Gnostikler Kimdir? Gnostizm, Gnostisizm Nedir?

Gnostikler, ikinci yüzyılın Tanrıbilimcileridir. Antik Çağ Yunan felsefesini gizemcilik ve Hıristiyanlıkla kaynaştırmaya çalışan dinsel-gizemsel düşünürleridir. Dilimizde bilinirciler adıyla anılan gnostikler, gerçekte gizemci tarikat adamlarıdır ve tüm dinleri saltık bilginin sağlanmasında yetersiz bulurlar. Onlar için saltık bilgi, dinsel bilgilerin çok üstünde bulunan kurgusal bilgilerdir. Onlar için İsa düpedüz bir insandır.

İsa’nın “Tanrım beni niçin bıraktın”‘ sözünü de, Hıristiyan düşünürlerini bir hayli güç durumda bırakarak, bunu kanıtlamak için ileri sürerler. Kimi din tarihçilerine, örneğin P. L. Couchoud’ya göre ilk İncil’i yazan da bir gnostik, Sinoplu Marcion’dur. Bu İncil Marcion İncili adıyla anılır ve Markos İncili’nin bundan türediği ileri sürülür. Gnostik deyimi, genellikle İ. S. 1. ve 2. yüzyılların felsefesel tarikatlarını adlandırır ve tinsel gizler bilimi anlamındaki Yu. Gnosis sözcüğünden türetilmiştir.

Gnostisizm Hristiyanlıkta bir düşünsel akımdır. Gnostik ise, bu akımın temsilcilerine, takipçilerine ve savunucularına verilen isimdir. Gnostisizme başka bir isimle, “bilinircilik” de denmektedir. Bu isim, Yunanca “gnostikos” (bilgiye sahip insan) sözcüğünden türetilmiştir.

Onlar yeni dini akla uygun hâle getirme çabası içindedirler; inancı, bilgiye dönüştürmek (gnosis) istemektedirler. Onlar, inanç ve bilgi, din ve bilimi bir uyum içinde yoğurmaya çalışırlar.

Gnostizm, olgunlaşmamış bir Skolastizmdir. Kaba ve fantastik bir yapısı vardır: Hristiyan Philoncular, kendi öğretilerini İsa tarafından yayıldığı iddiasında bulunmaktadırlar. Onlar yalnızca eğitimli Hristiyanlar tarafından bilinen gizemli bir öğreti oluşturmaktadırlar. Hristiyanlığı tamamen yeni ve tanrısal bir öğreti olarak düşünürler. Musevilik, bozuk bir din biçimidir. Yahudi Tanrı ya da Demiurge sahte Tanrı olarak algılanır. O, gerçek Tanrı’ya karşıt bir konuma sahiptir. İsa, en yüce tinlerden biridir, insan bedenine girerek, Demiurge tarafından özdek içine hapsedilmiş olan tinleri özgürleştirme amacındadır. İsa’nın yetkin öğretileri ile özdeksel kölelik içinde olan insanlar özgürlüklerine kavuşacaklardır. Kaçış araçlarından biri çileciliktir; bu yapılmadan özgürlük kazanımı olanaklı değildir. Dünya, bir düşüşün sonucudur; özdek, kötülük ilkesidir. Hıristiyan inancında, kolay anlaşılır bir öğreti bulunmaktadır. Bu dışrak öğreti, Gnostiklere gönderilmiş olan gizemli bir gelenektir.

Gnostiklerin başlıca kişilikleri arasında Cerinthus, Saturnitus ve Valentine bulunmaktadır. 144 yılında Roma’da bir kilise oluşturan Marcion dizgesi, St. Luke Gospel’in kilise kanunları ve Paul mektupları, Gnostizm’in ana hatlarını oluşturmaktadır.

Gnostiklerin görevlerini tam olarak yerine getirmedikleri açıktır. Onlar felsefi bir dizge oluşturmak yerine yalnızca bir Yarı-Hristiyan mitolojisi ortaya koymuşlardır. Bunun yanı sıra onların öğretileri, Mesih’in öğretilerinin üstün olan kavramları ile çelişki halindedir; onlar, Eski Ahit’i reddetmektedirler, gizli ve açık Hıristiyanlık ayırımı yapmaktadırlar. Gnostik hareket, yeni din üzerinde gözle görülür bir etkide bulunmaktadır: Hıristiyan Tanrıbilimi tarafından, inancın felsefi olarak formülleştirilmesi için bir itme gücü sağlayacaklardır.

Gnostisizm; tanrısal, mutlak bilgiye bir anlık aydınlanmayla, sezgiyle ulaşılabileceğini ileri süren bir dinsel akımdır. Bu akım ilk çağ Yunan felsefesi ile Hıristiyan dininin görüşlerini kaynaştırmaya çalışan, felsefeciler tarafından milattan sonra I. ve II. yüzyıllarda oluşturulmuştur. Bu akımın savunucuları, dinlerin mutlak bilgiyi sağlamada yetersiz oldukları görüşündedirler. Bu nedenle de Hıristiyanlar tarafından sapık bir tarikat olarak görülürler; çünkü onlar için salt bilgi, dinsel bilgilerin çok üstünde bulunan kurgusal bilgilerdir. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu, doğduğu ve büyüdüğü, çarmıha gerildiği ve bunun gibi Hıristiyan inaklarını (dogmalarını) yadsırlar. Onlar için İsa düpedüz insandır.

Gnostisizmi savunan felsefeciler gerçekte de dar bir tarikat yaşamı sürdürürler ve çileciliği savunurlar. Temel inanç esasları ve ibadet şekillerinde gnostizmin hakim olduğu dinlerde bulunmaktadır. Bunlar; Sabiilik, Manihezim ve Hermetisizm’dir.

Gnostismin başlangıcı konusunda bir çok görüş ileri sürülür. Başta çeşitli kilise babaları olmak üzere, bir çok Hıristiyan yazar gnostisizmi Hıristiyanlık içerisinden kaynaklanan bir heretic olarak değerlendirmiş ve Simon Magus’u bütün sapkınların babası olarak görmüşlerdir. Ancak gnostisizm Hıristiyanlık öncesi dönemlerden itibaren var olan bir gelenek olması gerçeği görülerek, bu görüş bir çok bilim adamı tarafından eleştirilmiştir. Gnostisizmin İran, Eski Yunan, Eski Mısır, Babil ya da Yahudilik kaynaklı olabileceği çeşitli teoriler bulunmaktadır. Gnostisizmin temel öğretileri arasında ışık ve karanlık ya da iyilik ve kötülük arasındaki düalizm (ikicilik), maddi evrenin -ve bedenin- kötülüğü, demiurg düşüncesi, ruhun ilahi evrene ait olup süfli (bayağı, aşağılık) yeryüzünde beden içerisinde hapishane hayatı sürdüğü kurtuluş için dünyevi olan her şeyden uzaklaşmak ve bunun neticesinde gnosis’e ulaşmaktır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*