Felsefe hakkında her şey…

Dağıtıcı Adalet Nedir?

13.11.2019
8.071
Dağıtıcı Adalet Nedir?

Dağıtıcı adalet teorileri, malların toplum üyeleri arasında adil bir şekilde dağıtılmasıyla ne anlatılmak istendiğini belirlemeye çalışır. Tüm liberal teoriler ahlaki açıdan keyfi olduğunu düşündükleri faktörler için düzeltmeler içeren laissez-faire‘in ifadeleri olarak görülebilir. Daha spesifik olarak, bu tür teoriler, herhangi bir merkezi otoritenin müdahalesi olmaksızın bağımsız hareket eden bireylerin elde ettiği sonuçların, kötü durumda olanların iyi durumda olanlardan tazminat almaları koşuluyla adil olacağını belirtmek şeklinde yorumlanabilir.

Liberal adalet teorileri, bireylerin özgür eylemlerinin sürecini ya da sonucunu, ahlaki açıdan keyfi olduğu düşünülen kişisel özellikler şeklindeki etkenlere bağlı olmadığı sürece adil olarak değerlendirir. Mevcut bağlamda bu faktörler bireylerin tercihleri, yetenekleri ve sahip oldukları kaynaklar olabilir. O halde bu tür teoriler, her bir teorinin bu etkenlerden hangisini ahlaki açıdan keyfi bulduğuna göre kategorize edilebilir.

Dağıtıcı adalet, “Bir toplumda para ve bu şekilde bölüştürülebilir nitelikteki şeylerin (şan, şeref, unvan, servet ve ekonomik değeri haiz diğer şeyler) toplum üyeleri arasında, herkesin yeteneği ve toplum içerisindeki statüsüne uygun olarak dağıtılmasını öngören adalet türüdür” (Balı 2001: 85).

Dağıtıcı adalet, eşitlik ilkesini kendisine ölçüt alır, ancak bu koşulsuz bir eşitlik değildir. Koşulsuzlukla anlatılmak istenen, her koşulda, herkese eşit davranmaktır. Aristoteles’e göre bu durum adaletsizliği doğurur.

Dağıtıcı adalet anlayışına göre eşit olmayanlara eşit muamele yapmak yerine, eşit olanlara eşit, eşit olmayanlara ise farklı muamele yapmak adaletli davranmak olur.

Peki ama kim kime, neye göre farklı davranacaktır?

Öncelikle dağıtıcı adaletin uygulama alanının kamusal alan olduğunu, devletin bu adaletin uygulayıcısı olarak karşımıza çıktığını vurgulamak gerekir.

Dağıtıcı adaleti benimseyen bir devletin yapması gereken, “Herkese toplum içerisindeki durumu ve yeteneklerine göre, nimet ve külfetlerden kendisine düşeni paylaştırmaktır” (Balı 2001, s. 86).

Aynı şekilde kişilerin devlete karşı ödevlerinin de yetenekleri ve toplumsal konumlarına göre belirlenmesi de Aristotelesçi dağıtıcı adaletin bir gereğidir (Güriz 2001, s. 8).

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...