Felsefe hakkında her şey…

Bauman: Postmodern Etik

Bauman: Postmodern Etik

Türkçeye 1998 yılında “Postmodern Etik” adıyla çevrilen kitabında Bauman, postmodern zihnin farkında olduğu şeyin, insani ve toplumsal yaşamda iyi çözümleri olmayan sorunların, ortadan kaldırılmayan kuşkuların, aklın dikte ettiği reçetelerle tedavi etmek şöyle dursun yatıştırılamayan manevi acıların varlığının olduğunu ileri sürmektedir. Çünkü ona göre postmodern zihin muğlaklık, risk, tehlike ve hata içermeyen, her şeyi kucaklayan, tam ve nihai bir yaşam formülü bulacağını artık umut etmez ve bunun tersini vaat eden her sese büyük bir kuşkuyla yaklaşır.

Bauman, postmodern zihnin, görünüşteki hedefiyle ölçüldüğünde etkili olsun ya da olmasın, her yerel, özelleştirilmiş ve odaklanmış tedavinin, onardığından fazlasını değilse bile en az onardığı kadarını bozduğunun farkında olduğunu dile getirir. Dolayısıyla postmodern zihin, insanlık durumunun karışıklığının kalıcı olduğu düşüncesiyle uzlaşmıştır. Ona göre bu, en genel hatlarıyla postmodern bilgelik denilebilecek şeydir (Bauman, 1998b, s.295).

Postmodern perspektifin daha fazla bilgelik sağlamasına karşın postmodern ortamın bu bilgelik temelinde hareket etmeyi zorlaştırdığını ileri süren Bauman’a göre, genel olarak postmodern zamanın krizler içinde yaşam olarak hissedilmesinin nedeni de budur (Bauman, 1998b, s.295).

Bauman, modernliğin ahlaki düşünce ve pratiğini, müphem olmayan etik bir kodun olanaklığına duyulan inancın harekete geçirdiğini ileri sürmektedir. Modernlik anlayışına göre böyle bir kod henüz bulunmamış olabilir ancak bir sonraki köşede ya da ondan sonraki köşede kesinlikle bizi beklemektedir (Bauman, 1998b, s.20).

Bauman, postmodern olanın böyle bir olasılığa inanmamakta yattığını ifade eder. Yoksa “kronolojik” bir anlamda, modernliği yerinden edip onun yerini alarak ya da modernlik sona erdiği veya yok olmaya yüz tuttuğu anda ortaya çıkarak veya kendisini ortaya koyduğunda modern görüşü imkânsız kılmak anlamında “post” değildir. Modernliğin uzun ve samimi çabalarının yanlış olduğunu, aldatıcı görüşlere dayandığını, er ya da geç normal seyrini izleyeceğini ima etme anlamında, başka bir deyişle, kendi imkânsızlığını, umutlarının beyhudeliğini ve çabalarının verimsizliğini modernliğin kendisinin kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde göstereceği anlamında “post”dur. Bauman’a göre (1998b, s.20), evrensel ve sarsılmaz temellere sahip, kusursuz etik kod hiçbir zaman bulunmayacaktır, müphem olmayan bir ahlak, evrensel olan ve “nesnel temellere dayanan” bir etik, pratik olarak imkânsızdır.

Bauman, postmodern yaşamda insanların hayat başarısını yeni alışkanlıkları çabucak edinmelerinden çok eski alışkanlıklarından kurtulabilme hızlarına bağlı olduğunu ileri sürmektedir. Dolayısıyla kazanılan alışkanlık türü, alışkanlıklar olmaksızın yaşama alışkanlığıdır (Bauman, 2005, s.156). Engelleyici ve sinsi kısıtlamaların ve sınırların yokluğuna genellikle özgürlük denildiğini belirten Bauman, postmodern dünyanın sakinleri olarak çoğumuzun, bu anlamda, atalarımız kadar özgür olmayı ancak rüyada görebileceğimizi ileri sürer.

Zygmunt Bauman’ın postmodernlik yaklaşımı konusunda daha detaylı bilgiye “Postmodern Etik” (1998) ve “Postmodernlik ve Hoşnutsuzlukları” (2000) adlı kitaplarından ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Çağdaş Sosyoloji Kuramları, s. 91-92, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3552 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2386

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...