Ekonomi, İhtiyaç, Kıtlık ve Tercih

felsefe Nedir

Ekonomi, insanların yarattığı değerlerle ülkelerin zenginliklerinin nasıl ortaya çıktığını; bunların ülkeler ve insanlar arasında nasıl bölüşüldü§ünü inceleyen bir toplum bilimidir.

İnsanlar çocukluk döneminden başlayarak her istediklerine sahip olamayacaklarını, istekleri arasında bir seçim yapmaları gerektiğini öğrenir. Aynı şekilde çok zengin bir koleksiyoncu da dünyadaki bütün değerli tabloları satın alamayacağını bilir. Ekonomi biliminin temelinde ihtiyaçların giderilmesi yatmaktadır. İnsanların sonsuz ihtiyaçlarının kaynakların akıllıca kullanılarak giderilmesi, ekonomistlerin uğraş alanını oluşturmaktadır. Ancak insan ihtiyaçları doğumla başlayan, ölünceye kadar süren, çok çeşitli ve sonsuz olma özelliğindedir. İhtiyaçlarını karşılayabilen insanlar mutluluk duyarken karşılanamayan ihtiyaçların değişik şiddetlerde acıya neden olması söz konusudur. Bu açıklamalardan sonra ihtiyaç; karşılandığı zaman zevk ve haz veren, karşılanmadığında ise acı ve üzüntüye neden olan duygular olarak tanımlanabilir. Bir diğer ifadeyle ihtiyaç, bireyin hayatını etkileyen fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik unsurlardır.

İhtiyaçlar; çok şiddetli ve sonsuz olmakla birlikte bazı ihtiyaçların giderilmesinin ekonomik kaynaklara bağlı olmadığı görülecektir. Örneğin; daha çok sevilmek ya da daha adil bir dünyada yaşamak isteyen insanlara ekonomi biliminin yapabileceği hiç bir şey yoktur. Çünkü bu ihtiyaçları karşılayabilecek bir mal ve hizmet üretmek mümkün değildir. Bu nedenle, bu tür ihtiyaçlara ekonomi dışı ihtiyaçlar adı verilmektedir.

Ekonomi biliminin ilgi duyduğu ihtiyaçları, uyumak ya da hava solumak gibi serbest mallarla giderilebilen ihtiyaçlar ve yemek yemek, giyinmek gibi ekonomik mallarla giderilebilen ihtiyaçlar olarak ikiye ayırmak mümkündür. Ekonomi biliminin konusu ise serbest mallar değil ekonomik yani kıt mallardır.

Kıt malların üretimi yine kıt kaynaklarla gerçekleştirilir. Kaynakların kıt olması nedeniyle de insanların sonsuz olan ihtiyaçlarının bütünüyle giderilebilmesi söz konusu olamaz. Kıt mallarla giderilebilen ihtiyaçları, zorunlu ve kültürel ihtiyaçlar olarak iki gruba ayırmak mümkündür. Zorunlu ihtiyaçlar, insan yaşamının devamı için mutlaka karşılanması gereken yeme, içme, giyinme, barınma gibi ihtiyaçlardır. Kültürel ihtiyaçlar ise zorunlu ihtiyaçlar gibi giderilmesi elzem olmayan, ihtiyacının şiddet derecesi kişiden kişiye göre değişen ihtiyaçlardır. Bu tür ihtiyaçlara, gazete ya da kitap okuma, bilgisayar kullanma örnek olarak verilebilir. Ancak burada unutul-maması gereken şey; ihtiyaçlar ister zorunlu isterse kültürel olsun bunları hiyerarşik bir sıraya koymak mümkün değildir. Çünkü ihtiyaçlar insandan insana farklılık gösterir. Bazı insanlar yeme, içme gibi zorunlu ihtiyaçlarını gidermeye ağırlık verirlerken bazıları için bunun önemi yaşamı sürdürebilecek miktar ile sınırlı kalabilir.

İnsan ihtiyaçlarının sınırsız, kaynakların ise kıt olması sonucunda ihtiyaçları karşılama niteliğine sahip mal ve hizmetlerin yetersizliği söz konusu olmaktadır. insanların ihtiyaçlarının daha çok giderebilme isteği için gösterdikleri çabalar aslında kıtlıkla yaptıkları savaştır. Ekonomi bilimiyle ilgilenenlerin başlıca konusu ise insanların sınırsız olduğunu varsaydıkları isteklerini sınırlı gelirleriyle nasıl karşıladıkları; yaptıkları seçimler için ne kadar çalışmaya ve para harcamaya hazır olduklarıdır. Çünkü dünyadaki kaynaklar tüm insanlığın ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar çok olmadığı gibi, en zengin ülkelerde dahi, insanların bütün ihtiyaçlarını karşılamaya yetebilecek kadar kaynak bulunmamaktadır. Bu gerçek bütün insanlığı etkileyen temel sorunun kıt kaynak sorunu olduğunu ortaya çıkarmaktadır.

Kıtlık, kavram olarak farklılıklar gösteren bir deyimdir. Halk arasında kıtlık deyimi, herhangi bir malın piyasada bulunmasının zorlaştığı veya imkânsızlaştığı durumlarda kullanılmaktadır. Burada esas olan bir malın fiziki anlamda bulunmaması veya az bulunmasıdır. Ekonomistler ise kıtlığı; bulunabilen, ancak kolay veya güç elde edilebilen fakat insanların bütün ihtiyaçlarını karşılayamayan bütün mallar için kullanırlar.

Ekonomistlere göre kıt mal; fiyatı olan ve bedelini ödemek suretiyle satın alınabilen her türlü mal ya da hizmettir. Kaynakların kıt olması, insanları çeşitli ihtiyaçları arasında bir tercih yapmaya zorlamaktadır. İhtiyaçları önem sırasına koymak, bazı ihtiyaçları geri atmak, eldeki kıt kaynakları belli bir grubun ihtiyacını karşılamaya yönelterek diğer bir grubu veya grupları ihmal etmenin özünde, kıt kaynakların alternatif kullanım yerleri arasında bir tercih kararı almak yatmaktadır. Alınacak bu kararlar ile aile, işletme veya ülke ekonomileri etkilenecektir. Bu nedenle bu etkileri inceleyerek onları sistemli ve tutarlı bir şekilde açıklamaya çalışan ekonomi bilimine ihtiyaç duyulmaktadır.

Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Okulları Mesleki Açık Öğretim Lisesi “Girişimcilik 1” Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*