Felsefede Temellendirme ve Temellendirmenin Önemi Nedir?

Felsefe Genel
Felsefe Genel

Bir düşüncenin, yargının ya da önermenin doğruluğunu göstermek ve bu doğruluğun dayanakları ile gerekçelerini ortaya koymak için kullanılan yola, temellendirme denir.

Yaşantısında pek çok sorunla karşılaşan insan, çözüme yönelik cevapların doğruluğundan şüphe duyduğunda birtakım yollar izler: “Hava kapalı mı?” sorusuna verilen cevaptan şüphe duyan insan, dışarıya kendisi yönelir ve bu cevabın doğruluğunu kendisi dışarıyı gözlemleyerek onaylar ya da kabul etmez. Bazı sorulara verilen cevapların doğruluğu ise birtakım bilimsel araştırmalar sonucunda öne sürülen açıklamaları gerektirir. “Havaya atılan cisimler neden yere düşüyor?” sorusuna verilen cevapların doğruluğu da bu türdendir.

Peki sahip olduğumuz bütün bilgileri nasıl edindik? Bir filozof, bu soruya vereceği cevapta ortaya koyduğu görüşlerini, akla dayanarak ve aşama aşama açıklar, kullandığı kavram ve sözcükleri açık seçik hâle getirir, önermeler arasında bir tutarlılık sağlar. Bir filozof niçin böyle düşündüğünü, deney ve gözlemlerine dayanarak değil, akılsal çıkarımlarla açıklar. Görüşlerini gerekçelendirir; açıklamalarını mantıksal bir bütünlük içerisine yerleştirebilir. Buna da temellendirme denir. Temellendirme ortaya atılan görüş ve iddialar için dayanak ve gerekçe bulma işidir.

Yukarıda söz edilen sorulara verilen cevapların doğru olması da farklı yöntem veya teknikler gerektirse de bunlar kanıtlayıcı ölçütlere dayandıkları için cevabın geçerliliğini de sağlar. Bir soruya verilen cevap arayışı bu ölçütlere sahip olmayabilir ve geçerlilikleri için başka türden yol ve yöntemler gerekebilir. “Ben kimim?”, “Kendimi tanıyor muyum?”, “Herkes için geçerli ahlak kuralları olabilir mi?”, “Hayatın amacı ne olmalıdır?”, “Aşk nedir?”, “En iyi yönetim biçimi hangisidir?”, “Her şeyin bir nedeninin olması zorunlu mudur?” gibi hayatın ana problemlerine yönelik sorulara verilen cevaplar bu türdendir ve onların doğru olup olmadığına bilimsel yöntemlerle açıklama getirilemez. Bu tip sorulara yönelik anlamlı çözümleme girişimleri felsefeden beklenebilir ve onun izlediği yönteme de temellendirme denir.

Felsefede temellendirme denince öncelikle gelişigüzel bir açıklama değil akıl yürütme, ele alınan soruna ilişkin kanıtlama veya çürütme anlaşılır. Felsefede temellendirme, düşüncenin ya da görüşün dayanaklarını göstermeyle ya da gerekçelerini ortaya koymayla yapılır. Temellendirme yoluyla ele alınan soruna ilişkin bilgi ya da görüşler incelenir, daha sonra akıl ve mantık ilkeleri yardımıyla tutarlı hâle getirilir. Kısacası problem, ayrıntılı olarak betimlenir ve düşüncelerin ortaya konması sağlanır. Filozofun probleme yönelik temellendirme yaparak ulaşmış olduğu cevabın doğruluğuna, yapmış olduğu temellendirmenin yapısal tutarlılığına bakılarak karar verilir. Filozofun temellendirmesinin geçerliliği en azından buna bağlıdır.

Örneğin Herakleitos, doğru bilginin olanaksız olduğunu iddia etmiştir. Bu iddianın felsefe tarihinde yer alabilmesi için ise her iddia veya görüş gibi temellendirilmesi gerekmektedir. Herakleitos, bir filozof olarak bu temellendirmeyi şöyle yapmıştır: Evrene değişim hâkimdir. Bu gözlemlenebilir ve doğrulanabilirdir. Değişen şeylerin ise değişmez bilgisi olamaz. Bu nedenle doğru bilgi olanaksızdır. Yine Herakleitos gibi bir filozof olan Zenon da hareketin olanaksızlığını şöyle temellendirmiştir: A noktasından B noktasına gitmek isteyen bir kişiyi düşünelim. Bu kişi ilk önce yolun yarısını gitmek zorundadır. Yolun yarısını da gidebilmesi için yolun yarısının çeyreğini, bunun içinde yolun yarısının çeyreğinin yarısını gitmek zorundadır. Yani bu kişi sürekli bir mesafeyi gitmek zorunda olduğundan dolayı B noktasına asla ulaşamaz. Böylelikle hareket olanaksızdır. Çünkü bu yarımlar asla bitmeyecektir. Eğer yarımlar biterse, orada zaten bir mesafe yok demektir. Çünkü her şeyin bir yarısı vardır.

Filozoflar, temellendirmeyle problemlere yönelik kendi eleştirel görüşlerini felsefede mantıksal olarak gerekçelendirir. Filozof, problemi temellendirir ve onu betimler. Bu açıdan filozof, felsefede temellendirmeyle probleme yönelik görüşlerinin gerekçelerini ortaya koymaya çalışmaktadır.

Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve “Sosyolojiye Giriş” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Felsefe Ders Kitabı

Ömer YILDIRIM hakkında
Sosyolog Ömer YILDIRIM 1985'te Erzurum'da doğdu. İlk, orta ve yüksek öğrenimini Erzurum'da tamamladı. Sırasıyla; Abdurrahim Şerif Beygu İlkokulu, Ahmet Yesevi İlköğretim Okulu, Erzurum Cumhuriyet Lisesi ve Atatürk Üniversitesinde okudu. 2009 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu... devamını oku »

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*