|
Bilim Nedir?
Sözlüklerde ve ansiklopedilerde bilimin değişik tanımları vardır.
Sanırım bu tanımların hiçbirisi bilimi eksiksiz olarak açıklayamaz.
Cumhuriyet'te ve Cumhuriyet Bilim Teknik'te bilimin tanımı ya da
açıklaması çok yapılmıştır. Bunlara bir yenisini eklemenin bir yararı
olabilir mi? Bu soruyu, biraz minder dışına kaçarak yanıtlama olanağı
vardır. Aşkı binlerce yazar anlatmıştır. Gene de, her gün yeniden
anlatılmaktadır ve insanoğlu var oldukça anlatılmaya devam edilecektir.
Ama hiçbirisi aşkı eksiksiz anlatamamıştır ve anlatamayacaktır. Belki
bilim de böyledir; onun eksiksiz bir tanımı yapılamaz. Ancak, bir temele
dayanabilmek için, bir yerden başlamak iyi olacaktır.
TDK sözlüğünde bilim şöyle tanımlanıyor: Bilim: "Evrenin ya da olayların
bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe
dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi." "Genel geçerlik ve
kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi."
"Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir ereğe yönelen
bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci."
Bilim ile uğraşan bir kişinin bu tanımları yeterli bulmayacağını
söylemeye gerek yoktur. Bu nedenle, bilimin eksiksiz bir tanımını
yapmaya kalkışmak yerine, onu açıklamaya çalışmak daha doğru olacaktır.
İnsan doğaya egemen olmak ister!
Derler ki insanoğlu varoluşundan beri doğayı bilmek, doğaya egemen olmak
istemiştir. Bu nedenle, insan varoluşundan beri doğayla savaşmaktadır.
Son zamanlarda, bu görüşün tersi ortaya atılmıştır: İnsan doğayla barış
içinde yaşama çabası içindedir.Bence bu iki görüş birbirlerine denktir.
Bazı politikacıların dediği gibi, sürekli barış için, sürekli savaşa
hazır olmak gerekir.
Gök gürlemesi, şimşek çakması, Ay'ın ya da Güneş'in tutulması,
hastalıklar, afetler, vb. doğa olayları bazen onun merakını çekmiş,
bazen onu korkutmuştur.
Öte yandan, bu olgu, insanı, doğa korkusunu yenmeye ve merakını
gidermeye zorlamıştır. Korkuyu yenebilmenin ya da merakı gidermenin tek
yolunun, onu yaratan doğa olayını bilmek ve ona egemen olmak olduğunu,
insan, önünde sonunda anlamıştır. Peki, insanoğlunun doğayla giriştiği
amansız savaşın tek nedeni bu mudur? Başka bir deyişle, bilimi yaratan
güdü, insanoğlunun gereksinimleri midir?
Elbette korku ve merakın yanında başka nedenler de vardır. İnsanın
(toplumun) egemen olma isteği, beğenilme isteği, daha rahat yaşama
isteği, üstün olma isteği vb. nedenler bilgi üretimini sağlayan başka
etmenler arasında sayılabilir. İnsanın korkusu, merakı ve istekleri hiç
bitmeden sürüp gidecektir. Öyleyse, insanın doğayla savaşı (barışma
çabası) ve dolayısıyla bilgi üretimi de durmaksızın sürecektir.
Bilim Neyle Uğraşır?
Bilimin asıl uğraşı alanı doğa olaylarıdır. Burada doğa olaylarını en
genel kapsamıyla algılıyoruz. Yalnızca fiziksel olguları değil,
sosyolojik, psikolojik, ekonomik, kültürel vb. bilgi alanlarının hepsi
doğa olaylarıdır. Özetle, insanla ve çevresiyle ilgili olan her olgu bir
doğa olayıdır. İnsanoğlu, bu olguları bilmek ve kendi yararına
yönlendirmek için varoluşundan beri tükenmez bir tutkuyla ve sabırla
uğraşmaktadır. Başka canlıların yapamadığını varsaydığımız bu işi,
insanoğlu aklıyla yapmaktadır.
Bilimin Gücü
Bilim, yüzyıllar süren bilimsel bilgi üretme sürecinde kendi niteliğini,
geleneklerini ve standartlarını koymuştur. Bu süreçte, çağdaş bilimin
dört önemli niteliği oluşmuştur: çeşitlilik, süreklilik, yenilik ve
ayıklanma.Şimdi bunları kısaca açıklamaya çalışalım.
Çeşitlilik: Bilimsel çalışma hiç kimsenin tekelinde değildir, hiç
kimsenin iznine bağlı değildir. Bilim herkese açıktır. İsteyen her kişi
ya da kurum bilimsel çalışma yapabilir. Dil, din, ırk, ülke tanımaz.
Böyle olduğu için, ilgilendiği konular çeşitlidir; bu konulara sınır
konulamaz. Hatta, bu konular sayılamaz, sınıflandırılamaz.
Süreklilik: Bilimsel bilgi üretme süreci hiçbir zaman durmaz.
Krallar, imparatorlar ve hatta dinler yasaklamış olsalar bile, bilgi
üretimi hiç durmamıştır; bundan sonra da durmayacaktır.
Yenilik: Bir evrim süreci içinde her gün yeni bilimsel bilgiler,
yeni bilim alanları ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, bilime, herhangi
bir anda tekniğin verdiği en iyi imkânlarla gözlenebilen, denenebilen ya
da var olan bilgilere dayalı olarak usavurma kurallarıyla geçerliği
kanıtlanan yeni bilgiler eklenir.
Ayıklanma: Bilimsel bilginin geçerliği ve kesinliği her an,
isteyen herkes tarafından denetlenebilir. Bu denetim sürecinde, yanlış
olduğu anlaşılan bilgiler kendiliğinden ayıklanır; yerine yenisi
konulur.
< Felsefe
Sözlüğü "B"
Dizinine Geri Git
< Felsefe
Sözlüğü
Dizinine Geri Git
> Bu sayfaya ilişkin etiketler:
Bilim nedir,
bilim ne demektir,
bilim ne anlama gelir,
bilim tanımı nedir,
bilim anlamı nedir,
bilim ne demektir,
bilim nedir,
bilim ne
anlama gelir, bilim tanımı,
bilim felsefe,
bilim kavramı,
bilim
kavramı nedir, bilim terimi nedir,
bilim ne demektir,
bilim
nedir |
|