Felsefe.Gen.TR

Aristoteles’ten etkili iletişim kurma tavsiyeleri…

Aristoteles’ten etkili iletişim kurma tavsiyeleri…

Diyelim ki bir arkadaşınızla iletişime geçmek istiyorsunuz. Bir zamanlar bunu yapmak için önünüzde duran seçenekler oldukça kısıtlıydı: telefonla aramak veya bir mektup yazmak gibi. Ancak bugünlerde aralarında tercih yapmanız gereken birçok iletişim aracına sahipsiniz: arkadaşınızı gene telefonla arayabilirsiniz, yine ona mektup yazabilir, kısa mesaj gönderebilirsiniz; ona ulaşmak için Snapchat mi kullanmalısınız, yoksa Twitter, Messenger, Facebook, Instagram veya Skype üzerinden mi iletişim kurmalısınız? Seçenekleriniz bir hayli fazla gibi görünüyor öyle değil mi?

Bunlar arasında yapacağınız seçimde, iletişime geçmek istediğiniz kişinin eski bir arkadaşınız mı yoksa yeni bir tanıdığınız mı olduğu; ondan bir iyilik mi isteyeceğiniz ya da sadece onun hâlini, hatırını mı soracağınız; onunla ne tür bir konuşma yapacağınız vb. birçok etken belirleyici olacaktır.

Bunlar, özellikle sosyal teknoloji konusunda çalışma yapanların oldukça ilgisini çeken sorgulama alanlarıdır. Çünkü bahsi geçen seçimler hayatımızda gerçek anlamda önemli bir rol oynamaktadır.

Bu konu hakkında Antropolog Stefana Broadbent şöyle bir gözlemde bulunmuştur:

“… bireyler artık kullandıkları iletişim yollarından ahlaki olarak sorumlu tutulmaktalar. (…) İnsanlar sevgilileri tarafından terk edildiklerini hangi araçtan öğrenirlerse seçilen bu yol için de en az terk edildikleri gerçeği kadar üzüntü duyup öfkelenebilirler.”

Bu gerçek, sosyal medyaya da sirayet etmiş durumdadır (sevgilisini Facebook üzerinden yaptığı açıklamayla terk eden bir adama ünlü şovmen Chris Rock tarafından lanet okunması gibi). Ama bu aynı zamanda günlük hayatımızın bir parçası olarak orada öylece durmakta.

İşte bütün bu sosyal ilişkiler çerçevesinde, partnerimizden eve gelirken dışarıdan yemek almasını istemekten sağlık sorunları yaşadığını bildiğimiz bir komşumuzu düzenli olarak ziyaret etmeye kadar birçok konuda şu soruyla karşı karşıya kalmaktayız: Onunla nasıl iletişim kurmalıyım?

İYİ İLETİŞİM İÇİN NASIL DÜŞÜNMELİYİZ?

Yukarıda bahsettiğimiz türden sorunları ele almak için erdem etiği olarak bilinen teorik bir çerçeve kullanılmaktadır. Bu bağlamda seçtiğimiz iletişim araçlarının hem karakterimizi nasıl etkilediğini hem de karakterimize nasıl ayna tuttuğunu düşünmek, her durumda makul kararlar vermemize yardımcı olacaktır.

iletişim, diyalog, kafe, sohbet, kadın erkek sohbet ediyor

Erdem etiğinin temellendiği fikir, çoğumuzun, iyi yaşamamıza yardımcı olacak kişisel niteliklerimizi (veya erdemlerimizi) incelikle işlemeye çaba sarf etmemizdir. Bu erdemler sıkça tekrarlanan alıştırmalarla incelikle işlenebilir niteliklerdir. Fakat aynı şekilde onları yok etmek de olasıdır.

