakların kullanımını gerçekleştiren en somut birimler işletme adı verilen kuruluşlardır. İşletmeler, insanların ihtiyaçlarını gidermek yaşamlarını kolaylaştırmak için faaliyet gösteren kuruluşlardır. Mal ve hizmetin sunulduğu her yerde bir işletmenin varlığından söz edilebilir.

İşletme, kâr amacıyla mal ve hizmet üretmek veya pazarlamak için üretim faktörlerini planlı, tutarlı ve akılcı bir sistemle bir araya getiren teknik ve ekonomik birim olarak da tanımlanabilir. En geniş tanımıyla işletme, insan ihtiyaçlarının karşılamak üzere bilgi, insan, teknoloji, finansal kaynak vb. güncel üretim faktörlerini en etkin ve verimli bir şekilde kullanarak öncelikle uzun dönemde kâr, süreklilik ve sosyal sorumluluk amaçlarını yerine getirmek, ekonomik mal ve hizmet üretmek için kurulmuş ekonomik birimlerdir.

İşletme, insanların istedikleri mal ve hizmeti üretmek için oluşturulur. Örneğin, hazır giyim fabrikası bir işletmedir. İnsanların ihtiyacı olan giysileri üretmek için çeşitli üretim öğelerini (makine, kumaş, insan gücü vb.) bir araya getirir. Aynı biçimde, ekmek fabrikası ekmek üretmek için, bilgisayar fabrikası bilgisayar üretimini gerçekleştirmek için üretim faktörlerini bir araya getirir.

İşletmelerin bazı temel özellikleri vardır. Bu temel özellikler şunlardır:

  • Kâr sağlamak
  • Amaçlara ulaşmak için mal ve hizmet üretmek
  • Mal ve hizmet üretmek için üretim faktörlerini bir araya getirmek

İşletmeler, mal ve hizmet üretimiyle ülke ekonomisine katkıda bulunur. Bu katkılardan bazıları şunlardır:

  • Toplumun çeşitli ihtiyaçlarını karşılayarak başka ülkelere muhtaç olmadan yaşamalarını sağlarlar.
  • Sağladıkları iş olanaklarıyla işsizliği önlerler.
  • İhracat yaparak ülkeye döviz girişi sağlarlar.
  • Bölgeler ve uluslararası ilişkileri geliştirip güçlendirirler.
  • Ülkeye yeni teknolojilerin girmesini sağlarlar.

İşletmeler insanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mal ve hizmet üretmeleri nedeniyle kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere üretim yapan kişi, grup ya da örgütler, işletme sayılmazlar. İşletmeler faydalı mal ve hizmet üreten kuruluşlardır. Mal ve hizmetlerin faydalı olması ise onların insan ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve bu faydanın elde edilebilmesi için belirli bir çabanın sarf edilmesi ile ilgilidir. Bir ülke ekonomisinin en küçük birimleri olan işletmeler, ürettikleri bu mal ve hizmetleri ihtiyacı olanlara sunmakla görevlidir.

Genel olarak bir işletme üretim faktörlerini tedarik eder, bunları belirli bir üretim sürecinden geçirerek değişik mal veya hizmetlere dönüştürür. Bir mal veya hizmetin üretilmesiyle de şekil faydası sağlanır. Tüketicilerin arzu ettikleri mal ve hizmetle yine onların istedikleri zamanda ve yerde sunarak ise mülkiyet faydası sağlanmış olur. Tüm bu faaliyetleri sonucunda işletmeler kâr elde etme, büyüme ve sürekliliğini koruma amaçlarını gerçekleştirmeye çalışır. Bu nedenle, işletmelerin ürettiği mal ve hizmetlerin belirli bir piyasa fiyatı oluşur ve işletme bu fiyattan satış geliri elde eder. İşletme sahipleri veya yöneticileri satış gelirlerini artırmayı, daha da önemlisi kârlarını yükseltmeyi hedef alır. İşletmelerin kâr elde etmesi, daha iyi mal ve hizmetler sunmasına yardımcı olurken aynı zamanda topluma daha uzun bir süre hizmet edebilmesini de sağlar.

Günümüzde işletmelerin en önemli amacı kâr etmek ve bu kârı en üst seviyeye çıkarmaktır. Bunun için sürekli olarak çaba sarf ederler. Ancak işletmelerin amacı sadece kâr elde etmek değildir. Bu amacın yanında, sosyal amaçları da vardır. Örneğin; ülkenin kalkınması, işsizliğin azalması, refahın artması bu amaçlardandır. İşletmelerin genelde kabul edilen amaçları şöyle sıralanabilir:

Kâr Sağlama

Kâr, bir işletmenin belirli bir dönem sonunda elde ettiği toplam gelirleri ile giderleri arasındaki olumlu farktır. Kâr, işletmenin başarı derecesinin ölçülmesinde ve denetlenmesinde ölçü olarak kullanılmasının yanında, devlete ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesini de sağlayan bir araçtır. Kâr, genellikle tüm işletmelerin temel amacı olarak karşımıza çıkar.

Topluma Hizmet Etme

İşletmelerin var oluş amaçları sadece kârla ifade edilemez. Çünkü kâr, işletmenin sunduğu mal veya hizmete talep olduğu sürece geçerli olur. Bu da toplumun ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetlerin üretilerek tüketicilere sunulması ve onların temin edilmesinde sağladığı yararla ölçülür. İşletmeler, elde ettikleri kârın bir bölümünü devlete vergi olarak verirken diğer bir bölümünü ortaklarına ve çalışanlarına dağıtır. Bu yolla sosyal sorumluluklarını yerine getirmeye çalışır. Sonuçta, daha başarılı ve uzun ömürlü olma üstünlüğünü elde eder.

İşletmenin Yaşamını Devam Ettirme

İşletmeler, kâr elde etme ve topluma hizmet etme amaçlarını tutarlı bir şekilde gerçekleştirebilmeleri için bu iki amaç arasında bir denge kurmak zorundadır. Bu denge sağlandığı sürece, işletmenin yaşamında da süreklilik sağlanmış olur. Bu iki amaçtan biri diğerine tercih edilirse uzun dönemde bazı güçlüklerle karşılaşabilir. Örneğin bir işletme, kısa dönemde aşırı kâr elde etmeyi hedeflemiş olsun. Bunu gerçekleştirmek için ya sunduğu mal ve hizmetlerin fiyatını yüksek tutacak ya da ucuz ve kalitesiz mal sunacaktır. Bu durum ise belirli bir süre sonra söz konusu işletmenin piyasadan çekilmesine neden olabilecektir. İşletmenin esas amacı, mutluluk veren kâra ulaşmaktır. Bu kâr, hem kendi açısından hem de müşteriler açısından geçerlidir. Çünkü müşteriler kaliteli ve ucuz malı satın almak isterler. Böyle bir malı satın alınca mutlu olurlar ve sürekli talep ederler. Bu durumda işletmenin satışları ve buna bağlı olarak da kârı sürekli artar.

Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Okulları Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Girişimcilik 1” Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*