Beckett’in İlk Yazıları

Beckett, 1923 ile 1927 arasında Dublin’deki Trinity Koleji’nde Fransızca, İngilizce ve İtalyanca üzerine eğitim gördü.

Buradaki hocalarından biri ünlü Berkeley araştırmacısı Dr. A. A. Luce idi. Beckett lisans eğitimini (B.A.) burada tamamladıktan sonra kısa bir süre Belfast’taki Campbell College’da öğretmenlik yaptı. Ardından Paris’teki École Normale Supérieure’de lecteur d’anglais olarak çalışmaya başladı. Burada yakın arkadaşı şair Thomas MacGreevy tarafından, ünlü İrlandalı yazar James Joyce ile tanıştırıldı. Bu karşılaşmanın genç Beckett üzerinde derin bir etkisi oldu. Beckett ,Joyce’a pek çok çalışmasında yardımcı oldu. Bunların başında, Joyce’un Finnegans Wake adıyla yayınlanacak olan kitabı için yaptığı araştırmalar gelir.

Beckett 1929’da, basılan ilk eseri olan Dante… Bruno. Vico. .Joyce isimli eleştiri denemesini yayınladı. Joyce’un eserlerini ve tarzını, ahlâksız, karanlık ve donuk olduğu iddialarına karşı savunan bu makale; Eugene Jolas, Robert McAlmon ve William Carlos Williams’ın da aralarında bulunduğu bir grup yazarın Joyce ile ilgili denemelerini içeren Our Exagmination Round His Factification for Incamination of Work in Progress isimli kitapta yer aldı. Beckett’ın, Joyce ve ailesiyle yakın bir dostluğu vardı. Ancak Beckett, Joyce’un kızı Lucia’nın kendisine duyduğu ilgiye karşılık vermeyince bu yakınlık bozuldu. 11 Beckett’in ilk kısa öyküsü “Assumption (Varsayım)” da tam bu dönemde, Jolas’ın çıkardığı bir edebiyat dergisi olan Transition’da yayınlandı. Ertesi yıl Beckett, aceleyle yazılmış “Whoroscope” isimli şiiriyle küçük bir edebiyat ödülü kazandı. Şiir, Beckett’ın ödüle başvurmaya karar verdiği sırada okumakta olduğu René Descartes biyografisinden esinle yazılmıştı.

Beckett 1930’da Trinity College’a okutman olarak döndü. Ancak dördüncü dönemin sonunda Aralık 1931’de buradan ayrıldı. 13 Kendi seçtiği bu meslek, neredeyse patalojik derecede utangaç olması ve ders verirken insanların önünde olmaktan hoşlanmaması sebebiyle onda kısa sürede hayal kırıklığı yaratmıştı. Ayrıca, Beckett’ın derslerdeki zorlayıcı tutumu ve kıt notları sebebiyle öğrenciler tarafından şikayet edilmesi ve okul yöneticileri tarafından uyarılması da bu hayal kırıklığını artırdı. 11 Beckett bu hayal kırıklığını Modern Language Society of Dublin’e bir oyun oynayarak gösterdi. Tümüyle hayal ürünü olan ve ortamdaki ukâlalıkla dalga geçmek için uydurduğu “Concentrism (Eşmerkezcilik)” akımının kurucusu Toulouselu yazar “Jean du Chas” hakkında kapsamlı bir makale hazırladı. 16 17
Beckett 1931’de Trinity’deki görevinden ayrılarak kısa süren akademik kariyerini sonlandırdı. Hayatındaki bu dönüm noktasının anısına, Johann Wolfgang von Goethe’nin Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları romanından esinlenerek “Gnome” şiirini yazdı. Şiir nihayet 1934’te Dublin Magazine’de yayınlandı:

“Spend the years of learning squandering
Courage for the years of wandering
Through a world politely turning
From the loutishness of learning.”

Beckett Trinity College’den ayrıldıktan sonra Avrupa’da yolculuklara başladı. Bir süre Londra’da kaldı ve burada 1931’de, Fransız yazar Marcel Proust hakkındaki Proust isimli eleştirel çalışmasını yayınladı. İki yıl sonra, babasının ölümünün etkisiyle, Tavistock Kliniği’nde Dr. Wilfred Bion gözetiminde iki yıl sürecek olan bir tedaviye başladı. Bion, Beckett’in Carl Jung’un Tavistock’ta verdiği üçüncü derse girmesini sağladı. Beckett’in yıllar sonra bile hatırladığı bu ders “never properly born” hakkındaydı. Buradaki görüşlerin etkileri Beckett’in Watt ve Godot’yu Beklerken gibi eserlerinde görülür. 19 Beckett 1932’de ilk romanı Dream of Fair to Middling Women’i yazdı ancak pek çok yayıncının olumsuz cevabı üzerine kitabı yayınlamaktan vazgeçti. Bu roman 1993’e kadar yayınlanamamış olmasına rağmen, Beckett’ın birçok şiirine ve yayınlanan ilk kitabı olan 1933 tarihli Aşksız İlişkiler isimli öykü toplamına kaynaklık etti.