Aristotelesçi erdem ahlakı, insanların taşıdıkları herhangi bir kişisel niteliği altın orta seviyesinde hedeflemeye çalışması gerektiğini vurgular. Örneğin çok fazla korku, yaşamı çekilmez kılacaktır; ancak çok az korku da kişinin zarar görmesine sebep olabilecektir.

Altın orta olarak kabul edilen niteliksel düzey, bağlama göre değişiklik gösterebilmekte. Örneğin savaştaki altın orta ile çocuk bakımındaki altın orta, çok farklı türde tepkiler gerektirir. Yine de altın orta anlayışı, bazı genel durumlarda, ne tür bir insan olmak istediğimizi ve bu hedefe nasıl ulaşabileceğimizi düşünmemiz için bize yardımcı olacaktır.

İlgili konu: Altın orta nedir?

Cömert olmak istiyoruz, çıkarcı veya yaltakçı değil. Cesur olmak istiyoruz, korkak ya da atılgan değil. Ne çok düşüncesiz ne de aşırı çözümleyici olmak üzere, anlayışlı olmak istiyoruz. Empati kurabilmek istiyoruz, duyarsız ya da özverili olmak değil. Duygusal olarak kopmak değil, bağlanmak istiyoruz; fakat sevdiklerimizle birlikte hapsedilmişçesine değil… Her durumda, kendimiz için istediğimiz kişisel niteliklere ulaşabilmek adına, altın ortaya varmayı hedefliyoruz.

HANGİ MESAJ, HANGİ İLETİM KANALI?

Farklı iletişim kanalları bizi farklı uç noktalara sürükleyebilir veya o noktalardan uzaklaştırabilir.

Snapchat ve telefon görüşmeleri gibi iletişim kanalları, doğal diyaloğa çok yakındır; çünkü buralardan iletilen mesajlar bir kez aktarıldıktan sonra kaybolur. E-posta gibi kalıcı kayıtlar bırakan iletişim biçimleri ise daha dikkatli ve özenli olmayı gerektirir.

Facebook gönderileri gibi herkese açık iletişim kanalları, insanları, haberleri bizi dikkate alarak çevreleriyle paylaşmaya yönlendirir. Özel mesajlar ise bizi daha bireyselleştirilmiş empatik cümleler kurmaya iter. E-posta gibi iletim kanalları insanların mesajları uzunca bir zaman aralığında oluşturmasına, gözden geçirmesine ve süslemesine izin vererek çoğumuzu daha dikkatli hareket etmeye yönlendirir. Gerçek zamanlı yanıt gerektiren telefon ve görüntülü sohbet gibi diğerler seçenekler ise iletişim esnasında daha doğal olmamıza yardımcı olur.

Viral videolar, özçekimler ve emojiler gibi görsel ögelerin kullanılması, mesajlarımızın duygusal boyutunu iletmemize ve etkileşim kurmamıza yardımcı olurken, metin temelli iletişimler de duygulanımlara çözüm olabilir. Araştırmacı Sherry Turkle; karşı konulmaz hislerini baskılayabilmek ve böylece kendilerini açıkça ifade edebilmek, ayrıca karşılarındaki kişiye karşı adil bir tavır takınabilmek için tartışmalarını kısa mesaj yoluyla yürüten bir aileyle bir görüşme yaptı.

Bazı etikçi düşünürler, teknolojinin işleri kolaylaştırarak iletişimin niteliğini aşağıya çekeceğine dair endişelerini dile getirdiler. Bazı becerileri, onları kullanmayarak kaybedebiliriz. Örneğin, her zaman metinle iletişim kurarsam, beni ilgilendirdiği zamanlar veya bana uygun olduğu sıralar sohbete istediğim gibi girip çıkarsam, karşımdaki insanları sabırla ve empatiyle dinleme yeteneğimi kaybedebilirim. Ancak iletişim teknolojilerini eğitim araçları olarak da kullanabilirim: örnek olmasını istediğim becerilerimi sergilemek ve bunları alışkanlık hâline gelene ve böylece karakterime sinene kadar tekrar tekrar ortaya koymak.

