Viyana Çevresi’nin Metafizik Eleştirisi

felsefe Nedir

Anlamın doğrulanabilirliği kuramı ile birlikte bilimsel olan yargılar ile bilimsel olmayan yargıların sınırını çizen Viyana Çevresi, metafizik, etik, estetik ve teolojiyi bu kendi ölçütlerine göre doğrulanamaz buldukları için bilimsel olanın dışına itmişlerdir.

Bin yıllardır süregelen bu türden çalışmaların nereye konulacağı sorununa cevap olarak, bütün bu çalışmaların filozofların dil tarafından büyülenmelerinden dolayı olduğunu söylerler.

Dilde kendine yer etmiş tüm yapıların dünyada bir karşılığının olduğunu düşünme gafletine düşmüş olduklarını veya dilsel kullanımlarda yaptıkları hataların dilsel olarak hatalı olduğunu fark etmemiş olduklarını iddia ederler. Bundan dolayı bizzat dilin kendi yapısı tarafından yanlış yola sürüklendiklerini söylerler.

Klasik filozofların düştüğünü söyledikleri dilsel sıkıntıları örneklenirse, “Almanya’nın şimdiki kralı keldir.” gibi bir yargının, Almanya’nın bir kralı olmamasına rağmen öne sürülebilmesi, ona yönelik inancın da olanağını verir. Aynı şekilde “Zekilik beni her zaman kurtarır.” gibi bir cümlede bir özellik olan zekiliğin bir özne olarak kullanılması, sanki kendi başına zekiliğin bir varlığı olduğunu ifade eder, hâlbuki zekilik sadece bir özelliktir ve bunun karıştırılması düşünceyi sonu gelmeyecek bir zırvalığa götürebilir.

Viyana Çevresi filozoflarına göre metafiziğin içerisinde bulunduğu iddia edilen bu durumun karşısında felsefe, tam da bu sorunları ortaya çıkartan dilsel çarpıklıkları bulmak ve düzenlemek işini üstlenmelidir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*