Zihin Felsefesinin Tarihçesi

felsefe Nedir

Zihin felsefesi tartışmalarının, belirgin olarak zihnin ne yapıda olduğuna ilişkin görüşlerin anlaşılmasını kolaylaştırmak için tarihsel gelişimi içinde zihne kısaca bakalım.

2000 yıldan fazla zamandır insanlar zihnin ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Bunca bilimsel gelişime karşın hâlâ zihin konusunda pek çok bilinmeyen var. İlk Çağ felsefesinde bugünkü bilimsel bilgilerin çok uzağında olan filozoflar da kuşkusuz zihni açıklama çabasında oldular.

Söz gelimi Platon özellikle Sokrates’in son zamanlarını anlattığı Phaidon diyalogunda ruhu beden öldükten sonra var olmayı sürdüren bir yapıda tasarlar. Elbette bu zamanlarda beynin düşüncenin ve algının kaynağı olan organ olduğu bilinmiyordu. Aynı dönemde Aristoteles beyni, kanın sıcaklığını düzenleyen bir tür ısıtıcı olarak ele alır.

Düşünmeyi, duyguları ve öz bilinci ise kalp sağlar. Yeniden Platon’a dönecek olursak aynı diyalogda Platon insanı kısmen beden kısmen de ruh olarak tanımlar. İkicilik olarak gelişecek bu anlayış ruh/zihin ile bedeni iki ayrı şey olarak belirler. Yunanların ruh için kullandıkları terim psykhe, psikoloji, psikiyatri terimlerinin başındaki sözcüktür. Ruh görünmezdir ve bedeni aracı olarak kullanır. Ruhun en önemli ödevi saf biçimler olan ideaları araştırmaktır.

Bunun yerine daha aşağı bedensel hazlar peşinde koşan ruh bir sonraki bedenlenişinde insandan daha aşağı düzeyde bir dünyaya gelir. Aristoteles için ise ruh bir tür işlevsellikle açıklanır. Ruh, bedenin belli bir türde işlev görmesidir. Ruh ile bedeni ayırt edemeyiz. Ruhun etkinliği olan düşünme aynı zamanda bedenin etkinliğidir. Ruh konusunda modern döneme gelene kadar önemli bir değişiklik yaşanmamıştır. Platon ve Aristoteles çizdikleri çerçeveler diğer tüm görüşlere kaynaklık eder. Descartes aşağıda ayrıntısını göreceğimiz biçimde zihin felsefesinin kilit isimlerinden biridir. Ruh ile bedeni kesin biçimde ayırt ederek zihni ayrıntılı tartışmalara çeken ilk filozof olur.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*