İsyan Ahlakı Nedir?

felsefe Nedir

İrade kendi özgürlüğünü kazanmadan önce hatta onu kazanmak üzere esir olmaktadır, tam olarak kendini istemeden önce esirliği istemektedir. Bize göre esirlik, iradenin özel bir nesneye bağlanması anlamına gelmektedir; o böylece tatmin olacak ve bizzat bu tatminle harap olacaktır.

İrade kendi harap edilişini istememek için yokluğu istemek zorundadır, yani o hiçbir özel nesneyi istemeyecektir fakat bütün bir özel nesneler dünyasında dolaştıktan sonra yine kendinde ve bizzat kendisi için kalacak ve kendi kendisini isteyecektir. İşte harekette menfaat gütmezlik denen şey budur. İnsan, hareketi sayesinde elde edilmiş şu veya bu nesneye değil de bizzat kendi hareketine bağlanmalıdır. Hayat, hareket etmek için gerekli imkânları bulamayınca kendi üzerine döner. Ve kendi kendisinin bir paraziti gibi kendi cevherinden beslenir.

Tecrübenin bize öğrettiği şey odur ki arzuyu korumak faydalıdır çünkü arzu hareket etme iradesini beslediği için daha verimli hâle gelir. Başlangıçta tabiat hazzı bir gaye olarak değil hayat enerjisinin bir telafisi, tamiri olarak istendi. Fakat haz yine hayatın gelişmesine ayak bağı oldu. Hayati hazzın pasifliği içerisinden doğan şuur, onu aşmak zorunda kaldı. Hazdan doğan ahlak bozucu gizli unsur, kendi zorunlu sonucu olarak hareketin ölümüne neden olur.

Kaynak: Nurettin Topçu, İsyan Ahlakı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*