Felsefe hakkında her şey…

Mary Astell Kimdir?

02.06.2021
Mary Astell Kimdir?

Mary Astell, 12 Kasım 1666 ila 11 Mayıs 1731 tarihleri arasında yaşamış olan bir İngiliz filozofudur. Astell ayrıca yazar kimliğiyle de bilinmektedir. Mary Astell, ilk İngiliz feminist yazar olarak da tanınmaktadır.

Mary Astell, Newcastle’da doğdu ve yetişkinlik dönemini Londra’da geçirdi. Maddi destekçileri Lady Ann Coventry, Lady Elizabeth Hastings ve Catherine Jones’tu. Entelektüel çevresindekiler arasında Lady Mary Chudleigh, Judith Drake, Elizabeth Elstob, Lady Mary Wortley Montagu ve John Norris bulunuyordu.

Astell, bugün en çok, kadınların eğitim hakları konusundaki teorileri ve Norris ve John Locke’a yönelik geliştirdiği eleştirileriyle tanınıyor.

ASTELL’İN METAFİZİK GÖRÜŞLERİ

Mary Astell, metafiziğini Tanrı ve yaratılış fikirleri etrafında şekillendirdi. Ona göre Tanrı sonsuz ve ölümsüz akıldır; insan zihni ve ruhsal parçacıklar sınırlı, sonsuz varlıklardır; insan bedeni ve fiziksel nesneler ise sonlu, bozulabilir, çürüyebilir varlıklardır.

Astell’in Tanrı Anlayışı

Astell’e göre Tanrı, doğası gereği bütün yetkinliklere sonsuz olarak sahip olması gereken varlık olan “İlk Akıl”dır. Astell bu yetkinlikleri bilgelik, iyilik, adalet, kutsallık, zekâ, mevcudiyet, güç ve kendi kendine varoluş olarak listeler.

Astell, dönemin akılcı görüşlerine uygun olarak, metafiziğin doğru anlaşılmasının Tanrı’nın doğru anlaşılmasını sağlayacağını savunur. Bu nedenle, çalışmalarının çoğunu, yalnızca Tanrı’nın ne olduğuna değil, aynı zamanda onun doğru bilgisinin nasıl elde edilebileceğini göstermeye adamıştır.

Mary Astell

Mary Astell

Tanrı’nın varlığını, mükemmelliğini ve yaratıcı gücünü ele aldığı ilk kitabı “A Serious Proposal to the Ladies” isimli eseridir. Bu eser, bilgiye ulaşmak için doğru yöntemin örneklerini verebilmek için Descartes’ın “Yöntem Üzerine Konuşma” ve Arnauld ve Nicole’un “Logic or the Art of Thinking” kitaplarındaki açıklamalara binaen başlar.

Astell’in Tanrı’nın varlığına dair kanıtları, basit ve düzenli açıklamalar içerir. Açık ve kolayca ayırt edilebilir algılar; anlaşılmaz ve karmaşık algılar; nitelik veya nicelik olarak tatmin edici veya kabul edilebilir açıklamalar; sezgi yoluyla ortaya konan ispatlar ve fikirlerin karşılaştırılmasıyla yapılan ispatlar; Tanrı’nın kusursuzluğu ve Tanrı’nın kusursuzluğu hakkındaki fikirlerimiz; kavramlar ve düşüncelerimiz arasındaki ilişki…

Astell, Tanrı’nın varlığına dair diğer ispatları, “The Christian Religion”daki nelerden şüphe edip edemeyeceğimize dönük açıklamalarla çerçeveler. Tanrı’nın kusursuzluğu ve Tanrı’nın kusursuzluğu hakkındaki düşüncelerimiz; nedensellik ilkesi; yaratılmış evrenin güzelliği vb….

Astell bazı zamanlar Tanrı’nın kusursuzluklarından bazılarını diğerlerine göre daha öne çıkarır. “The Christian Religion”da Tanrı’nın varlığına ilişkin ontolojik argümanı açıklarken şunu belirtiyor:

“Ben, sahip olduğum Tanrı kavramının bunları ve diğer tüm kusursuzlukları içerdiğini görüyorum. Aralarında en dikkat çekici, orijinal ve geri kalan her şeyin temeli olarak gördüğüm şey, kendi kendine varoluştur.”

Bu iddia, fikirlerin düzenliliği ile ilgilidir: Tanrı’nın kendi kendine var olduğu fikri, onun diğer kusursuzluklarının anlaşılmasını sağlar. Birkaç satır sonra, gerçekliğin düzeni hakkında benzer bir iddiada bulunur:

“… ve kendi kendine varoluş öyle bir kusursuzluktur ki diğer bütün kusursuzlukları zorunlu olarak içine alır.”

ASTELL’İN BİLGİ FELSEFESİ

Astell, rasyonalizmde ortak olan üç tema geliştirir:

  • Maddeyi aşan aklın değeri,
  • Bilginin kaynağı olarak doğuştan gelen fikirler teorisi
  • Kafa karışıklığından netliğe götüren bir metodoloji.

Astell, aklın iki yetisi olduğunu savunur: Anlayış ve irade. Anlayış, düşünceleri alma ve karşılaştırma kapasitesidir. İrade, düşünceler ve hareketler arasında tercih yapma ve onları yönlendirme gücüdür.

Her yetinin uygun bir hedefi vardır: Anlayışın uygun hedefi hakikat’tir. İradenin uygun hedefi, Tanrı’nın iradesi olan iyilik’tir. Anlayış sağlam ve güçlü olduğunda bilgiye sahip olabilir. İrade güçlü olduğunda olağandır; yani, anlayış tarafından yönlendirilir. Anlayışın görevi iradeyi yönetmektir.

