Sosyal Öğrenme Kuramının Temel Kavramları

felsefe Nedir

Sosyal öğrenme kuramında öğrenme ortamında olan kişi; yani öğrenen gözlemci, öğrenilecek olan ise model olarak isimlendirilebilir. Gözlemci başkalarının davranışlarını gözleyip bu davranışları tekrar etme ya da yapmama eğiliminde olacağından da etkinliği doğrudan kendisi yapmayıp dolaylı yoldan etkilenecektir. Bu nedenle sosyal öğrenme kuramında öğrenmeyi sağlayan dolaylı yaşantılar bulunmaktadır.

Dolaylı Pekiştirme: Modelin yapmış olduğu davranış sonunda bir ceza ile karşı karşıya kalır ise, davranışı gözleyenin o davranışı yapma eğilimini azaltır ya da ortadan kalkar. Dolaylı pekiştireçte olduğu gibi ceza öğrenene değil, davranışı yapana yani modele verilmektedir.

Davranışı pekiştirilen modeli izleyen bireylerin, modelin davranışlarını daha kısa sürede ve sıklıkla taklit ettiği görülür. Bireyin seçmiş olduğu modelin yaptığı davranışların ödüllendirilmesi o davranışı taklit etmesini güçlendirir ve devam ettirir. Örneğin; sınıfta öğretmenin sorduğu sorulara cevap veren bir öğrenciyi öğretmenin övmesi ve taktir etmesi, sınıftaki konuşmaları öğrencileri de bu davranışı yapmaları yönünde cesaretlendirir. Dolaylı pekiştirme alan modelin davranışı, gözleyen bireyler tarafından daha sıklıkla ve daha kısa sürede öğrenilmektedir.

Dolaylı Ceza: Modelin olumsuz davranışlarının cezalandırılması, gözleyenlerin benzer davranışlarda bulunmalarını engellemekte veya azaltmaktadır. Bir gruptaki bireylerin, kurallara uymalarını sağlamada ve istenmeyen davranışları engellemede önemli role sahiptir. Örneğin; hoş bir durum olmamakla birlikte, arkadaşlarının gözü önünde uzun saçlı olan öğrencinin saçının makasla kesilmesi (Günah keçisi yaklaşımı da denebilir). Yalan söyleyen bir öğrenci cezalandırıldığında diğer bireyler aynı durumla karşılaşmamak için yalan söylemezler.

Ancak çocuklar saldırganca ve duygusal olarak cezalandırılırlarsa, onlarda saldırganlığı taklit etme eğilimi doğabilir. Bir diğer ifade ile saldırganca cezalandıran anne-babalar, çocuklarının da saldırganca cezalandıran birer anne-baba olmalarına neden olurlar.

Modelin yaptığı bir davranışın sonunda almış olduğu ceza gözlemlenerek bireyin o davranışı yapma eğilimi ortadan kalkar ya da azalır. Örneğin; bir trafik hatasından dolayı kaza yapan birisini gözlemleyen bir kişi, trafik kurallarını sıkıca uyar. Ya da sınıfta kopya çeken ve cezalandırılan arkadaşını gözlemleyen bir kişi kopya çekme davranışından kaçınır. Gözlenen davranışından dolayı ceza alan modelin davranışını gözleyen bireyler, bu davranışları sergilemekten kaçınmaktadırlar.

Dolaylı Güdülenme: Gözlenen davranış sonucunda model, hoşa giden bir sonuçla karşılaşır ise gözleyen kişi bu davranışı yapmaya istek duyar. Modelin başarısı gözleyenin o davranışı yapması için onu tetikler ve harekete geçirir. Gözlenen ürünler, bireyi sadece bilgilendirmez; aynı zamanda onu elde etmeye de güdüler. Gözlenen davranış, değer verilen bir ürünle sonuçlanırsa birey, davranışta bulunmaya istek duyar. Ayrıca gözlemci o davranışı yapabileceğine inanmalıdır. Başkalarının başarılarını ya da başarısızlıklarını gözlemek, belli bir davranışı yapmak için bireyin kendi yeteneğini değerlendirmesine yardım eder. Örneğin; sınıfta ödül kazanan bir öğrenciyi gören ve kendi düzeyinin de ödül kazanmaya uygun olduğunu gören birey, harekete geçer. Sınıfında burs kazanan ve kendi düzeyinin de bu bursu kazanmaya uygun olduğunu gören öğrenci, bursu kazanmak için harekete geçebilir.

Bir durumun gözlenmesi, bireyin o konuda yalnızca bilgi sahibi olmasını sağlamaz; aynı zamanda bireyi o durumu elde etme konusunda güdüler. Ancak, kişinin bir duruma karşı güdülenmesi için gözlediği durumun kendisi için önemli olması, diğer bir deyişle, değer vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde, birey ilgisini o noktada toplamayabilir. Başarılı olmak birey için önemli bir durum ise; birey başkalarının başarılarını ya da başarısızlıklarını gözleyerek, belli bir davranış için, kendi yeterliliklerini değerlendirebilir. Sınıf çapında gerçekleştirilen bilgi yarışmasında ödül alan arkadaşının başarıya ulaşmak için ne kadar tutarlı bir biçimde çalıştığını gözleyen bir öğrenci, kendisinin de benzer bir başarıya ulaşması için tutarlı bir biçimde çalışması gerektiğini anlayabilir ( Senemoğlu, 1997).

