Felsefe hakkında her şey…

Bakhtin Çevresi

04.01.2024
Bakhtin Çevresi

Bakhtin Çevresi, Mikhail Bakhtin’in (1895-1975) çalışmalarını merkeze alan bir 20. yüzyıl Rus düşünce okuludur. Bu ekol, Rus Devrimi ve devrimin Stalin diktatörlüğüne dönüşmesiyle ortaya çıkan sosyal ve kültürel meseleleri felsefi açıdan ele almıştır.

Bakhtin Çevresi filozoflarının çalışmaları, dilin sosyal gruplar arasındaki çatışmaları nasıl yansıttığını inceleyerek genel olarak sosyal yaşamda ve özel olarak sanatsal yaratımda önem taşıyan soruların odak noktasına yoğunlaşmıştır.

Bakhtin ve Çevresinin temel görüşleri, dilsel üretimin esasen diyaloğa dayalı olduğu, toplumsal etkileşim sürecinde oluştuğu ve bunun da farklı toplumsal değerlerin diğerlerinin söylemlerinin yeniden ifade edilmesi yoluyla yeniden yorumlanmasına yol açtığı yönündedir. Buna göre egemen sınıf tek bir söylemi model olarak ortaya koymaya çalışırken alt sınıflar bu tekil kapalılığı bozmaya eğilimlidir.

Bu çevrenin görüşüne göre edebiyat alanında, şiir ve destanlar kültürel arenadaki merkezcil güçleri temsil ederken roman, popüler ideolojikritiğin, toplumun radikal eleştirisinin yapısal olarak düzenlenmiş bir dışavurumu niteliğindedir.

Bakhtin ve Çevresinin üyeleri arasında Matvei Isaevich Kagan (1889-1937); Pavel Nikolaevich Medvedev (1891-1938); Lev Vasilievich Pumpianskii (1891-1940); Ivan Ivanovich Sollertinskii (1902-1944); Valentin Nikolaevich Voloshinov (1895-1936) gibi önemli isimler vardır.

Bakhtin ve çevresi, 1924’te Leningrad’a taşınmadan önce 1918’de Beyaz Rusya’nın Nevel ve Vitebsk kentlerinde toplanmaya başladı. Grup toplantıları, 1929 yılında grup üyelerinin birçoğunun tutuklanması nedeniyle sonlandırıldı. Bakhtin bu tarihten 1975’teki ölümüne kadar grubunun eğildiği konular üzerinde çalışmaya devam etti.

Önce Kustanai (Kazakistan, 1930-36), Savelovo (Moskova’ya yaklaşık 100 km uzaklıkta, 1937-45), Saransk (Mordovya, 1936-7, 1945-69) ve son olarak da 1969’da Moskova’ya taşınarak sürgünde bir yaşam süren Bakhtin, 1961’de emekli olana kadar Saransk’taki Mordov Pedagoji Enstitüsü’nde çalışmayı sürdürdü.

Bakhtin çevresinin ortaya çıkışının Kagan’ın felsefe eğitimi için gittiği Almanya’dan dönüşünde gerçekleştiği kabul edilmektedir. Kagan burada Marburg Yeni-Kantçı felsefesinin kurucusu Herman Cohen’in öğrencisi olmuş ve Ernst Cassirer’in derslerine katılmıştır. Kagan, çeşitli felsefi, dinî ve kültürel konuların tartışıldığı bir “Kantçı Seminer” de düzenlemiştir.

Kagan, Sosyal Demokrat Parti (Bolşeviklerin ve Menşeviklerin öncüsü) üyesi olan Yahudi bir entelektüeldi ve Rus komünizminin ateizmine karşı çıkarken Cohen’in felsefesine Marksizm ile olan yakınlığı nedeniyle ilgi duymuş olmalıydı. İşin aslı ne olursa olsun, Bakhtin çevresinin üyeleri kendilerini akademik felsefeyle sınırlamamış, dönemin radikal kültürel faaliyetleriyle yakından ilgilenmişlerdir. Bu faaliyetler grubun Malevich ve Chagall gibi birçok önemli avangard sanatçının İç Savaş’ın getirdiği sıkıntılardan uzaklaşmak için yerleştiği Vitebsk’e taşınmasıyla daha da yoğunlaşmıştır.

Grubun üyelerinden birisi olan Petrograd Üniversitesi hukuk fakültesi mezunu Pavel Medvedev, Vitebsk Proleter Üniversitesinin rektörü olmuş, Voloshinov’la birlikte makaleler yayımladıkları kentin kültür dergisi Iskusstvo‘nun (Sanat) editörlüğünü yapmış, Bakhtin ve Pumpianskii ise çeşitli felsefi ve kültürel konularda halka açık dersler vermişlerdir.

