Felsefe hakkında her şey…

Aziz Ambrosius kimdir?

12.05.2020
Aziz Ambrosius kimdir?

Aziz Ambrosius 333 yılında doğmuş, Yunanca öğrenerek Origenes ve Philon’un eserlerini okuyarak eğitim almış bir isimdir. Augustinus’un Hristiyanlığa geçmesine vesile olan en önemli isimlerden biri de kuşkusuz Aziz Ambrosius’tur.

Aziz Ambrosius 397 yılında hayata gözlerini yumduğunda arkasında “De Fide” (İnanç Üzerine) ve “De Incarnatione” (Tanrı’nın Bedenlenişi Üzerine) gibi temel sayılan eserlerini bırakmıştır.

Ambrosius, felsefeyi Hristiyanlıktan uzak tutmak isteyen ve filozoflara olumlu bakmayan bir kilise babasıydı. Filozofları diyalektik yöntemleri kullandıkları için eleştiriyordu. Buna rağmen felsefeye karşı çıkan diğer kilise babaları gibi o da eserlerinde felsefeyle ilgili pek çok düşünceye yer vermiştir. Nitekim Yeni Platoncu kavramlar onun felsefesinde kendisine bir hayli yer bulmuştur.

Ambrosius kutsal kitapta geçen “Ben varım, olanım.” (Ego sumquisum) sözünü ontolojik bir zeminde yorumlamıştır. Latince essentia teriminin Tanrı’ya uygun bir var oluşu dile getirmesinin sebebini Yunancada ousia terimiyle aynı anlama gelmesine bağlamış ve bu iki terimin doğru çevirisi ve yorumunun daima var olan olması gerektiğini savunmuştur. Bu düşünce, daha sonra Augustinus tarafından da işlenmiştir.

Ambrosius, ahlak vaaz eden bir kilise babası olarak ün yapmıştır. Cicero’nun “De Officiis” (Görevler Üzerine) adlı eserinden etkilenerek yazdığı “Rahiplerin Görevleri Üzerine” adlı eserinde insanın Tanrı’ya karşı görevlerini ahlaki bakımdan değerlendirmiş ve yorumlamıştır. Ayrıca “Hexaemeron” adlı bir eseri de Aziz Basili’nin düşüncelerinin izlerini taşımaktadır.

Ambrosius’un en dikkate değer yanlarından birisi de kutsal metinleri alegorikleştirerek yorumlama anlayışıdır. Bu tür bir yorumlama tarzını kullanarak örneğin Tevrat’ta yer alan yılan ile Adem ve Havva arasında geçen öyküyü şöyle alegorikleştirmiştir:

“Yılan, hazzı simgeler ve Havva şehvetin bir sembolüdür. Adem ise duyuları aracılığıyla kandırılan aklı temsil etmektedir.”

Görüldüğü gibi ahlaksal kavramlarla öyküyü yorumlama denemesidir bu.

Ambrosius’a göre kutsal kitapta geçen yeryüzü cenneti ifadesi yeryüzünde bir yerin işareti olarak alınmamalıdır. Bu, ruhumuzun yönetici bölümüne işaret etmektedir ve yine kutsal kitapta geçen söz konusu yeryüzünü sulayan ırmaklarda Tanrı’nın lütfu ve erdemleridir. Cehennem ateşi bir yerdeki ateş değil, ruhlarımızda günahın meydana getirmiş olduğu ıstıraplardır. Ruhlarımızı kemiren solucan ise günahkârın vicdanını kemiren pişmanlıktan başka bir şey değildir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...