Beckett bu dönemde bazı makaleler ve incelemeler yayınladı. Bunların arasında “Güncel İrlanda Şiiri” (The Bookman, Ağustos 1934) ve arkadaşı Thomas MacGreevy’nin şiirlerini incelediği “Hümanistik Dingincilik” (The Dublin Magazine, Temmuz – Eylül 1934) gibi yazılar da vardı. MacGreevy, Brian Coffey, Denis Devlin ve Blanaid Salkeld’in eserlerini incelediği bu yazılarda Beckett, bu şairlerin henüz yeterli başarıya ulaşmamış olmalarına rağmen, çağdaşları olan Kelt Uyanışı hareketinden daha üstün olduklarını savundu ve bu fikrini desteklemek için Ezra Pound, T. S. Eliot ve Fransız sembolistlerinin, bu şairlerin öncülleri olduklarını öne sürdü. Beckett bu şairleri “İrlanda’nın yaşayan poetikasının çekirdeği” olarak tanımlarken aynı zamanda modernist İrlanda poetikasının temel kurallarını da belirlemiş oluyordu.

Beckett, Echo’s Bones and Other Precipitates isimli şiir kitabını yayınladığı 1935’te aynı zamanda Murphy isimli romanı üzerinde çalışıyordu. O yılın mayıs ayında MacGreevy’ye yazdığı bir mektupta sinema hakkında okuduğundan ve Moskova’ya giderek Gerasimov Sinematografi Enstitüsü’nde Sergei Eisenstein ile birlikte çalışmak istediğinden bahsetti. 1936’nın ortalarında Sergei Eisenstein ve Vsevolod Pudovkin’e bir mektup yazarak yanlarında çalışmak istediğini bildirdi. Ancak Eisenstein’ın çiçek salgını sebebiyle karantinada olması sonucunda mektubun kaybolması yüzünden ve ertelenmiş bir film projesi olan Bezhin Meadow’un senaryosunu yeniden yazmaya yoğunlaşması nedeniyle, Beckett’ın bu girişimi sonuçsuz kaldı. Beckett bu arada Murphy’yi bitirdi ve 1936’da tüm Almanya’yı dolaşacağı uzun bir yolculuğa çıktı. Bu yolculuk boyunca, gördüğü önemli sanat eserlerini kaydettiği pek çok defter tuttu. Ayrıca tüm ülkeyi sarmaya başlamış olan Nazi hareketine karşı duyduğu hoşnutsuzlukla ilgili notlar aldı. 1937’de kısa bir süre için İrlanda’ya döndü ve Murphy’nin yayınlanmasıyla ilgilendi. Romanı ertesi sene kendisi Fransızca’ya çevirdi. Annesiyle yaşadığı bir anlaşmazlık, Paris’te yaşama fikrini daha da destekledi (Beckett 1939’da II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Paris’e temelli yerleşecekti, çünkü – kendi sözleriyle – savaşta Fransa’yı, barışta İrlanda’yı tercih ediyordu). Aralık 1937 civarında Beckett Peggy Guggenheim ile kısa süreli bir ilişki yaşadı.

Paris’te Ocak 1938’de, ironik biçimde “tedbirli” lakabıyla tanınan ün salmış bir kadın satıcısının ısrarlarını geri çevirmeye çalışırken göğsünden bıçaklanan Beckett ölümden döndü. James Joyce, yaralı Beckett için hastanede özel bir oda hazırlattı. Paris’e daha önceki gelişinden Beckett’ı uzaktan tanıyan Suzanne Deschevaux-Dumesnil, olayın kamuoyunda duyulmasıyla birlikte yazara ilgi gösterdi ve aralarında yaşam boyu sürecek bir birliktelik başladı. Bir ön duruşma sırasında Beckett, kendisine saldıran adama bunun sebebini sordu ve “Je ne sais pas, Monsieur. Je m’excuse.” (“Bilmiyorum, bayım. Üzgünüm.”) cevabını aldı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*