Pumpianskii’nin Petrograd Üniversitesindeki eğitimini hiçbir zaman tamamlamadığı bilinirken Bakhtin’in 1918’de aynı üniversiteden mezun olduğu iddiasına rağmen herhangi bir resmî yüksek öğrenim görüp görmediği şüphelidir. Öyle görünüyor ki Bakhtin, Wittgenstein’ın bir arkadaşı olan ağabeyi Nikolai Bakhtin’in geçmişinin bazı yönlerini kullanarak akademik çevrelerde kabul görmeye çalışmıştır. Nikolai Bakhtin, Alman mürebbiyesinden sağlam bir klasik eğitim almış ve ünlü klasisist F.F. Zelinskii’nin öğrencisi olduğu Petrograd Üniversitesinden mezun olmuştur. Dolayısıyla Bakhtin gençliğinden beri felsefi fikirlerle iç içedir. Nikolay’ın Kırım’a gitmesi ve Mikhail’in Nevel’e taşınmasından sonra, Kagan’ın kardeşinin yerini aldığı ve yeni ve heyecan verici bir kültürel ortamda Bakhtin’in felsefesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu anlaşılıyor, ancak iki arkadaş Bakhtin’in evlendiği yıl olan 1921’de yollarını ayırmıştır.

Bakhtin Çevresi̇ Leningrad'da (1924-1926). Ayaktakiler: Veginov ve eşi Elena, Baxtina (Bakhtin'in eşi). Oturanlar: Bakhtin, Yudina, Voloshinov, Pumpiansky, Medvedev.

Bakhtin Çevresi̇ Leningrad’da (1924-1926). Ayaktakiler: Baxtina (Bakhtin’in eşi), Elena ve eşi Veginov. Oturanlar: Bakhtin, Yudina, Voloshinov, Pumpiansky, Medvedev.

Bakhtin Çevresi’nin felsefi çalışmaları

Bakhtin Çevresi‘nin çalışmaları bir kültür felsefesi olarak değerlendirilmelidir. Yazar-kahraman ilişkilerinin modalitesi gibi çok özel bir konuyla ilgili gibi görünen sorular, aslında özne ile nesne, özneler ile diğer özneler arasındaki değer odaklı ilişkileri kapsayan çok daha genel nitelikteki soruları içerir.

Genç Bakhtin tarafından sunulan fenomenolojik argümanlar, rasyonalist felsefenin ve çağdaş pozitivizmin soyutlamalarına yöneliktir. Kavramsal altyapısının önemli bir kısmını Marburg Okulu‘nun, Max Scheler (1874-1928) ve Heinrich Rickert (1863-1936) gibi Alman fenomenologların çalışmalarından alır. Bununla birlikte, bu düşünürlerin etkisini tam olarak tespit etmek oldukça zordur; çünkü Bakhtin kaynaklara atıfta bulunma konusunda oldukça tutarsızdır ve eserlerinde Almancadan Rusçaya çevirdiği pasajların tamamını orijinaline atıfta bulunmadan kopyalamaktan çekinmemiştir. Bu durum birçok yorumcunun ya genç Bakhtin üzerindeki etkileri tahmin etmesine ya da onu neredeyse yoktan bir felsefi terminoloji icat etmekle itham etmesine yol açmıştır. Ancak Brian Poole’un yakın zamanda yaptığı arşiv çalışması, Bakhtin’in çeşitli Alman idealist filozoflardan aldığı ve hem fikirlerinin kaynakları hem de farklı fikirleri bir araya getirmesiyle ortaya çıkan felsefi eserin özgünlüğü hakkında bize daha iyi bir fikir veren not defterlerini ortaya çıkarmıştır.

İlgili konu: Alman idealizmi

Marburg Okulu’nun fikirleri şüphesiz Bakhtin’e Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda Almanya’dan dönen Matvei Kagan’ın çalışmaları aracılığıyla ulaşmıştır. Kagan, Cohen’in ardından yazdığı mersiyede, Cohen’in felsefesinin dinî ve Mesihçi yönlerini vurgulamıştır. Kagan’a göre “nesnel varoluşun birliği, varlığın ve özün birliğinin bitmeyen büyük süreci olarak tekil bireyin mütevazı birliğini gerektirir. Dinin tüm sorunu, Tanrı sorununda olduğu gibi, bireyselliğin yarattığı sorunda yer alır.”

Bakhtin çevresinin çalışmaları çok yönlüdür ve çağdaş felsefi meselelerle son derece ilişkilidir. Ancak çalışmaları dar anlamda felsefenin ötesine geçerek antropoloji, edebiyat çalışmaları, tarih yazımı ve siyaset teorisini de kapsar. Sovyetler Birliği’ndeki entelektüel yaşamın inişli çıkışlı seyri, son yıllarda eserlerin yayınlanma ve çevrilme biçimleri gibi, Bakhtin çevresinin çalışmalarının değerlendirilmesini de zorlaştırmıştır. Bunun da ötesinde, grubun çalışmaları, postyapısalcılık ve modern felsefede öznenin kaderi üzerine günümüz endişeleriyle çerçevelenmiş teorik bir konumda okunmaktadır.

Bakhtin Çevresi‘nin çalışmalarının doğru bir tarihsel değerlendirmesi, önümüzdeki süreçte büyük ölçüde kolaylaşacaktır.

Yazan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...