İmam Gazali için İslam’da İnanç-Akıl İlişkisi

İmam Gazali

İmam Gazâlî; aklın küçümsenmemesi gerektiğini, inancın bilgisinin bilinip tasdik edilmesi açısından önemli olduğunu belirtir.

Kendisinden sonra Eş’ariliğin yaygın ve egemen bir zihniyete ve buna uygun dindarlık modeline dönüşmesine en büyük katkıyı sağlayan Gazali, Tanrı’nın varlığı, bilgisi, kudreti ve iradesi, evrenin yaratılmışlığı gibi imana ilişkin alanlar hakkında vahyi tasdik yoluyla değil, sadece akıl yürütme yoluyla bilgi elde edilebileceğini ifade eder. İnsanın aklı sayesinde bazı bilgilere ulaşacağı ama aklın kesin bilgi verme noktasında yetersiz kaldığı görüşündedir. Kuşkusuz Gazâlî, naklî bilginin akli bilgiden önce olduğunu kabul eder.

Bu bağlamda o naklî bilgiyi güneşe akli bilgiyi ise göze benzetir. İnsanın bir şeyi bilmesi onun görülmesi olarak düşünülürse güneş olmadan gözün göremeyeceğini, göz olmadan da ışığın yeterli şekilde idrak edilemeyeceğini ifade eder. Gazâlî, inanca dayalı bilginin kesinliğini, insanın ancak sezgisel olarak kalbi ile bilebileceğini belirtir. Akıl ile kalp, birlikte bulunan bir düşünce merkezi hâlindedir. Bu arada başta Eş’ari olmak üzere takipçileri de, sadece kendi doğası üzerinde düşünmesi ve kendi doğasını araştırmasının bile insanı Tanrı hakkında bilgiye ulaştıracağını savunmaktadırlar.

Onlara göre kendini tanıyan Rabbini tanır. Kişi kendisi hakkında araştırma ve muhakemede bulunarak bilişsel bir tecrübeyle, kendi varoluşu hakkındaki hikmetleri düşünerek ve araştırarak Tanrı’ya ulaşabilir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı, MEB Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*