DAHA İYİ İNSANLAR OLMAMIZA YARDIMCI OLACAK ŞEY NEDİR?

İletişim kanalını seçerken, karakterimizi şu anda olduğu şekliyle aklımızdan çıkarmadan olmak istediğimiz kişiyle ilgili arzularımızı düşünmeliyiz.

iletişim, sosyal medya araçları, sosyal medya siteleri, sosyal medya, logolar

Duygu yüklü konuşmalarda kendimize hâkim olamayacağımızı biliyorsak kısa mesajlar ya da e-posta yoluyla diyaloğa girmenin bizi sakinleştireceğini, daha iyi düşünmemize ve karşımızda konuşan kişinin söylediklerini daha iyi anlayabilmemize ve gözden geçirmemize yardımcı olacağını düşünebiliriz. Kendimizi karşımızdaki insandan hiç de sıcak olmayan bir biçimde uzaklaştırma eğiliminde olduğumuzu biliyorsak, onun sesini duyarak veya onunla görüntülü sohbet ederek bu durumu nispeten düzeltebileceğimizi de hesaba katabiliriz.

Baskılar karşısında kolayca pes etme eğilimindeysek cevap vermemiz gereken bir isteği değerlendirebilmek için süre kazanmak adına e-posta ile iletişim kurmayı denemenin mantıkane olduğunu görebilmeliyiz.

Tabii ki bütün sorumluluğu teknolojiye yüklemek cezbedici görünüyor. Ayrıca teknolojinin hayatımızı kendiliğinden iyileştireceğini düşünmek de çekici duruyor. Ancak birçok teknolojik gelişmenin bizim üzerimizde hem iyi hem de kötü etkileri olduğunun bilinciyle teknolojiyi akıllıca kullanmanın, onun iyi yönlerini en üst düzeye çıkarmaya çalışmanın, olumsuzluklarından kaçınmaya uğraşmanın anlamını da kavramış olmamız gerekiyor.

Cep telefonlarının kişiler arası ilişkiler üzerindeki etkilerini ele alan araştırmacılar, yakın arkadaşlar arasında ve aile içinde iletişim için cep telefonu kullanmanın hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olduğunu ortaya koydular. Bu çalışmada cep telefonu kullanımı, bireylerin birbirlerine karşı hissettikleri bağlılık eğilimiyle ilişkilendirildi. Öte yandan da bu bağlılık, ilişkili bireylerin bu etkileşimden sağladıkları memnuniyetle karşılaştırıldı.

Bir başka açıdan, cep telefonu kullanımı aşırı bağımlılık raporlarıyla da ilişkilendirildi. Araştırmacılar, bazı cep telefonu kullanıcılarının bireylerle olan ilişkilerinde yaşadıkları memnuniyetsizliğin kaynağının da cep telefonlarının onlara yaşattığı “kapana kısılma” hissi ve telefona gelen aramalara yanıt vermek veya vermemek konusunda oluşan “suçluluk ve baskı” duygusu olduğunu belirttiler.

Doğru iletişim kanalını seçmenin zor olduğu doğrudur; çünkü bu konu oldukça mühimdir. Ancak seçeneklerimizi düşünmek için burada sıraladığımız yönergelerden bazılarını kullanabilirsiniz. Ve çoğu durumda, olmak istediğimiz insanlar olmamıza yardımcı olması için teknolojiyi de olumlu yönleriyle kullanmaya çaba sarf edebilirsiniz.

 


 

Kaynak Metnin Yazarı: Alexis Elder (Felsefe Kürsüsü Doçenti, University of Minnesota Duluth)

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

Bu makale, Sosyolog Ömer YILDIRIM tarafından www.felsefe.gen.tr için derlenerek çevrilmiştir.

Derleme için kaynak metin: Should you send a text or email? Here’s some advice from Aristotle

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...