Feodalizm Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

felsefe Nedir

Feodalizm, köleci düzeni çözmüştür. Ancak bu her yerde böyle olmamıştır. Tarihi gelişmelerindeki özellikler sonucu köleciliğe dayalı üretim tarzını yaşamamış olan ülkelerde feodalizm, ilkel toplumu çözmüştür.

Feodal ilişkilerin tek tek ülkelerdeki oluşum sürecindeki bütün farklılıklara ve o ülkelerdeki özelliklere rağmen, bu sürecin baslıca ekonomik içeriği her yerde aynıdır ve feodal büyük mülkiyetinin ortaya çıkması ile dolaysız üreticinin toprak sahiplerine bağımlı köylülere dönüşmesi seklindeki birbirine iç bağlarla bağlı iki momentten meydana gelmiştir. Feodal dönemdeki büyük toprak mülkiyetin tipik biçimi Feodelerdir (Orta Çağ’da savaş hizmeti ve sadık kalma karşılığında geçici olarak verilen toprak mülkünün eski Cermencedeki adı). Bu nedenle, temelinde toprak mülkiyetinin bu özel biçimi yatan sosyo-ekonomik düzen, feodalizm adını almıştır.

Batı Avrupa’da ve bazı Akdeniz ülkelerinde(İtalya, İspanya, Fransa, Bizans ve diğer bazı ülkeler) feodal üretim tarzı, Antik köleciliğin çözülmesiyle oluşup gelişmiştir. Feodal üretim ilişkilerinin ortaya çıkısı, Roma İmparatorluğunu fethetmiş olan kabilelerde ilkel komünal ilişkilerin çözülmesi ve özel mülkiyet ve sınıf ilişkilerinin oluşması sayesinde hızlanmıştır. Bu kabileler Roma topraklarının büyük bir bölümüne el koymuşlardır.

Üretimin gelişmesiyle özel mülkiyet ilişkileri ve buna bağlı olan sosyo-ekonomik eşitsizlik giderek ortaklasa topluluğa etkide bulunmuş ve onu çözmüştür. Böylece Roma’ya boyun eğen Cermen, Slav ve diğer kabilelerin toplumsal ve ekonomik hayatında Gens aristokrasisinin ekonomik ve politik olarak farklılaşması, en zengin köylülerin sosyal bakımından daha yüksek bir düzeyde yer alması, askerliğin meslek haline gelmesi ve askeri şeflerin topluluğa kendi iradelerini zorla kabul ettirmesi, toprağa bağlanan savaş tutsaklarının sömürülmesi gibi yeni feodal ilişkilerin tohumlarını oluşturan olgular meydana getirmiştir. Gens soylularının, ordu komutanlarının ve bazı zenginleşen topluluk köylülerinin ellerinde daha büyük miktarda toprak yoğunlaşmış ve bunların topluluk üzerindeki etkinlikleri artmıştır. Aynı zamanda köylülerin ana kitlesi bunlara kişisel olarak bağlanmıştır.

Senyörlük özüne dayalı mülkiyet ilişkileri IX. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Senyörlükle birlikte özgür köylülerinin serfleştirilmesi de gerçekleşmiştir. Köylülerin bir bölümü, feodal beyleri kendilerine bağımlı kılarak doğrudan zor kullanım yoluyla serf haline getirmiştir. Pek çok durumda ise köylüler, sık sık olan savaşların, soyluların keyfiliğinin, devletin koyduğu sayısız iflas ettirici vergilerin, kötü hasatların ve diğer sebeplerin durumlarını zorlaştırması yüzünden büyük toprak sahiplerinden yardım ve destek aramışlar ve böylece bunlar köylülerin efendisi (senyör) olmuşlardır. Kendini bir efendinin koruyuculuğuna bırakan bir köylü, kişisel olarak ona bağlanmış ve ona belli vergiler ödemeye mecbur olmuştur. Bütün bu süreçler Batı Avrupa ülkelerinde feodal üretim tarzının ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır.

Kaynak: Cahit AYDEMİR , Sema Yilmaz GENÇ , (2011), Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 10 , Sayı 36 , Oca 2011 , 226 – 241

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*