Felsefe hakkında her şey…

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve iklim değişikliği

20.12.2023
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve iklim değişikliği

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Sürdürülebilirlik çeşitliliğin ve üretkenliğin devamının sağlanması ve gelecek nesiller için daha iyi bir dünya bırakabilmek adına atılan bir adımdır. Aynı zamanda yaşamın devamlılığının sağlanması için kendi ihtiyaçlarımızı, gelecek nesillerin kaynaklarını tüketmeden gidermek amaçlanır.

Birleşmiş Milletler tarafından okyanus ve denizler için başlatılan çalışmada hem insanlığın hem okyanusların ve denizlerin kurtuluşu için sürdürülebilir kalkınma amaçlarındaki 17 maddenin de hayata geçirilmesinin önemini ortaya çıkardı. Temiz su ve sanitasyon, iklim eylemi ve sudaki yaşam maddeleri iklim değişikliği ile mücadelede öne çıkıyor.

İhtiyaç duyduğumuz oksijenin %50 ile %70’ini üreten okyanus ve denizleri korumak için yenilenebilir açık deniz enerjisi geliştirebilir, karbonu tutan çayırları ve mangrovlar gibi kıyı ekosistemlerini koruyarak bu doğal sermaye kaynaklarını artırabilir ve okyanusları düşük karbonlu ve yüksek protein kaynaklı deniz ürünleri, deniz çayırları ve yosunların üretimi için kullanabiliriz.

İklim değişikliğini kontrol altına alabilmek için mavi karbon bölgeleri olan ekosistemlerini korumalıyız. Bu sayede kıyılarda yaşayan toplulukları fırtınalardan koruyabilir, sürdürülebilir gıda güvenliğini sağlayabilir, hava kalitesini iyileştirebilir ve istihdamı arttırabiliriz.

Doğru politik yaklaşımlı yatırımlarla iklim değişikliğini engelleyerek hem sürdürülebilir hem de okyanusa hassas davranan yeni bir mavi ekonomi inşa etmek bizlerin elinde. Aldığımız iki nefesten birini sağlayan okyanuslar ve denizler ne yok olmayacak kadar büyük ne de onarılamayacak kadar… Ama biliyoruz ki göz ardı edilemeyecek kadar önemli ve geleceğimiz ona bağlı.

Sürdürülebilirliğin 3 temel bileşeni vardır:

  1. Çevre koruma,
  2. Ekonomik büyüme
  3. Sosyal gelişim.

Burada çevre korumadan bahsedeceğiz.

Çevre konusunda sürdürülebilirlik denince ilk olarak bilmemiz gereken doğada yer alan kaynakların sınırsız olmadığıdır. Sürdürülebilirliği sağlamak doğa ve insan arasında bir denge kurar doğal kaynaklara sahip çıkarak bu kaynakların sürdürülebilirliğini sağlayabiliriz. Böylelikle daha sağlıklı bir dünyada yaşayabiliriz.

Sürdürülebilir kalkınma amaçları Birleşmiş Milletler‘e üye ülkeler tarafından 2030 yılına kadar uygulanması amaçlanan evrensel bir eylem çağrısı içerir. Bu çağrıda yer alan maddelerden birkaçından bahsetmemiz gerekiyor. 6. madde temiz su ve sanitasyon, 7. madde erişilebilir ve temiz enerji, 11. madde sürdürülebilir şehirler ve topluluklar, 12. madde sorumlu üretim ve tüketim, 13. madde iklim eylemi, 14. madde sudaki yaşam, 15. madde karasal yaşam ve bütün bileşenlerin gerçekleşmesi için sürdürülebilirliğin temel öğesi olan 17. madde amaçlar için ortaklıklardır.

%70’i sulardan oluşan ve mavi gezegen olarak bildiğimiz dünyadaki suların ne kadarını kullanabiliyoruz? Dünyadaki suların %97.5’i tuzlu sulardan, %2.5’i tatlı sulardan oluşur. Bizler ise tatlı suları oluşturan %2.5’in sadece 0.3’ünü kullanabiliyoruz. Kullanabileceğimiz su miktarının bu kadar kısıtlı olmasına rağmen 1 litre atık suyu temizleyebilmek için 8 litre temiz su kullanmamız gerekiyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor.

