Kierkegaard ve Hıristiyanlık

felsefe Nedir

Hıristiyan bir düşünür olan Kierkegaard, bu dinin Protestan mezhebine mensuptur. Bu mezhep, diğer mezheplere göre (Katolik ve Ortadoks) daha reformist olmasına karşın yine de Kierkegaard’ın eleştirilerine maruz kalmıştır.

Kierkegaard. Hıristiyanlıkta aracı kurum dediği, kiliseye ve din adamlarına karşı çıkmış ve onlara yönelik hayatı boyunca devam eden bir mücadeleyi sürdürmüştür. Bu mücadelesinin amacı da hiçbir zaman için dini ortadan kaldırmaya yönelik olmamıştır. Aksine onun amacı: dini, özüne döndürmek bu şekilde Tanrı ile insan arasında daha sağlam bir ilişki kurmak olmuştur.

Kierkegaard, için dinin anlamı büyüktür. Ona göre, aşkın alanla kurulan her bağ insanı bir adım daha yukarılara taşımaktadır. O, dinin insanı güçlendirdiğini, ona ve hayatına bir anlam kattığını düşünür. Kierkegaard’a göre dinin, insanların hayatında merkezi bir rolü vardır.

Pek çok konuda din insanlara yol göstermektedir. “Nasıl ki evlilik ile çiftlerin sevgisi birleşip kuvvetleniyorsa, din de insanları daha yüksek alanlara taşımaktadır.”1 Yani gerçek dinin, insanların hayatında olumlu bir etkisi olmakta, insanları bulundukları alanlardan daha yukarılara çıkarmaktadır. Bu anlamda din, insanın hayatında vazgeçilmez bir öneme sahiptir.

Kişinin dünü, bugünü ve yarını ancak din ile bir anlam ve değer kazanır. Kierkegaard için gerçek bir dindar aynı zamanda varoluşunu da kazanan kişidir. O, dindar kişinin, yani hayatını belirli anlam kaynaklarına göre değerlendiren kişinin, varoluşunun bilincine varıp ona sahip çıkan kişi olduğunu düşünür.

İnsanın bu dünyadaki yaşamına anlam veren yegane kaynaktır din. Bunun en tipik örneğini varoluşçuların ateist kanadında bulmak mümkündür. Başında Sartre’ın olduğu ateist düşünürler, aşkın alanla bir bağlantı kuramadıkları için hayatı anlamsız görmekte; eserlerinde bu dünyanın anlamsızlığından dem vurmaktadırlar. Kierkegaard’a göre ise din, insan için yaşamın anlamıdır. Din olmazsa insan, bir başına dünyada yapayalnızdır. Bundan dolayı “insan yaptıklarına anlam ve yön verebilmek için bir tür kapsamlı anlamlara bağımlıdır. Din bu anlamların en önemli kaynağı ve deposudur.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*