Dolaylı Duygu: Gözleyen davranışı yapıp herhangi bir zarar görmese de modelin davranışları nedeniyle korku ve kaygı hissedebiliriz. Model alınan kişi bizim sevdiğimiz ve bize yakın bir insansa onun korktuklarından korkma, onun sevdiklerini sevme eğiliminde oluruz. Birçok duygu, gözlem yoluyla kazanılır. Birçok insan doğrudan zarar görmedikleri hâlde ölüden, periden, fareden, köpekten, yılandan, öğretmenden, sınavdan, uçaktan korkmaktadırlar. Bu korkuların nedeni söz konusu korkulara sahip modellerin gözlenmesidir.

Birey başka bireylerin yaşantılarını gözleyerek dolaylı olarak korku, kaygı gibi duyguları geliştirebilir. Örneğin; evde böcek gördüğünde çığlık atarak koltuğun üzerine çıkan annesini gören çocuk, böceğin korkulacak bir yaratık olduğu sonucuna ulaşarak annesini taklit eder. Yani birey kendisi yaşamasa bile başkalarının yaşantılarını gözleyerek dolaylı olarak korku, kaygı gibi duyguları geliştirebilir.

Modelden Öğrenme: Sosyal öğrenme kuramının en önemli ögelerinden biridir. İnsanların bir davranışı öğrenebilmeleri için, o davranışın başkaları (model) tarafından nasıl yapıldığını görmeleri gerekmektedir. Model olan kişi gözlemlenerek neler öğrenebilir?

  • Yeni bilişsel beceri ve davranışlar öğrenebilir.
  • Öğrenilenleri güçlendirir veya söndürür. Modelin yapmış olduğu davranışlar ve sonuçlarını gözlemleyerek neyin yapılabileceğini ve neyin yapılmaması gerektiğini öğrenir.
  • Model gözlemlenerek sosyal güç ve motivasyon sağlanabilir.
  • Model gözlemlenerek çevrenin ve nesnelerin nasıl kullanılacağı öğrenilebilir.
  • Model gözlemlenerek duygusal tepkilerin nasıl ortaya konulacağı öğrenilebilir.

Sosyal öğrenme kuramında model alınanın temel nitelikleri model alma davranışına yön veren önemli bir kriterdir. Bu kriterler:

  • Yaş: Model alınan kişinin yaşı gözleyene ne kadar yakınsa model alma davranışı o kadar artacaktır.
  • Cinsiyet: Gözlemci kendi cinsinden kişilerin davranışlarını daha çok model alır. Özellikle çocukluğun ilk yıllarında bireylerin cinsiyet kavramını öğrenmeleri için önlerinde kendi cinslerinden bir modelin olması gereklidir.
  • Karakter: İçinde bulunduğu grup içerisinde büyük bir güce sahip, karar verme ve uygulama açısından baskın karakterlerin davranışlarının model alınması daha yüksektir.
  • Benzerlik: Gözleyen kendisine benzeyen ortak noktaya sahip olduğunu düşündüğü kişilerin davranışlarını daha çok model alır. Özellikle yakın arkadaş gruplarında bireylerin birbirinden nasıl etkilendiği ve giyim, konuşma, yürüyüş vb. gibi davranışların birbirine ne kadar çok benzediğine dikkat edin.
  • Statü: Model almayı etkileyen bir diğer özellikte modelin sahip olduğu statüdür. Eğer model; toplumda yüksek bir statüye sahipse, bu modelin davranışlarının model alınması daha yüksek bir ihtimaldir.

Sadece modelin davranışlarının sonuçları değil, aynı zamanda modelin özellikleri de model almayı etkilemektedir. Modelin özellikleri ne kadar gözlemcinin özelliklerine benzerse, gözlemci, o kadar modelin davranışına benzer davranışlar göstermektedir. Yukarıdaki burs örneğinde olduğu gibi. Ancak model ne kadar yüksek statülü ve güçlü ise, modelin gözleyiciler üstündeki etkisi düşük statülüden daha yüksek olmaktadır. Yani gözlemci, yüksek statülü ve güçlü kişinin davranışlarını daha çok taklit etme eğiliminde olmaktadır. Bu durumun nedeni henüz bilinmemekle beraber gözlemcide model alınan kişinin başarısının kendi başarısına katkıda bulunacağı beklentisi oluştuğu sanılmaktadır (Senemoğlu, 1997).

Kaynak: ATA-AÖF, SOSYAL ÖĞRENME KURAMI, Yrd. Doç. Dr. Muhammed ÇİFTÇİ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*