Girişimcilik İçin Gerekli Kaynaklar Nelerdir?

felsefe Nedir

Doğada hazır olarak bulunan malların hemen hiç biri doğrudan doğruya tüketilmeye elverişli değildir. Örneğin; ekmek yapmak için buğdayı ekip un ve daha sonra ekmek hâline getirmek gerekir.

Malların tüketime hazır bir hâle getirilmesinde, miktarının arttırılmasında ve bu malların ihtiyaçlara daha iyi cevap verebilecek şekilde faydasının arttırılmasında bir takım faktörlere ihtiyaç vardır. Kıt malların ve hizmetlerin ister miktarlarını çoğaltarak ister yerlerini ve şekillerini değiştirerek insanların ihtiyaçlarını daha iyi karşılar duruma getirmek istendiği zaman, bu çabaların başarıya ulaşabilmesi için önemli bazı girdilere ihtiyaç duyulmaktadır. Örneğin, daha bol gıda maddesi elde etmek için daha çok tohum, daha çok gübre, daha çok emek ve daha geniş tarlaya ihtiyaç vardır.

İşte insan ihtiyaçlarını karşılayacak mal ve hizmetlerin elde edilmesinde kullanılacak bu kıt kaynaklara üretim faktörleri denir. Bu faktörler olmadan üretim yapmak mümkün değildir. Üretim faktörleri; doğa, emek ve sermaye ve girişimci olmak üzere dört tanedir. Son yıllarda bunlara ek olarak teknik bilgi de üretim faktörleri arasında sayılmaya başlanmıştır. Doğa, emek ve sermaye ekonomistler tarafından klasik üretim faktörü olarak değerlendirirken girişimci ve teknik bilgi modern üretim faktörü alarak kabul edilmektedir. Girişimcilik için gerekli kaynak olan bu faktörler aşağıdaki şekilde açıklanabilir:

Doğa (Tabiat, Toprak)

Doğa üretim için gerekli olan her türlü doğal kaynağı kapsar. Yer üstündeki akarsular, göller, ormanlar, güneş ışığı, yer altındaki madenler, gazlar, petrol, yeraltı suları ve toprağın ürün verme gücü doğa faktörünün kapsamına girer. Hemen her türlü malın üretiminde kullanılan demir, alüminyum gibi cevherler; enerji kaynağı olarak kullanılan petrol, doğal gazlar gibi yakıtlar; ormanlardan elde edilen odun ve kereste; akarsu, göl ve denizlerden sağlanan her türlü su ürünleri ve gıda maddelerinin üzerinde yetiştiği topraklar doğa faktörünün bize verdiği olanaklardır. Doğa faktörünün bize sunduğu kaynakların bir kısmı ihtiyaçlara nazaran bol (güneş ışığı ve ısısı, hava gibi), diğer bir kısmı ise kıt kaynaklardır. Toprak, miktarı artırılamayan kaynaklardandır. Bataklıkların kurutulması vb. yöntemlerle gerçekleşen küçük boyuttaki toprak kazanmaları bir tarafa bırakılırsa dünyadaki mevcut toprak miktarını artırma olanağı yoktur. Buna karşılık yer üstü ve yeraltı kaynaklarda değişiklikler olabilir. örneğin asırlardır kullanılan maden yatakları sona erebilir, ormanlar kesilerek yok edilebilir.

Emek

Üretimin en önemli unsuru insan emeğidir. İster kafa gücü ile ister kol gücü ile ister vasıflı işçi, ister düz işçi olarak; ister eğitimle elde edilmiş, ister yaratılıştan var olan yetenek ve becerikliliği ile ister yönetici, ister uygulayıcı olarak üretime katılan her türlü insani kaynak emek adı altında toplanır. Üretimin en önemli unsuru olan insan emeği, bir ülkenin sahip olduğu nüfus miktarı ile sınırlıdır. Fakat genellikle gerçek sınır, nüfus miktarının da çok altındadır. Çocuk ve çok genç yaştaki nüfus ile çok yaşlı, çok hasta ve çok engelli olan insanlar üretime katılamazlar. Sağlam ve çalışacak yaşta olanlardan da herkes üretime emeği ile katılmak istemeyebilir. Anayasaların insanlara zorunlu çalışma yükümlülüğü konmasını yasakladığı ülkelerde üretime emeği ile yani çalışarak katılmayı kendiliğinden isteyenlerin sayısı, toplam nüfusun bir hayli altında olabilir. Bir ülkenin üretimde kullanabileceği insani kaynak miktarı sadece çalışmak isteyenlerin sayısı ile de sınırlı değildir. Aynı zamanda bunların günde kaç saat, haftada kaç gün ve yılda kaç hafta çalışmak isteyecekleri de bu sınırı etkileyen önemli unsurlardır.

Sermaye

İnsan sadece emeğini kullanarak ne toprağın veriminden, ne de yer altı ve yer üstü doğal kaynaklardan yararlanabilir. Eski çağlarda bile insanlar karınlarını doyurabilmek için çok basit de olsa bir takım araçlardan yararlanmışlardır. Bunlar olmadan insanın varlığını devam ettirebilmesi oldukça zordur. Günümüzde de insanlar mal ve hizmet üretiminde, üretimi verimli kılacak, insan emeğini daha çok değerlendirecek bir takım mallar kullanmaktadırlar. Bu malların tamamına sermaye malları adı verilir. İnsan emeğinin verimliliğini arttıran her türlü alet, makine, teknik teçhizat malzeme ve bina sermaye kavramı kapsamına girer. Sermayeyi diğer üretim faktörlerinden ayıran en önemli özellik bu faktörün insan yapısı olması, yani sermayenin insanlar tarafından üretilen bir faktör olmasıdır. Oysa doğa ve emek insan yapısı olmayan faktörlerdir. Sermaye kıt bir kaynaktır ve ekonomilerin gelişmesinde çok önemli görevler üstlenir. Gelişmiş ülkelerin sermaye malları stoku, gelişmekte olan ülkelere göre çok yüksek düzeydedir. Buna karşın gelişmiş ülkelerde de sermaye kıt kaynaktır ve miktarı sınırlıdır. Gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarını sınırlayan dar boğazlardan biri ve belki de en önemlisi sermaye yetersizliğidir.

Teknik Bilgi

Mal ve hizmet üretebilmek için gerekli bilgi, beceri ve deneyim olarak tanımlanabilecek teknik bilgi, son yıllarda üretim faktörleri arasında sayılmaya başlanmıştır. Bir ekonomide teknik bilgi düzeyi yükseldikçe, üretimde daha etkin teknikler kullanıldıkça aynı miktar ve kalitedeki doğa, emek ve sermaye faktörü ile daha fazla mal ve hizmet üretmek mümkün olacaktır. Bu durum da teknik bilginin bir ekonomi üzerindeki üretim gücünü göstermektedir.

Doğa, emek ve sermaye gibi teknik bilgi de sınırlı, diğer bir deyişle kıt bir faktördür. Özellikle gelişmiş ülkeler, araştırma ve geliştirmeye ayırdıkları büyük paralarla bilgi ve teknolojilerini geliştirmeye ve bu konuda ülkeler arasında, var olan yarışı kazanmaya büyük çaba göstermektedirler. Bu konuda ön sıralarda olan ülkeler, daha fazla, daha kaliteli mal ve hizmet üreterek halkın refah düzeyinin yükselmesini sağlamaktadırlar.

Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Okulları Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Girişimcilik 1” Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*