Bilim insanları tarafından yapılan çalışmalara göre 2025 yılına geldiğimizde dünyada bir su krizinin yaşanacağı öngörülüyor. Bu yüzden suyu doğru kullanmak ve israfın önüne geçmek gerekiyor. Bu doğrultuda Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma amaçlarının 6. amacı olan temiz su ve sanitasyon başlığında herkes için güvenilir ve kullanılabilir içme suyuna adil erişim sağlanması, atık su hizmetlerinin tüm toplumu kapsaması ve sürdürülebilir su yönetiminin sağlanması ele alınıyor. Bu doğrultuda altyapı yatırımlarının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, sıhhi tesislerin inşası ve her düzeyde hijyenin teşvik edilmesiyle herkese güvenilir ve erişilebilir içme suyu sağlanması amaçlanıyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

İklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden biri fosil yakıtların yakılması esnasında ortaya çıkan gazlardır. Bu gazlar dünyamızın etrafında aşırı ısının kaçmasını zorlaştıran bir tabaka oluşturur. Bu durum dünyadaki sıcaklığın yavaş yavaş artmasının, buzulların erimesinin nedenlerinden biridir.

İklim krizinin önüne geçmek için karbon salınımının hızla ve radikal biçimde azaltılması, fosil yakıt tüketiminin sınırlandırılması ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum çalışmalarının desteklenmesi gerekir. Bu doğrultuda herkes için karşılanabilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişim sağlamak sürdürülebilir kalkınma amaçlarından 7. amacı kapsar. Erişilebilir ve temiz enerji amacı doğrultusunda fosil yakıtların kullanımı ve sera gazı etkileri azaltılabilir, güneş, dalga, rüzgar ve termal gibi enerji kaynaklarına yatırım yapılabilir.

Şehirleri ve insan yerleşimlerini kapsayıcı, düzenli, dayanıklı ve sürdürülebilir yerleşim yerleri kılmak sürdürülebilir kalkınma amaçlarının 11. amacını oluşturur. Kentleri güvenli ve sürdürülebilir kılmak güvenli ve erişilebilir konut sağlamak anlamına gelir. Bu amaç kapsamında toplu taşımacılığa yatırım yapılması, kamusal yeşil alanlar yaratılması sürdürülebilir şehirler için gerçekleştirilmesi gereken faaliyetler arasındadır.

Sürdürülebilir tüketim ve üretimin geliştirilmesine ilişkin olan 12. amaç su, enerji ve besin kaynaklarının azlığı konusunda bilinçlenmeyi, doğal kaynakların sorumlu tüketiminin geliştirilmesini, değiştirilmesini ve besin üretim döngüsünü vurgular.

Ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı başarmak için malları ve kaynakları üretme ve tüketme biçimlerini değiştirmek suretiyle ekolojik ayak izimizi azaltmamız gerekir.

karbon ayak izi, ekolojik ayak izi

Doğal kaynaklarımızın verimli yönetimi, zehirli atık ve kirleticilerin bertaraf etme biçimleri bu amaca ulaşmada önemli hedefler arasında yer alır. Sıfır atık hedefiyle israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, oluşan atığın miktarının azaltılmasını, etkin toplama sisteminin kurulmasını, atıkların geri dönüştürülmesini sağlayabiliriz.

O doğrultuda sırasıyla atıklar hangi renk geri dönüşüm kutularında ayrılır? Kâğıt atıklar mavi, plastik atıklar sarı, cam atıklar yeşil, metal atıklar koyu gri, organik atıklar kahverengi, geri dönüşemeyen evsel atıklar siyah, yemek artıkları açık gri, ekmek artıkları ise mor renkli geri dönüşüm kutularında ayrıştırılır.