Mary Astell

Mary Astell

Astell, yalnızca doğuştan gelen fikirlerin değil, aynı zamanda doğuştan gelen eğilimlerin de olduğu bir doğuştancılık anlayışına sahiptir. Doğuştan gelen fikirlerin, anlayışın “ayrılmaz” olan ve diğer fikirlerimizin kaynağı olan “bilginin temelleri” olduğunu anlatmıştır. Ayrıca iradeden “ayrılmaz” eğilimlerle doğduğumuzu belirtir.

Doğuştan gelen fikirlerimizin, bizi rasyonel yaratıklar hâline getiriyor. İrrasyonel yaratıklar ise Tanrı’ın iradesine göre bir mekanizma çerçevesinde hareket ederler. Ancak akılla donanmış insanlar istemli olarak hareket ederler: Eylemlerimizi aylayışımızın ilkelerine göre seçer ve iradelerimizi buna göre belirleriz (Astell 2002, 128). (Bu pasajlar hakkında daha fazla bilgi için bkz. Atherton 1993, 29-35 ve Sowaal 2007, 228-31.)

Astell, biri genel diğeri mutlak olmak üzere iki fikir açıklaması ortaya koyar. Bunu yaparken bilgi hakkındaki açık ve belirgin görüşlerini tanımlar. Bu fikrin genel açıklamasını Astell şöyle yapıyor:

“Bir şey hakkında herhangi bir düşüncemiz yoksa o konu hakkında hiçbir şey bilmiyoruz demektir.”

Genel anlamda fikirler -zihnin dolaysız nesneleri- bilgi için gereklidir. Fikirler tam anlamıyla düşüncede belirgin olanı temsil eder. Bu nedenle, fikirlerin bilgiyi karşılayabilmesi için, net olmaları gerekir.

Astell, Descartes’tan farklı olarak, Tanrı ve ruh hakkında belirgin fikirlere sahip olmadığımızı savur. Bunların bazı özelliklerini bilsek de gerçek doğalarını bilemeyeceğimizi ileri sürer.

Astell’e göre fikirler birbirine karışsa da bunlar hataların kaynağı değildir. Aksine, Astell yanlışlığı ve hatayı yargılarda ve daha çok da dilde bulur. Ona göre yargıda bulunmak iki fikrin karşılaştırılmasını içerir ve bazen bir yargıda bulunmak için bir “ara fikir”den faydalanmak gerekir; fakat düşünce, bu ara fikirden yoksundur.

Bu görüşe göre, fikirleri birbirinden ayırmada ve birbiriyle birleştirmede titiz ve özenli olduğumuzda, yargıda bulunurken hata yapmaktan kaçınabiliriz. Fikirleri yalnızca kendilerini ifade edecek olan sözcüklerle ortaya koyarsak dilde anlaşılmazlıktan ve belirsizlikten kaçınabiliriz. Bunu yapabilmek için, önce ahlak ve din hakkındaki fikirleri ele almamız gerekir. Metafiziksel doğrularla sahip olduğumuz ve yaşantımız ve alışkanlıklarımız yoluyla edindiğimiz fikirleri birbirinden ayırt etmemiz gerekir.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer Yıldırım
Kaynak: Stanford Encyclopedia of Philosophy, First published Fri Jul 1, 2005; substantive revision Wed Dec 9, 2015

KAYNAKÇA

  • Arnauld, A. and Nicole, P., Logic or the Art of Thinking: Containing, besides rules, several new observations appropriate for forming judgment, J. V. Buroker (tr. and ed.), Cambridge: Cambridge University Press, 1996.
  • Astell, M., The Christian Religion, As Profess’d by a Daughter of the Church of England. In a Letter to the Right Honourable, T.L. C.I., London: R. Wilkin, 1705.
  • –––, Astell: Political Writings, P. Springborg (ed.), Cambridge: Cambridge University Press, 1996.
  • –––, A Serious Proposal to the Ladies. Parts I and II, P. Springborg (ed.), Ontario: Broadview Literary Texts, 2002.
  • –––, The Christian Religion, As Professed by a Daughter of the Church of England, J. Broad (ed.), Toronto, ON: Centre for Reformation and Renaissance Studies and Iter Publishing, 2013.
  • Astell, M. and Norris, J., Letters Concerning the Love of God, Between the Author of the Proposal to the Ladies and Mr. John Norris: Wherein his late Discourse, shewing That it ought to be intire and exclusive of all other Loves, is further cleared and justified, London: J. Norris, 1695.
  • –––, Letters Concerning the Love of God, E. D. Taylor and M. New (ed.), Aldershot: Ashgate, 2005.
  • Descartes, R., The Philosophical Writings of Descartes, J. Cottingham, R. Stoothoff, and D. Murdoch (eds. and trs.), Cambridge: Cambridge University Press, 1985, Vol. I (abbreviated as ‘CSM’ and cited by page number).
  • –––, Oeuvres de Descartes, C. Adam and P. Tannery (eds.), Paris: Librairie Philosophique J. Vrin, 1996, Vol. VI (abbreviated as ‘AT’ and cited by page number).
  • Locke, J., An Essay Concerning Human Understanding, P. H. Nidditch (ed.), Oxford: Clarendon Press, 1975.
  • Norris, J., Practical Discourses Upon several Divine Subjects, London: S. Manship, 1693.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...