İskenderiyeli Klement (Clemens) Kimdir?

felsefe Nedir

Tertullian karşıtı bir görüşü, zamandaşı olan İskenderiyeli Clemens temsil eder. İskenderiye’de bir Hıristiyan okulunun yöneticisi olan Clemens, çeşitli kitaplar yazmıştır. Bu eserlerden birisi “Halılar” gibi dikkat çekici bir isim taşır. Halı, çeşitli renk ve şekillerden oluşan bir dokumadır.

Clemens’in kitabı da çeşitli felsefî görüşleri, tıpkı bir halı gibi, renkli bir sistem halinde göstermiştir. Clemens de inancı bilgiden üstün tutar, yalnız ona göre inanç ile bilgi arasında bir karşıtlık yoktur.

Önce dogmayı yakın bir inançla benimser, sonra da felsefeye dönersek, o zaman inancın felsefe tarafından da doğrulanmakta olduğunu görürüz. Clemens sonradan bu görüşü şu kural ile dile getirmiştir: “Anlamak için inanıyorum”, yani inandığım şeyin akıl tarafından da onaylandığını görmek için inanırım.

Klement, Hristiyan bir okul kurmuş olan Pantene’nin öğrencisi olmuştur. 150 yılına doğru doğmuş olan Klement, 215 yılına doğru vefat etmiştir. İskenderiye Okulu’nda hocasından sonra da ders veren Klement, bu şehri Hristiyanlara karşı artan şiddet sonucunda terk etmek zorunda kalarak Kayseri’ye sığındı. Burada iki eseri özel bir önem taşımaktadır. Bunlardan biri “Protreptikos” kısa adıyla anılan “Yunanlılara Öğüt Söylevi”, diğeriyse “Pedagog” yani “Eğitmen” adlı eseridir.

Klement, Justinus’un düşüncelerinin geliştirilmiş bir hâlini bize sunmaktadır. Klement, paganları putperestlikten kurtarma isteğiyle, tek olan Tanrı’yı kabul etmeye davet etmektedir. Klement döneminde zaten Yunanlıların kendi içinde de bunu fark etmiş olan Yunan filozofları vardır. Yani pagan inançlarının saçmalığını görmüş olan filozoflar var olmuştur. Ancak Tanrı’nın vahyi, filozofların düşüncelerinde değil, peygamberlerin sözünde mevcuttur. Klement, Pedagog adlı eserinde Hristiyanlığa girmiş olan kimselerin eğitimi üzerine düşüncelerini açıklamıştır.

Ona göre bu iş, pedagogun yani eğitmenin işidir. Eğitmen ise logostur. Logos, insanların günahlarını sınırlandırmada pedagog görevini üstlenmiştir. Logos, bütün insanların pedagogudur. Klement, kurtuluş anlayışında ayırım yapmamıştır. Vaftiz olduktan sonra tüm Hristiyanlar kurtuluş için eşit durumda bulunmaktadırlar. Bu anlayışı savunurken Klement İncil’e başvurmuştur. Aziz Yuhanna‘da şöyle geçer: “Babamın iradesi şudur: Oğlu görüp ona iman eden herkesin ebedî hayatı olsun ve ben onu son günde kıyam ettireceğim.” (İncil, Yuhanna VI: 40).

Klement, Markion’un Demiurgos ve yabancı Tanrı ayırımında yapmış olduğu iki tanrı anlayışını kabul etmemektedir. Markion’un tersine iyilik ve adalet iki tanrının değil, tek bir tanrının sıfatıdır ve iyilik adaletten ayrılmamalıdır. Logos, Hristiyanı dine sokar ve eğitir. Gerekirse bu amaç uğruna sert disiplin ve ceza yöntemlerine de başvurur.

Klement, felsefenin kendi içinde aslında iyi olduğunu savunmuştur. Çünkü Tanrı, felsefeye izin vermiştir. Eski Ahit’te yazılanlar bunun delilidir. Tanrı, düşünceli ve bilge ruhlu insanlardan ve onları bilgelikle donatmış olduğundan söz eder. Burada Klement’in Yeni Ahit yanında Eski Ahit’i de benimsemiş olduğunu görüyoruz. Nitekim Yeni Ahit ona göre Eski Ahit’i ortadan kaldırmamış fakat tamamlamıştır.

Ona göre Tanrı; Yahudilere yasa, Yunanlılara felsefe ve Hristiyanlara da iman vermiştir. O hâlde İsa’ya inanmak, felsefeyi reddetmek anlamına gelmemektedir. Ona göre felsefe ve iman ortak köklere sahiptir. İnsanı hayvanlardan farklı kılan, aklı ve bilme yeteneğidir. Bu akıl ve bilme yetisi, eyleme döküldüğünde sanat adını almaktadır. Bu aynı akıl dindarlığa ulaşır ve logosa inanır ve onun emirlerine itaat eder. Akıl ya da bilim, eylem ya da sanat hikmetin parçaları olarak dindarlığın da esasını oluştururlar. Önemli olan bunları birliğe götüren hikmettir ve bu imandan başka bir şey değildir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*