Depozito iade sistemi için ise en verimli en temiz atık toplama yöntemidir diyebiliriz. Depozito iade sistemi ile iade edilecek atığın son kullanıcısının çevre yaklaşımı ödüllendirilir ve teşvik edilir. Böylece sistem yarattığı ekonomik döngü sayesinde geri dönüşüm oranlarının yükselmesini sağlar.

Okyanus ve denizler iklim değişikliği ile mücadelemizde de bizim en önemli müttefikimizdir. Ancak bugün denizler ve okyanuslar kırılma noktasındadır. Okyanuslar gezegenimizdeki atık ısının yaklaşık %93’ünü emiyor, karbon emisyonlarının %25’inden fazlasını gerçekleştirerek atmosferdeki gaz seviyesini koruyan okyanus ve denizlerimiz hızla kirleniyor ve ısınıyor.

Her 30 dakikada, bir futbol sahası genişliğindeki deniz çayırı yok oluyor. Okyanus ve denizlerin asitliği artıyor. Bu nedenle mercanlar giderek beyazlaşıyor ve deniz ekosistemi yavaş yavaş yok oluyor. Denizlerdeki plastikler akıntı ve rüzgarların etkisiyle bir araya gelerek Pasifik Okyanusunda Türkiye’nin 5 katı büyüklüğünde ve 7 milyon ton ağırlığındaki 7. kıtayı oluşturuyor.

yedinci kıta, 7. kıta, çöp kıtası

Sudaki yaşam için en büyük tehdit olan insan kökenli atıklar son yıllarda öylesine bir boyuta ulaştı ki bu durum Pasifik Okyanusu’nda %99’u tek kullanımlık plastik atıklardan oluşan 7. kıtanın oluşumuna neden oldu.

Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınmaya karşı en büyük tehdit olarak ilan ettiği iklim değişikliği çağımıza damga vuran küresel bir mücadele konusudur. Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının 13. maddesi olan iklim eylemi iklim değişikliği ve etkileri ile mücadele için acilen eyleme geçmeyi ifade eder.

Ülkelerin bir araya gelerek imzaladığı Paris Antlaşması’na göre 2030 yılına kadar ortalama yüzey sıcaklığı artışının 1,5 derece ile sınırlı olması hedeflenmektedir.

İklim değişikliği konusunda önlemler alınmaması bitkiler hayvanlar deniz ekosistemi ve buna bağlı olarak insan topluluklarının ciddi risk altında kalmasına neden olur. Okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme, okyanusların asit oranlarındaki artış, müsilaj, buzulların erimesi gibi sorunları yaşamamak ve bu riskleri azaltmak için küresel sıcaklık artışının sınırlandırmayı, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmayı yaygınlaştırmayı, denizleri ve okyanusları ve kıyı ekosistemlerini korumayı ön plana almamız gerekmektedir.

Sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliği ile mücadele için okyanusları, denizleri, kıyı ekosistemlerini korumak ve buraların sürdürülebilir kullanımını sağlamak sürdürülebilir kalkınma amaçlarının sudaki yaşam başlığında yer alır. Denizlerin 1 litresinde milyonlarca bulunan gözle görülemeyecek kadar küçük ve yaşam süreleri çok kısa olanlar fitoplankton tıpkı karadaki bitkiler gibi fotosentez yaparak oksijen açığa çıkarır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu mücadelede bize en büyük desteği sunan ve aldığımız her iki nefesten birini oluşturan denizlerimiz %80 oranında karadan insan eliyle kirleniyor. Kirlilik ve iklim değişikliğinin etkisiyle ısınan deniz suyu ve durağanlaşan deniz ortamı müsilaj oluşumuna destek oluyor.

Plastiklerin denizlere ve okyanuslara ulaşılmasını engellenmesi, deniz ekosisteminin korunması, güçlendirilmesi ve karşılaştığı sorunların iyileştirilmesini sağlar. Sürdürülebilir kalkınma amaçları deniz ve kıyı ekosistemlerinin sürdürülebilir biçimde yönetilmesini kirlenmeden korunmasını, ayrıca okyanus asitlenmesinin de etkilerini en aza indirmeyi hedefler.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...